Mahalle Muhtarlıkları Tarihe Mi Karışıyor?
Türkiye'nin en eski idari yapılarından biri olan muhtarlık kurumu, dijitalleşmenin etkisiyle yoğun bir tartışmanın merkezinde. Özellikle büyükşehirlerde işlevini yitirdiği öne sürülen mahalle muhtarlıkları için reform çağrıları yükseliyor. 2026 verileri, sistemin yıllık maliyetinin 24 milyar liraya ulaştığını gösteriyor.
Şubat 2026 itibarıyla, asgari ücrete endeksli muhtar maaşları ve sosyal güvenlik primleriyle birlikte bir muhtarın aylık maliyeti yaklaşık 39 bin 470 lirayı buluyor. Türkiye genelindeki 50 bin 370 muhtarla birlikte bu, aylık 2 milyar, yıllık ise 24 milyar liralık bir kamu gideri anlamına geliyor. Bu rakama hizmet binaları ve diğer idari masraflar da eklenince yük daha da artıyor.
Bir zamanlar ikametgah belgesi için muhtar kapısında sıra bekleyen vatandaş, artık aynı belgeyi e-Devlet'ten saniyeler içinde alabiliyor. Nüfus kaydı, adli sicil ve birçok resmi evrak cep telefonundan temin edilebiliyor. Vatandaş sorununu doğrudan belediyeye, CİMER'e veya ilgili kuruma iletebiliyor. Bu da muhtarın aracı rolünü, özellikle şehirlerde belirgin şekilde azaltmış durumda.

Araştırmanın çarpıcı bir sonucu, şehir ve köy muhtarlıkları arasındaki işlev farkı. Kırsalda köy muhtarları, altyapıdan sosyal yardıma, tarımsal destekten güvenliğe kadar devletin sahadaki temsilcisi konumunda. Ancak büyükşehirlerde güçlü belediye ve kaymakamlık yapıları nedeniyle mahalle muhtarlıkları daha sembolik bir görev yürütüyor.
Eskiden mahallenin ihtiyaç sahibini en iyi muhtar bilirdi. Günümüzde ise sosyal yardımlar, gelir durumu ve tapu kaydı gibi verilerin merkezi sistemlerde değerlendirilmesiyle planlanıyor. Bu durum, muhtarların bu süreçteki belirleyici rolünü de geri plana itmiş görünüyor.
Yıllık 24 milyar liralık bütçenin, eğitimde yeni okullar ve burslar, sağlıkta modern hastaneler veya deprem riskli bölgelerde konut güçlendirme projeleri için kullanılabileceği ifade ediliyor. Mesele, bir kurumu hedef almak değil, kamu kaynaklarının en doğru şekilde değerlendirilmesi olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar, şehir ve köy ayrımını gözeten yeni bir modelin tartışılması gerektiğini belirtiyor. Büyükşehirlerde mahalle muhtarlıklarının gönüllülük esasına dönüştürülmesi veya farklı bir idari modele evrilmesi öneriler arasında. Dijital çağda devletin vatandaşa doğrudan ulaştığı bir dönemde, geleneksel kurumların kendini yenilemesi kaçınılmaz bir soru olarak ortada duruyor.