Tarih: 09.01.2026 15:30

2011 Sonrası Emekliler Neden Sessizce Eziliyor?

Facebook Twitter Linked-in

Ercan Kutlu – Medya90 Analiz

Türkiye'de emeklilik tartışmaları çoğu zaman "en düşük maaş kaç oldu?" sorusuna sıkışıyor.
Oysa asıl mesele, yüksek sesle konuşulmayan ama milyonlarca insanı doğrudan etkileyen kök maaş gerçeği.

Özellikle 2011 ve sonrası emekli olanlar, bugün aynı cümleyi kuruyor:
"Yıllarca çalıştım ama hâlâ taban maaşa takılıyım."
Bu bir algı değil; rakamlarla sabit bir durum.

Kırılma Noktası: 2008–2011 Dönemi

2008 yılında yürürlüğe giren sosyal güvenlik reformu, emeklilik sisteminin matematiğini kökten değiştirdi.
Bu reformun etkileri, 2011'de emekli olanlar üzerinde net biçimde hissedilmeye başlandı.

Yeni sistemde:

Aylık bağlama oranları düşürüldü

Uzun süre çalışmak, maaşı eskisi kadar yükseltmez hale geldi

Prim gün sayısından çok, ortalama kazanç belirleyici oldu

Sonuç olarak 7.000–8.000 gün prim ödemiş birçok emeklinin kök maaşı, yıllar içinde taban maaşın altına düştü.

Taban Maaş: Koruma mı, Tuzak mı?

Devlet, sosyal bir refleksle en düşük emekli maaşını zamanla yükseltiyor.
Bu uygulama, kısa vadede bir koruma kalkanı sağlıyor.
Ancak uzun vadede farklı bir tablo ortaya çıkıyor:

Zamlar taban maaşa değil, kök maaşa yapılıyor

Kök maaşı tabanın altında kalan emekli, yüzdelik zamlardan fiilen yararlanamıyor

Maaş artıyor gibi görünse de alım gücü yerinde sayıyor

Yani emekli:

Bu tablo, yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda toplumsal bir yorgunluğa işaret ediyor.

"Zam aldım" sanıyor ama gerçekte sadece yerinde tutuluyor.

Neden "Sessizce" Eziliyorlar?

Çünkü bu kesim:

En düşük emekli kadar görünür değil

Yüksek maaşlı emekliler kadar da güçlü değil

Arada kalmış bir kitle

Ne protesto ediyorlar ne de sesleri duyuluyor.
Ama enflasyon yükseldikçe, geride kalan ilk grup onlar oluyor.

Aynı Gün, Aynı Prim… Farklı Kader

Bugün iki emekli düşünelim:

Aynı prim günü

Aynı kazanç

Tek fark: Emeklilik tarihi

2007'de emekli olan, bugün rahat bir maaş konuşurken;
2011'de emekli olan hâlâ taban maaş sınırında kalabiliyor.

Bu fark:

Çalışma ahlakından değil, sistem tasarımından kaynaklanıyor.

Gerçek Çözüm Ne?

Uzmanların ortak görüşü net:

Seyyanen artış olmadan

Ya da kök maaşlarda kalıcı iyileştirme yapılmadan

Bu sorun çözülmez.

Taban maaş artırımları geçici rahatlama sağlar;
ama adalet duygusunu onarmaz.

Sonuç

2011 sonrası emekliler, rakamlarla bağıran ama sesini çıkaramayan bir kesim.
Ne tamamen yoksul sayılıyorlar, ne de gerçekten korunuyorlar.

Bu bir sosyal yardım meselesi değil;
emeğin karşılığı meselesidir.

Ve bu mesele, görmezden gelindikçe büyüyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —