Ağız, diş ve çene cerrahisi alanında 17 yıllık deneyime sahip Uzm. Dt. Ömer Pirinç, çene eklem rahatsızlıkları, horlama ve bazı konuşma bozukluklarına yönelik geliştirdiği modern yaklaşımlarla dikkat çekiyor. Minimal invaziv tekniklere dayanan uygulamalar, hem kısa sürede tamamlanması hem de hastanın günlük yaşama hızlı dönüşü açısından öne çıkıyor.
Çene cerrahisinde uzun süreli plak kullanımı, tekrar eden botoks uygulamaları veya kapsamlı cerrahi işlemler sıkça tercih edilirken; Pirinç'in uyguladığı yöntemlerde daha konservatif ve doku koruyucu teknikler ön plana çıkıyor.
Amaç; yalnızca şikâyeti baskılamak değil, fonksiyonel dengeyi yeniden sağlamak.
Kekemelikte konuşma terapileri temel yaklaşım olarak uygulanırken, bazı vakalarda dil altı bağ dokusunun fonksiyonel sınırlılık oluşturabildiğine dikkat çekiliyor. Uygun hasta grubunda planlanan küçük cerrahi müdahalelerin, konuşma akıcılığı üzerinde olumlu etkiler gösterebildiği belirtiliyor.
Pirinç, bu tür işlemlerin mutlaka detaylı muayene ve değerlendirme sonrası planlandığını vurguluyor.
Horlama ve bazı uyku apnesi vakalarında dil hacmi ve pozisyonunun önemli rol oynayabildiğini belirten Pirinç, lokal anestezi altında uygulanan kısa süreli müdahalelerle hava yolunun rahatlatılabildiğini ifade ediyor.
Bu uygulamalar sonrası hastaların çoğu, aynı gün normal sosyal hayatına dönebiliyor.

Uluslararası kongrelerde bilimsel bildiriler sunan Pirinç, çene eklemi tedavilerinde 1000'in üzerinde vaka deneyimine sahip.
Tedavi anlayışını şu sözlerle özetliyor:
"Hastaya sadece ağrı üzerinden değil, bütüncül yaklaşıyoruz. Çiğneme kasları, eklem yapısı ve metabolik faktörleri birlikte değerlendiriyoruz. Hedefimiz hastayı uzun süreli geçici çözümlere mahkûm etmeden, ilk seanstan itibaren rahatlama sağlamaktır."
Kısa işlem süresi
Minimal cerrahi yaklaşım
Günlük yaşama hızlı dönüş
Kişiye özel planlama
Düşük komplikasyon oranı
Türkiye'de sağlık turizmi alanında da ilgi gören bu uygulamalar, çene cerrahisi alanında yeni nesil yaklaşımların örneği olarak gösteriliyor.