Tarih: 26.02.2026 14:18

Eğitimde İç Cephe Uyarısı: Net Bildiri

Facebook Twitter Linked-in

KAMUOYU DUYURUSU: "MAARİFİN KALBİNDE RAMAZAN" ETKİNLİKLERİ HEM HUKUKA HEM DE MİLLİ RUHA UYGUNDUR

Toplumdan Büyük İlgi, İdeolojik Tepkiler

Millî Eğitim Bakanlığı'nın 81 ile gönderdiği Ramazan genelgesi, öğrencilerde kültürel aidiyet, vatanseverlik, kardeşlik ve yardımlaşma gibi milli ve manevi değerleri canlı tutmayı hedefliyor. Bu adım Türkiye genelinde büyük bir ilgi ve coşkuyla karşılandı. Ancak Eğitim-İş Sendikası ve bazı grupların tavrı, pedagojik bir itirazdan çok köhne ideolojik reflekslerin uzantısı olarak değerlendiriliyor.

Yargıya Taşınan Çağrı ve Hukuki Durum

Eğitim-İş, 12.02.2026 tarihli genelgeyi "mevzuata aykırı" ilan ederek yargıya taşımış ve öğretmenlere "verilen görevleri yerine getirmeme" çağrısında bulunmuştur. Maarif Platformu, bu çağrının kamu düzenini sarsmaya yönelik bir suça teşvik niteliği taşıdığını ve devletin asli eğitim faaliyetlerini engellemeye çalıştığını belirtiyor.

Anayasal Zeminde Meşru Bir Adım

Hukukçu akademisyenlerin vurguladığı üzere, genelgenin 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'na ve Anayasa'ya tam uyumlu olduğu ifade ediliyor. Bu adım, basit bir faaliyet takviminin ötesinde, öğrencilerin akıl, kalp ve ruh bütünlüğünü hedefleyen bütüncül bir vizyonun tezahürü olarak savunuluyor.

Eğitimin Toplumla Bağı ve Karakter İnşası

Modern eğitim biliminde müfredatın bir "sosyal temeli" olduğuna dikkat çekiliyor. MEB'in Ramazan etkinliklerinin, eğitimi halktan koparan anlayışa karşı, okulu toplumla yakınlaştıran ve "sosyal sermaye" üreten bir işlev gördüğü vurgulanıyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin, öğrenciyi sadece test çözen biri değil, erdemli bir "şahsiyet" olarak yetiştirmeyi hedeflediği belirtiliyor.

Laiklik ve Özgürlükler Dengesi

Toplumun talepleri doğrultusunda, isteyen öğrencilerin katılabildiği kültürel bir hizmetin okullarda verilmesinin laikliğe aykırı olmadığı savunuluyor. Laikliğin, dini talepleri yasaklamak değil, onlara alan açmak olduğu ve arzu etmeyenlere katılmama hakkı tanıdığı ifade ediliyor.

Devlet-Millet Kaynaşması ve Ortak Gelecek

Türkiye Yüzyılı vizyonunun, devlet-millet kaynaşmasına dayanan bir "iç cephe tahkimi" meselesi olduğu vurgulanıyor. Eğitimin, mensubu olduğu medeniyetin beklentilerini karşılaması ve toplumsal bağı güçlendiren bir "sosyal sermaye" üretmesi gerektiği belirtiliyor.

Sivil Topluma ve Akademiye Çağrı

Maarif Platformu, sivil toplum kuruluşlarını açılan bu alanı nitelikli içeriklerle doldurmak için çalışmaya, üniversiteleri ise bilimsel bir duruşla sürece dahil olmaya ve "hakemlik görevi" üstlenmeye davet ediyor. Eğitim camiasını, sivil toplumu ve velileri, Millî Eğitim Bakanlığı'nın "Maarifin Kalbinde Ramazan" projesine destek vermeye çağırıyor.

Platform daha önce de MEB'in yeni müfredat taslağına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme raporu yayımlamış ve eğitim politikalarına dair öneri paketi sunmuştu.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

26.02.2026
İstanbul

MAARİF PLATFORMU adına Prof. Dr. Osman Çakmak (Maarif Platformu Başkanı)
 

Bu çağrıya katkı sunanlar:

Adnan Küçük (Dr. Öğretim üyesi, Kırıkkale Üniversitesi, Hukuk Fakültesi)

Burhan Akpınar (Prof. Dr., Fırat Üniversitesi, Eğitim Fakültesi)

Gürkan Ergen, (Doç. Dr., Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Eğitim Fakültesi)

İsmail Sağlam (Prof. Dr., Uludağ Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi)

Muhammed Gür (e. Prof. Dr., Marmara Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi)

Osman Çakmak (Prof. Dr., İstanbul Rumeli Üniversitesi, Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi)

Ömer Özyılmaz (Prof. Dr., İstanbul Aydın Üniversitesi, Eğitim Fakültesi)

Tahsin Gülhan (Davranış Bilim Uzmanı, İstanbul)

KAMUOYU DUYURUSU: "MAARİFİN KALBİNDE RAMAZAN" ETKİNLİKLERİ HEM HUKUKA HEM DE MİLLİ RUHA UYGUNDUR – Maarif Platformu

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —