Tarih: 08.01.2026 15:45

Toplum Neden Yoruldu? Sessiz Tükenmişliğin Anatomisi

Facebook Twitter Linked-in

Ercan Kutlu yazdı | Analiz

Kimse sokakta bağırmıyor.
Kimse yüksek sesle isyan etmiyor.
Ama dikkatli bakıldığında herkesin omuzları biraz daha düşük, yüzü biraz daha yorgun.

Toplum yoruldu.

Bu yorgunluk yalnızca ekonomik değil.
Evet, geçim zorlaştı. Hayat pahalılaştı. Gelecek belirsizleşti.
Ama asıl tükenmişlik, sürekli tetikte olma hâlinden kaynaklanıyor.

İnsanlar artık sadece para kazanmak için değil;
yanlış anlaşılmamak, dışlanmamak, linç edilmemek, güvende hissetmek için de enerji harcıyor.

Bu çağın yorgunluğu, bedenden çok ruhu hedef alıyor.

Eskiden insanlar dertlerini anlatırdı.
Şimdi çoğu kişi susmayı tercih ediyor.
Çünkü konuşmanın bedeli ağır, susmanın maliyeti ise sessizce birikiyor.

Toplumda yaygın olan şey öfke değil;
kırgınlık.

Kimse "çok kötüyüm" demiyor ama herkes "iyiyim" derken biraz eksik kalıyor.
Kalabalıklar içinde yalnızlaşan, ailesi varken sahipsiz hisseden bir ruh hâli yayılıyor.

Güvensizlik sadece devlete ya da sisteme karşı değil.
İnsan insana da güvenmekte zorlanıyor.
Bu da toplumu bağırarak değil, içten içe tüketiyor.

2025 boyunca yaşanan belirsizlikler, ekonomik zorluklar ve küresel gelişmeler, vatandaşın 2026'dan beklentilerini de şekillendirirken toplumun ruh hâlindeki yorgunluğu daha görünür kılıyor.

Sosyal medya her şeyi hızlandırdı.
Acıyı da, öfkeyi de, yargıyı da…

Bir cümleyle insanlar silinebiliyor,
bir görüntüyle hayatlar karartılabiliyor.
Bu yüzden herkes biraz daha temkinli, biraz daha mesafeli.

Toplum yoruldu çünkü dinlenemiyor.
Zihnen, ruhen, duygusal olarak…

Bu yorgunluğun çaresi daha çok bağırmak değil.
Daha çok slogan da değil.

Belki biraz durmak,
birbirini gerçekten dinlemek,
ve şunu kabul etmek gerekiyor:

Bu ülkenin en büyük ihtiyacı bugün öfke değil; sükûnettir.

Kimse bağırmıyor ama herkes kırgın.
Ve bu kırgınlık, görülmediği sürece büyümeye devam ediyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —