Türkiye'de emekliler her zam döneminde aynı cümleyi kuruyor:
"Maaş arttı deniyor ama hayat pahalı, geçim hâlâ zor."
Bu cümlenin arkasında yatan temel sebep ise çoğu zaman gözden kaçıyor: kök maaş gerçeği.
Geçici artışlar, seyyanen destekler ya da taban maaş düzenlemeleri vitrine olumlu bir tablo koysa da, kök maaşlar yerinde saydığında emeklinin günlük hayatında kalıcı bir rahatlama oluşmuyor. Peki neden?
Kök maaş, emeklinin tüm zam ve artışların hesaplandığı asıl maaş tabanıdır.
Yüzdelik zamlar, çoğu ek ödeme ve gelecekteki artışlar bu taban üzerinden yapılır.
Bu nedenle:
Kök maaş düşükse, yüzdeyle yapılan zamlar kağıt üzerinde büyür,
Ama cüzdana yansıyan artış sınırlı kalır.
Bugün birçok emekli, açıklanan artışlara rağmen aynı alım gücüyle yaşamaya devam ettiğini söylüyor.
Zam haberleri açıklandığında kamuoyunda kısa süreli bir rahatlama hissi oluşuyor. Ancak bu rahatlama çoğu emekli için ilk market alışverişinde sona eriyor.
Çünkü:
Gıda, kira ve enerji fiyatları kalıcı biçimde artarken,
Emekli gelirleri geçici desteklerle ayakta tutulmaya çalışılıyor.
Bu tablo, emekliler arasında şu soruyu büyütüyor:
"Neden her yıl aynı döngüyü yaşıyoruz?"
Sahadan gelen geri bildirimler benzer:
Emekliler, maaş bordrosunda artış gördüklerini,
Ancak günlük harcamalarda bir değişiklik hissedemediklerini dile getiriyor.
Bu bir tepki dili değil; yaşanmışlığın sade bir tespiti.
Emekli, geçici desteklerin değil, kalıcı bir gelir dengesinin peşinde.
Kök maaşların yerinde sayması, özellikle 2011 sonrası emekli olan milyonlarca vatandaşın alım gücünü her yıl biraz daha aşağı çekiyor.
Kök maaşlarda kalıcı bir düzenleme yapılmadığında:
Bir sonraki zam dönemi yeniden belirsizlik anlamına geliyor,
Emekli, her yıl aynı umut–hayal kırıklığı çizgisinde kalıyor.
Burada mesele niyet değil; uygulamanın sonucu.
Devletin sosyal dengeyi koruma çabası, kök maaşlar güçlendirilmediği sürece beklenen etkiyi üretmiyor.
Uzmanlara göre kalıcı rahatlama için:
Kök maaşların güncellenmesi,
En düşük emekli gelirinin enflasyon karşısında erimeyecek bir zemine oturtulması,
Geçici desteklerin değil, sürdürülebilir bir maaş politikasının benimsenmesi gerekiyor.
Bu adımlar atılmadıkça, her zam döneminde aynı soruların sorulması kaçınılmaz.
Emeklinin talebi yüksek sesli değil, net:
"Geçici rahatlama değil, kalıcı denge."
Kök maaşlarda yapılacak kalıcı bir iyileştirme, sadece bugünü değil, yarınki zamların da adil olmasını sağlayacak. Tartışma tam olarak burada düğümleniyor.
NOT: Bu analiz, sahadaki gözlemler ve kamuoyuna yansıyan veriler ışığında hazırlanmış bir değerlendirmedir. Amaç, toplumsal bir sorunun neden–sonuç ilişkisini ortaya koymaktır.