Tarih: 06.01.2026 23:17

Diziler, Gençlik ve Aile: Sessiz Bir Tehdit mi?

Facebook Twitter Linked-in

Ercan Kutlu yazdı | Analiz

Bu yazı, toplumsal bir meseleye dair analiz ve değerlendirme niteliğindedir.

Türkiye bugün savunma sanayisinde büyük bir atılım içindeyse, bunun arkasında stratejik akıl, uzun vadeli planlama ve millî refleks vardır. Ancak aynı hassasiyetin, görsel medya ve dijital içerik alanında yeterince gösterildiğini söylemek güçtür. Oysa bu alan, en az savunma sanayisi kadar kritik ve belirleyicidir.

Çünkü modern çağda savaşlar yalnızca sınırda değil; zihinlerde, evlerin salonlarında ve gençlerin ekranlarında yürütülmektedir.

Diziler, Ekranlar ve Sessiz Dönüşüm

Televizyon dizileri ve dijital platformlar, fark edilmeden aile yapısını yeniden tanımlayan güçlü araçlara dönüşmüştür. Şiddetin sıradanlaştırıldığı, kolay para kazanmanın cazip gösterildiği, suçun "akıllılık" gibi sunulduğu içerikler; özellikle gençler üzerinde derin ve kalıcı etkiler bırakmaktadır.

Bu noktada mesele, bir ahlâk polemiği değil; toplumsal güvenlik ve gelecek meselesidir. Çünkü gençlik, hangi rol modellerle büyürse yarının toplumunu da o doğrultuda inşa eder.

Üretmeyen, Tüketen Bir Gençlik Kıskacı

Bugün sahada yaşanan gerçek şudur:
Bir yanda diplomalı ama mesleksiz gençler,
Diğer yanda iş arayan ama eleman bulamayan piyasa…

Özellikle ara eleman ihtiyacı kritik seviyelere ulaşmış durumdadır. Meslek liseleri, gençleri yalnızca diploma sahibi değil; işine saygı duyan, üreten bireyler hâline getirecek şekilde yeniden ele alınmalıdır. Meslek sevgisi okul sıralarında kazandırılmazsa, sahada karşılık bulmamaktadır.

Özel üniversitelerden hızla mezun edilen, ancak piyasada karşılığı olmayan gençler ise ciddi bir sosyal ve ekonomik kırılganlık üretmektedir.

Islah mı, İhmal mi?

Islah evlerinde bulunan çocuklar, çoğu zaman "sorunlu bireyler" olarak etiketlenmekte; oysa bu çocukların önemli bir kısmı doğru eğitim, meslek ve manevî rehberlikle yeniden topluma kazandırılabilecek potansiyele sahiptir.

Islah, yalnızca kapatmak değil; insanı yeniden inşa etmektir. Dinî ve ahlâkî değerlerle desteklenmiş meslek eğitimi, bu noktada güçlü bir iyileştirici imkân sunmaktadır.

Yeşil Alan Kadar, Aile de Korunmalı

Çevre, atık yönetimi ve yeşil alanlar elbette önemlidir. Ancak Türk-İslam aile yapısı, bundan çok daha derin ve hayati bir çevredir. Aile çökerse; eğitim, ekonomi ve güvenlik zincirleme şekilde etkilenir.

Bu nedenle medya politikaları, eğitim reformları ve gençlik projeleri; aile merkezli bir bakış açısıyla ele alınmak zorundadır.

Sonuç Yerine: Sessiz Alan, Stratejik Alan

Görsel medya, eğitim ve gençlik politikaları; artık tali konular değil, doğrudan millî güvenlikle bağlantılı alanlardır. Devlet aklıyla bakıldığında bu mesele bir "şikâyet" değil; bir öncelik listesi meselesidir.

Gençliğini koruyamayan toplum, geleceğini de koruyamaz.
Ekranlar, silah kadar güçlüdür;
Doğru kullanıldığında inşa eder, yanlış kullanıldığında yıkar.

Sizce görsel medya gençlik ve aile yapısını nasıl etkiliyor? Görüşlerinizi paylaşın.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —