EĞİTİM

Gençlerimiz Geleceğimiz Olabilmesi İçin Her Vesileyi Değerlendirmeliyiz

 

Gençlerimiz Geleceğimiz Olabilmesi İçin Her Vesileyi Değerlendirmeliyiz

1916 Osmanlı dönemindeki İdman Bayramından 1926 daki Gazi Gününe, 1928 deki Jimnastik şenliklerinden 1935 deki Atatürk Gününe evrilen süreç 1938 de Gençlik ve Spor Bayramına, 1980 de de Atatürk’ü anma, Gençlik ve Spor Bayramına dönüştü.
23 Nisanı çocuklara, 19 Mayıs’ı da gençlere tahsis ettik; bayram yaptık.  Gençlerimizi, geleceğimizi güven ve huzur içerisinde emanet edebileceğimiz olgunluğa ulaştırabildik mi..? Eksiklerimiz var mı, varsa nelerdir..?  Çatışmacı kültürden uzlaşmacı kültüre, kör taklitten şuurlu tercihe, yabancı hayranlığından yerli ve milli olmaya dönüşmeyi becerebildik mi..?  Kadın erkek ayrımı yerine insanı yüceltmeyi, insan odaklı düşünmeyi, fıtrata uygun görev dağılımını, sorumluluklara göre hak paylaşımını, göreceli eşitlik iddiası yerine adaletin gereğine razı olmayı öğretmek konusunda başarılı olabildik mi..?  Çatıştırarak sömürmek kültüründen, başa baş, dişe diş mücadele anlayışından uzaklaştırıp müsamaha, müzakere ve uzlaşma anlayışını öne çıkartarak huzurlu ve mutlu yaşamanın yollarını öğretebildik mi..?  Bugün bunları masaya yatırıp müzakere etmek, eksiklerimizi tamamlamak için çözümler üretmeyi düşünüp planlamalıyız. Gençlerimizin, sorgulayan ve üreten bir anlayışa sahip olması için eğitim sistemimizi elden geçirmeyi başarmalıyız... Genç yaşta evlenmenin önü açılmalı, evlilik teşvik edilmelidir.  Çocuk Haczi zulmü sonlandırılmalıdır. Materyalist fulbright eğitim sisteminin gençlerimizi mankurtlaştırnasına izin verilmemelidir. Uyuşturucu belası gibi sapkınlıkla da mücadele edilmelidir. Annelik ve Ev Hanımlığına odaklı hanım eğitim merkezleri, yüksek okullar aile okulları açılmalıdır. Evinin, çocuklarının kültür ve kalitesini artırmaya çalışan kadınlara her türlü imkan sağlanmalı, teşvik edilmeli, sigorta imkanlarından yararlanması sağlanmalıdır.  Gençlerin maddi imkanlar yanında manevi imkanlardan da istifade etmesi için, istek ve arzularını teşvik eden tedbirler almayı becermeliyiz... Yerli ve Milli olmanın önemi ve gerekliliğini kavratıp yaşatabilmek için uygulamalı örnekler oluşturmalıyız... Biz Arif insanların, münevverlerin yetişeceği yerli ve milli, kökü mazide olan ati anlayışı ile geçmişin bilgi birikimi ve tecrübesi, geleceğin umudu ile bugünün sorumluluğunun idrakinde, çileye talip, bilgili, dürüst ve cesur insanların yetişmesi için herkesi sorumluluklarını kuşanmaya çağırıyoruz. Yaşadığı dünyaya şahidlik edecek, evrensel sorumluluk sahibi, ahlaklı, ahlakı, estetiğin davranışa yansımış biçimi olarak gören bir nesil hayal ediyor ve herkesi, bu konuda sorumluluk üslenmeye çağırıyoruz. Gençliğimiz geleceğimizdir! Ahmed Ziya İBRAHİMOĞLUÖ Türkiye AİLE Meclisi Genel Başkan Yardımcısı
1916 Osmanlı dönemindeki İdman Bayramından 1926 daki Gazi Gününe, 1928 deki Jimnastik şenliklerinden 1935 deki Atatürk Gününe evrilen süreç 1938 de Gençlik ve Spor Bayramına, 1980 de de Atatürk’ü anma, Gençlik ve Spor Bayramına dönüştü.

23 Nisanı çocuklara, 19 Mayıs’ı da gençlere tahsis ettik; bayram yaptık. 

Gençlerimizi, geleceğimizi güven ve huzur içerisinde emanet edebileceğimiz olgunluğa ulaştırabildik mi..? Eksiklerimiz var mı, varsa nelerdir..? 

Çatışmacı kültürden uzlaşmacı kültüre, kör taklitten şuurlu tercihe, yabancı hayranlığından yerli ve milli olmaya dönüşmeyi becerebildik mi..? 

Kadın erkek ayrımı yerine insanı yüceltmeyi, insan odaklı düşünmeyi, fıtrata uygun görev dağılımını, sorumluluklara göre hak paylaşımını, göreceli eşitlik iddiası yerine adaletin gereğine razı olmayı öğretmek konusunda başarılı olabildik mi..? 

Çatıştırarak sömürmek kültüründen, başa baş, dişe diş mücadele anlayışından uzaklaştırıp müsamaha, müzakere ve uzlaşma anlayışını öne çıkartarak huzurlu ve mutlu yaşamanın yollarını öğretebildik mi..? 

Bugün bunları masaya yatırıp müzakere etmek, eksiklerimizi tamamlamak için çözümler üretmeyi düşünüp planlamalıyız.

Gençlerimizin, sorgulayan ve üreten bir anlayışa sahip olması için eğitim sistemimizi elden geçirmeyi başarmalıyız...

Genç yaşta evlenmenin önü açılmalı, evlilik teşvik edilmelidir.  Çocuk Haczi zulmü sonlandırılmalıdır. Materyalist fulbright eğitim sisteminin gençlerimizi mankurtlaştırnasına izin verilmemelidir. Uyuşturucu belası gibi sapkınlıkla da mücadele edilmelidir.

Annelik ve Ev Hanımlığına odaklı hanım eğitim merkezleri, yüksek okullar aile okulları açılmalıdır. Evinin, çocuklarının kültür ve kalitesini artırmaya çalışan kadınlara her türlü imkan sağlanmalı, teşvik edilmeli, sigorta imkanlarından yararlanması sağlanmalıdır. 

Gençlerin maddi imkanlar yanında manevi imkanlardan da istifade etmesi için, istek ve arzularını teşvik eden tedbirler almayı becermeliyiz...

Yerli ve Milli olmanın önemi ve gerekliliğini kavratıp yaşatabilmek için uygulamalı örnekler oluşturmalıyız...

Biz Arif insanların, münevverlerin yetişeceği yerli ve milli, kökü mazide olan ati anlayışı ile geçmişin bilgi birikimi ve tecrübesi, geleceğin umudu ile bugünün sorumluluğunun idrakinde, çileye talip, bilgili, dürüst ve cesur insanların yetişmesi için herkesi sorumluluklarını kuşanmaya çağırıyoruz.

Yaşadığı dünyaya şahidlik edecek, evrensel sorumluluk sahibi, ahlaklı, ahlakı, estetiğin davranışa yansımış biçimi olarak gören bir nesil hayal ediyor ve herkesi, bu konuda sorumluluk üslenmeye çağırıyoruz. Gençliğimiz geleceğimizdir!

Ahmed Ziya İBRAHİMOĞLUÖ Türkiye AİLE Meclisi Genel Başkan Yardımcısı

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve medya90.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.