İstanbul'un en hızlı büyüyen yerleşim bölgelerinden Bahçeşehir Bahçekent'te, Akzirve konutlarının bulunduğu ana cadde, her hafta sonu adeta kilitleniyor. Bir zamanlar boş arazilerle çevrili olan bu güzergâh, bugün binlerce kişinin yaşadığı konutların, sitelerin ve ticaret noktalarının tam ortasında yer alıyor. Ancak aynı cadde hâlâ sürücü kurslarının eğitim alanı gibi kullanılıyor.
Sonuç: Trafik tamamen duruyor. Bölgede şeritler doluyor, kavşaklar kapanıyor ve yan sokak girişleri kilitleniyor. Esnaf önleri araçlarla kaplanıyor, dakikalarca tek metre ilerlenemiyor. Sürücüler kontak kapatacak noktaya geliyor. Bu tablo artık "yoğunluk" değil, resmen trafik felci.
Hafta sonları aynı güzergâhta yoğunlaşan sürücü kursu araçları, düşük hız, ani dur-kalk, geri manevra ve hatalı şerit kullanımı nedeniyle zaten yoğun olan ana arteri tamamen kilitliyor. Uzmanlara göre bu tür eğitim sürüşleri geniş ve düşük yoğunluklu alanlarda yapılmalı. Ancak burada tam tersi bir tablo var.
Burası eğitim pisti değil, artık şehir merkezi.
"Müşteri duramıyor, satış düşüyor."
"Evime girmek 20 dakika sürüyor."
"Kavşaklarda sürekli gerilim ve kaza riski var."
"Kaldırımdan bile güvenle yürüyemiyoruz."
Bu durum sadece trafik değil, doğrudan ekonomik ve güvenlik sorunu.
Sürücü eğitimi elbette gerekli. Ancak şehirleşmiş bir ana arterde, ticaret ve konut yoğunluğunun ortasında toplu eğitim sürüşü yapılması şehir planlamasıyla bağdaşmıyor. Bedelini ise mahalle halkı ödüyor.
Planlama yapılmadığı için yük vatandaşın sırtına biniyor.
Bölge sakinleri çözüm istiyor: Alternatif eğitim alanı tahsis edilmeli, şehir dışı veya boş bölgeler kullanılmalı. Hafta sonu ana arterlerde eğitim sürüşü kısıtlanmalı, trafik zabıtası ve polis denetimi artırılmalı. Aynı caddeye araç yığılması önlenmeli. Çünkü kimse yaşadığı mahallede hafta sonu trafik çilesi çekmek zorunda değil.
