Okullarda 11 Günlük Boşluk Tartışması
ÖZEL HABER / NEZİR KARAYÜN - Türkiye genelinde binlerce okulda çalışan İŞKUR personeli, büyük bir belirsizlik içinde. Mevcut sözleşmelerin 28 Şubat'ta bitip yeni başvuruların Mart ayında alınacak olması, 11 günlük bir boşluğa neden oluyor. Bu süre, hem çalışanların gelirini hem de okulların düzenini tehdit ediyor.
"11 Gün Bir Ailenin Geçim Demek"
Dışarıdan kısa görünen bu süre, temizlik görevlileri için kira, mutfak masrafı ve çocuk harçlığı anlamına geliyor. Gelir akışının kesilmesi, birçok aile için ciddi bir geçim sıkıntısı yaratıyor. Eğitimin süreklilik gerektirdiği ve okulların her an bakıma muhtaç olduğu gerçeği, bu kesintiyle sınanıyor.
"Okullar Hizmetsiz Kalmamalı"
Okul idarecileri, biten sözleşmeler ve bürokratik süreçler arasında ne yapacağını şaşırmış durumda. Hijyen ve güvenlik ihtiyacı takvim beklemez. Öğrenciler eğitime devam ederken, bu boşluğu idareciler ve öğretmenler sırtlamak zorunda kalabiliyor veya okullar sahipsiz bir görüntüye bürünebiliyor.
"Süreklilik Sosyal Devletin Gereği"
Sorunun çözümü, geçici değil kalıcı adımlar atmaktan geçiyor. Yıllardır aynı okulda emek veren personelin durumu 'geçici' olmaktan çıkarılmalı. Sosyal devlet, çalışanın yarınından emin olmasını sağlamakla yükümlüdür. Eğitim gibi hayati bir alanda kesintili modeller artık yorucu hale geliyor.
"Yetkililere Çağrı"
Öğrencilerin temiz ve güvenli bir ortamda eğitim alması en doğal haklarıdır. Emekçinin de maaşının kesilmeden çalışması adaletin gereğidir. 11 günlük süre bir ailenin huzuru ve bir okulun düzeni demek. Yetkililerden, bu planlamayı gözden geçirerek daha insani ve kalıcı bir çözüm üretmeleri bekleniyor.
"Boşluğun Nedeni Nedir?"
Bu durum, İŞKUR'un toplum yararına programlarının doğal bir sonucu. Sözleşme bitişi (28 Şubat) ile yeni dönem başlangıcı (10 Mart) arasında, yeni ilan, başvuru ve güvenlik soruşturması süreçleri için gereken bürokratik bekleme süresi bu yıl 11 gün. Personel bu sürede sigortasız ve maaşsız, okullar ise resmi hizmetten mahrum kalıyor.