Tarih: 06.02.2026 22:38

Site Aidatları Neden Tartışılıyor? Bilmeden Kızıyoruz

Facebook Twitter Linked-in

Aidat Tartışması: Kızmadan Önce Bir Durup Düşünelim

Aidatlar arttığında ilk refleksimiz öfkelenmek oluyor.
"Bu kadar da olmaz", "Bu para nereye gidiyor?", "Yönetim keyfine göre zam yapıyor" cümleleri hemen havada uçuşuyor. Çünkü hepimiz aynı yerden bakıyoruz: Cebimizden çıkan para.

Bu itiraz haksız değil.
Kimse emeğinin karşılığını kolay kazanmıyor, kimse parasının boşa gitmesini istemiyor. Aidat ödüyorsak, bunun hesabını sormak en doğal hakkımız.

Ama tam bu noktada durup şu soruyu sormak gerekiyor:
Gerçekten neye itiraz ediyoruz, neyi biliyoruz?

Aynı Sitede Yaşıyoruz, Ama Aynı Tabloya Bakmıyoruz

Bir site sakini için aidat, ay sonunda ödenen bir rakamdır.
Bir site yönetimi için ise aidat, ay boyunca döndürülmesi gereken koskoca bir sistemdir.

Çoğu sitede toplanan aidatın yaklaşık yüzde 80–85'i sabit giderlere gider.
Bu giderler;

Güvenlik personeli

Temizlik görevlileri

Teknik ekip

Bahçıvan, bakım-onarım personeli

SGK primleri

Zorunlu yemek ve yan giderler

Bu kalemler ertelenemez, kısılmaz, bekletilemez. Aidat düşse de, daire boşalsa da, bu giderler her ay aynen ödenir.

Geriye kalan sınırlı bütçe ise;

Elektrik

Su

Mazot

Temizlik malzemeleri

Asansör, kamera, bariyer sistemleri

Havuz ve altyapı bakımları

için kullanılır. Ay sonunda kasada kalan para, çoğu zaman acil bir arızayı bile zor karşılayacak düzeydedir.

Bu tablo bilinmeden yapılan her tartışma, ister istemez sertleşir.

TÜİK Enflasyonu ile Site Enflasyonu Aynı Değil

Devletin açıkladığı enflasyon oranları bir referanstır.
Ancak sitelerin birebir maruz kaldığı gider kalemleri, bu oranların çok üzerinde artmaktadır.

Temizlik malzemeleri

Elektrik

Su

Mazot

Teknik bakım ve yedek parçalar

Bunların hiçbiri "resmî oran" kadar artmıyor. Sahadaki gerçek, sitelerin bütçesini doğrudan zorluyor.

Bu fark görülmeden yapılan her değerlendirme eksik kalıyor.

Hizmet Görünmez Oldukça Değersiz Sanılıyor

Belki de en büyük yanılgı burada başlıyor.

Asansör bozulmuyorsa fark edilmiyor

Elektrik kesilmiyorsa konuşulmuyor

Kamera çalışıyorsa kimse sormuyor

Güvenlik bir olay yaşanmadan işini yapıyorsa "zaten duruyor" deniyor

Ama bir gün aksadığında ilk cümle şu oluyor:
"Bu parayı niye ödüyoruz?"

Oysa sorunsuzluk, hizmetin yokluğu değil; hizmetin doğru yapıldığının göstergesidir.

Bir Mukayese Yapmadan Olmuyor

Bugün üç kişilik bir ailenin dışarıda yemek yemesi, tek bir akşamda ciddi bir rakama ulaşıyor.
Aylık sigara gideri, birçok hanede aidata gelen zamdan daha yüksek.

Şimdi şu soruyu sormak gerekiyor:
Bir ay boyunca;

Günlük temizlik yapılan

Çöpü alınan

Güvenliği sağlanan

Bahçesi bakılan

Aydınlatması yanan

Kamerası çalışan

bir yaşam alanının bedeli gerçekten neyle kıyaslanmalı?

Bu soru zamları meşrulaştırmaz ama tartışmayı daha adil hale getirir.

Yönetim Keyfi mi, Mecburiyet mi? İşte Asıl Ayrım

Aidat artışları iki sebeple olur:
Keyif veya mecburiyet.

Okuyucunun yapması gereken şey bu ikisini ayırmaktır.

Eğer yönetim:

Giderleri kalem kalem açıklıyorsa

Personel ve SGK yükünü belgeleyebiliyorsa

Borç ve altyapı harcamalarını şeffaf biçimde paylaşıyorsa

Bu mecburiyettir.

Eğer:

"Bize güvenin" demekle yetiniyorsa

Rakamları paylaşmıyorsa

Hesap vermekten kaçıyorsa

Bu durum sorgulanmalıdır.

Peki Sakinler Nasıl Sormalı?

Hesap sormak haktır. Ama doğru sorularla.

Personel sayımız kaç?

Toplam maaş ve SGK giderimiz nedir?

Elektrik, su, mazot aylık ne tutuyor?

Bu yıl hangi bakım ve yenilemeler yapılacak?

Kasa fazlası ya da açığı var mı?

Bu sorular kavga çıkarmaz, çözüm üretir.

Unutulan Bir Gerçek Daha

Site yöneticileri de o sitede yaşıyor.
Temsilciler de aynı aidatı ödüyor.
Çocukları aynı bahçede oynuyor.

Bu bilgi kimseyi aklamaz ama şu algıyı kırar:
"Onlar başka, biz başka".

Bu Yazı Bir Zam Savunusu Değil

Bu yazı;

"Aidatlar artsın" demiyor

"Yönetimler masumdur" demiyor

"Sakinler haksız" demiyor

Sadece şunu söylüyor:

 İtiraz edin, ama bilerek edin.
Hesap sorun, ama tabloyu görerek sorun.
Öfkeyle değil, bilgiyle konuşun.

Çünkü aynı sitelerde yaşıyoruz.
Aynı kapılardan girip çıkıyor, aynı güvenliğe emanet oluyoruz.

Bu mesele kavga ile değil, anlayarak çözülebilecek bir meseledir.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —