Diyanet, dine uymayan sözlesmelerin yanlisligini dile getirmeli

Modern dünyada ulus devletler için “din” ile ilgili iki seçenek söz konusudur.

Haberi Sesli Oku
GÜNDEM 27.11.2021 09:34:00 0
Diyanet, dine uymayan sözlesmelerin yanlisligini dile getirmeli

 

Modern dünyada ulus devletler için “din” ile ilgili iki seçenek söz konusudur. 

Bunlardan birincisi ‘dini kontrol etmek’tir. Ikincisi ‘dindarliga ve dindarligin sürdürebilirligine sahip çikmaktir. 

Dindarligin sonraki nesillerde yasamasi kamu destegini gerektirmektedir. Bugün samimi dindar insanlarimizda su duygu hâkimdir: 
Devletimiz dinimize sahip çiksin, “dini kontrol etme ile ilgili tasarruflari” helal hos olsun. 

Ülkemizde dine sahip çikma, Diyanet Isleri Baskanligi kurumu araciligiyla gerçeklesmektedir. Bundan dolayi bu müessesenin önemi büyüktür. Itibarini düsürmek isteyenlerle mücadele etmek gerekir.

Diyanet Isleri Baskanligi’nin müessese olarak tasidigi isimde yer alan “diyanet” kelimesi üzerinde biraz durmak isterim. 

Bu kelime kulun Allah’la nitelikli iliskisi, Allah’la yakinlasmasi ve O’na kullugu anlamindadir. Diyanet deyince sahip olunan inanç sisteminin tatbiki ve uygulamasi ile ilgili hassasiyet, takvâ akla gelmelidir.

Diyânet kelimesi daha çok dindarlik ve dindar yasamayi ifade eder. Fikih kitaplarimizda “hukûken” “kazâen” ve “diyaneten” seklinde kullanimlar vardir. 
Hukûken yapilmasi zorunlu kilinamayan bir sey, “diyâneten” gerekli olabilir. “Diyâneten” demek aslinda biraz da “vicdânen” demektir. Bu açidan bakarsak aslinda dinin özü diyânettir. 

Dinin özü samimiyettir. Hz. Peygamber din, Allah’a, peygamberine, Müslümanlarin yöneticilerine ve bütün Müslümanlara karsi samimi olmaktir” buyurmustur. (Buhârî, Îmân, 40; Müslim, Îmân, 56)

Diyanetin görevlerinden biri de “din dilini” güzel kullanmaktir. Ne yaparsak ve nasil davranirsak Allah’a daha yakin oluruz? Bu soruyu dini duygulari olan herkes kendine sorar. Diyanet gibi güvendigi bir kurumdan gönlünü tatmin eden bir cevap geldiginde memnun olur. Uygulayabilir ya da uygulayamaz ancak memnuniyet duyar. 

Diyanet, din dilini kullanirken uluslararasi sözlesmeleri, kanun ve yönetmelikleri hesaba katmak durumundadir. Haftalik Cuma hutbeleri de Diyanet’in ülkedeki her camide isitilen sesi konumundadir.

Geçtigimiz günlerde Diyanet’in “siddet” konulu hutbesi okundu. Bu hutbede “itidalli” bir dil kullanilmis, “siddet ve merhametsizlik görüntülerinin sik sik ekranlara tasindigi” dile getirilmistir. Sokaktaki sade vatandasta siddet ve merhametsizlik görüntülerinin sik sik ekranlara tasinmasindan rahatsizdir. Diyanet’in bu rahatsizligi dile getirebilecegi hukuki zemin var midir? 

2004 yili idam cezasinin kaldirildigi yil olarak önemli bir dönüm noktasidir. 2004 öncesi cinayet oranlari ile 2004 sonrasi cinayet oranlarinin mukayesesini yapacak arastirmalara ihtiyaç bulunmaktadir. 

Insanlari sadece kapali ortamlarda tutmaya dayali cezalandirma biçimini tartismaya açabilmek lazimdir. “Cinayetlerin artmasi, cezalarin caydirici olmamasi ile dogrudan iliskilidir” demek de bir dil üretimidir. Ancak resmi bir kurum olarak 
Diyanet bunu söyleyebilir mi? 

Siddet ile ilgili hutbe okutmak, söylem üretmek zorunda olan Diyanet, kendisini kusatan bunca ulusal/uluslararasi metin ve medya baskisindan bagimsiz nasil bir din dili üretebilir? Diyanetin din dili üretmede isi gerçekten kolay degildir.

Karsisina çikan tanimadigi kisiyi rasgele öldüren kimsenin, öncelikle öldürme eylemini niçin yaptiginin aydinlatilmasi gerekir. 

“Kadin cinayetleri” tabiri, basli basina cinsiyetçi ve içinde ayrimcilik bulunan bir kullanimdir. Ölen kimsenin cinsiyetine, rengine, diline, sosyal konumuna, dini âidiyetine bakmak yerine, “magduriyetine bakmak” daha dogrudur. 

Tüm cinayetler konusunda en saglam veriler Türkiye Istatistik Kurumu’nun verileridir. Kadin cinayetleri dâhil tüm cinayetleri anlamada medyadaki çarpitmalari degil, TÜIK verilerini esas alarak üzerinde düsünmek gerekir. TÜIK’in ölüm ve ölüm nedeni istatistikleri bizlere tüm cinayetler hakkinda bilgi sunmaktadir. 

TÜIK, öldüreni degil, öldürüleni dikkate alan bir veri havuzu olusturmustur. Ölüm nedeni istatistiklerinde “Ölüm nedenlerinin cinsiyete göre dagilimi” tablosu vardir. 

Bu tabloda “Cinayet, saldiri” olarak isimlendirilmis bir “ölüm nedeni” ifade edilmistir. 2016 yilinda cinayet ve saldiri ile ölen 1436 kisinin 1180’i erkek, 256’si kadin olarak tespit edilmistir.[1] 

2017 yili kayitlari 2018 ilan edilirken bir revizyona tabi tutulmustur. Revize edilmis verilere göre 2017 yilinda cinayet ve saldiri ile ölen 1453 kisinin 1180’i erkek, 273’ü kadindir. Revize edilmis verilere göre 2018 yilinda cinayet ve saldiri ile ölen 1139 kisinin 942’si erkek, 197’si kadindir. 2019 yilinda cinayet ve saldiri ile ölen 810 kisinin 629’u erkek, 181’i kadin olarak tespit edilmistir.[2] 

2017 ve 2018 verileri bir sonraki yilda revizyon geçirmistir. 2020 yili verileri henüz ilan edilmemistir. Ilan edildigi takdirde 2019 verileri de revizyon geçirebilir. 

Çünkü ölüm nedeni bilinmeyenler ile ilgili veriler degisebilmektedir. 2016’da tüm cinayetlerin yaklasik % 82’si erkek, % 18’si kadindir. 2017’de tüm cinayetlerin yaklasik % 81’si erkek, % 19’u kadindir. 2019 yili tüm cinayetlerin yaklasik % 78’si erkek, %22’si kadindir. 2016’dan 2019’a kadar geçen 4 yilda kadin cinayetlerinin % 18’den % 22’ye çiktigi söylenebilir. Verilere hangi açidan bakarsaniz bakin cinayet ve saldiri sonucu ölen erkeklerin sayisi kadinlara göre 4 kat daha fazladir. 

Kadin olsun erkek olsun bütün cinayetlere engel olmak için çabalamak gerekir. Cinsiyeti ön plana çikaran söylemlerin bir yana birakilarak bir insani öldürmenin tüm insanligi öldürmek kadar büyük bir vebal oldugu hakikatine agirlik verilmelidir.

Modern dünyada nasil bir dini dili üretecegiz? 

Olusturacagimiz din dili magduriyete dayali aidiyet üretimine mi dayanacak?Olusturacagimiz din dilinde “biz”, “bizim disimizdakiler” ve “öteki” kimlerden olusacak? “Ne olursan ol yine gel” söylemini mi esas alacagiz? 

Din dilinin ürettigi “biz” ile ulus devletlerin ürettigi “biz” dili ne kadar uyusabilecek? Ulus devlet ideolojilerinin ürettigi “öteki” ile din dilinin ötekisi birbiriyle ne kadar uyusabilecek? Bütün bu sorularin cevap bulmasi kolay olmayacaktir.

Uluslararasi sözlesmelerin de olusturdugu bir “dil” vardir: “Bireyin özgürlügü ve tercihleri mutlak ölçüdür, kisitlanamaz. Çünkü bireyin tüm tercihleri din kurallari ile çatissa bile tek ölçüdür.” Bu satirlar Cedaw ve Istanbul sözlesmelerinin arka planinda yer alan dili ve söylemi özetleyen cümlelerdir.

Cedaw ve Istanbul sözlesmelerinin metin yazarligina ülkelerin düsünürlerinin, okumuslarinin ve uzmanlarinin herhangi bir katkisi olmus degildir. 

Bu sözlesmelerin metin yazarligi belirli bir ekibin edisyonundan çikmistir. Bu metinlerin olusmasinda kamuoyu yoklamalari, çalistaylar, formlar ve sempozyum sonuç bildirileri gibi efkâr-i umumiyeye isaret eden göstergeler de asla ölçü alinmis degildir. 

Bireyin tercihleri üzerinden bir din dili olusturulabildigi gibi Allah’in tercihleri üzerinden de bir din dili olusturulabilir. Kur’ân-i Kerim’de müsriklerin hayat tarzi için de “din” tabiri kullanilmistir. “Sizin dininiz size benim dinim banadir” meâlindeki âyeti (Kâfirûn 109/6), 
“sizin tercihleriniz size benim tercihlerim banadir” olarak anlamak da mümkündür. 

Bu söyleme karsi Islam’in dili ne olmalidir? Yukaridaki satirlari bir cümleye indirmek mümkündür. Hayatin anlami ve merkezi insandir. Insanin birey olarak tercihi ve tercihine dayali yapip ettikleri tek deger ölçüsüdür. 

Bu teze karsi “Allah’in bizim hakkimizdaki tercihleri deger ölçümüzdür, biz semavi tercihler dogrultusunda yasamak istiyoruz” gibi bir seyler söylemeniz lazim.

Islam’in “tez” olarak, “söylem” olarak “mesaj” olarak kendi ziddi ile zitlasmasi lazimdir. 

Geldigimiz noktada tablo sudur: Islam tasidigi söylem ve mesaj olarak kendi ziddi ile zitlasamiyor. Bir gerginlik olustugu zaman Müslümanlar kendi aralarinda tutum birligi içinde olamiyor. Herkes birbirini “gerginligi sürdürmeme” konusunda uyariyor. Söylem bakimindan geriye giden, sürekli “Islam’in mesaji” oluyor. 

Fiziksel gücünüz yeterince bulunmuyorsa mesajiniz güçlü olmalidir. Bugün Müslümanlarin mesaji güçlü durmuyor. Çünkü bu mesajin güçlenmesi ziddi ile zitlasmasina baglidir. 

Mütedeyyin camia, Islam ile Islam’in karsitlari arasinda ufak bir kriz çiksa birbirini uyarma yoluna gidiyor. “Birakalim tartisma sürsün” denmiyor. Tartismanin sürmesinden öncelikle mütedeyyin camia rahatsiz oluyor. “Bu zamanda böyle, ne yapalim”, “ugrasmaya gelmez” deniliyor. 

Hâlbuki Islam’in mesajinin güçlenmesi mesaj boyutunda kendi zitlari ile cebellesmesine baglidir.

Din dili aktif olarak kullanilmali bu dinin özüne uymayan söylemlere verilmesi gereken cevaplar yerinde ve zamaninda ilgili merciler tarafindan verilmelidir. Aksi takdirde Islam’in mesaji sönük kalir. 

Kur’ân’da yapilan tartismalar hak batil mücadelesi mesaji verilerek taraflarin son cümlelerine kadar zikredilmistir. 

Mesela Hz. Ibrahim’in sirk unsurlarla mücadelesinde, Hz. Musa’nin Firavun’la mücadelesinde vahyin mesajinin güçlü bir sekilde aktarildigini görürüz.

2018’de yasanan bir hadisede tüm Diyanet camiasi ve Din egitimcileri, konustuklari sözleri daha dikkatli gözden geçirme geregi duymuslardir. 

Hadise ne idi? 
Kamuoyuna malolmus ünlü bir Hoca’nin evlenme yasi ile ilgili bir konusmasi ya da fetvasi üzerinden kendisine bir medya linçi uygulandi. 

Hemen ardindan da ayni yilin 8 Mart’inda çok konusulan  “güncelleme” açiklamasi geldi. O konusmada herkes “güncelleme” kelimesine takildi. Hâlbuki dikkatle takip edilirse konusmada daha önemli bir husus vardi. 

“Uluslararasi sözlesmelere dayali konularda” herhangi din âlimi ya da hoca, konusmasindan dolayi medya linçine ugrarsa hükümet o hocanin yaninda yer almayacakti. 

Konusma dikkatli olarak okunursa asil verilmek istenen mesaj buydu. Nitekim bu konusmada ikaz alan Hoca, geri adim atti. Birçok programini iptal etti, bir süre kabuguna çekildi. 

Evlenme yasi gibi küresel ölçekte yasal düzenlemenin bulundugu konularda Islami kesim de, açilan tartismayi “sürdürmeye” istekli olmamaktadir. Bir yandan Islam fikhinin bu konudaki tezini savunulabilir bulmuyorlar, diger taraftan da aslinda öyle degil diye söze basliyorlar. 

Baslanan konusmanin geri kalanini tahmin etmek zor degildir. “Islam da evlenme yasi konusunda uluslararasi hukuk ile uyum içindedir” meâlinde cümleler pes pese gelir. Müslümanlara operasyon çekildi, tartisma baslatildi. 

Tartismada Islam’in tezleri tarafi daima savunma ve geri adim pozisyonunda oldu. Sürdürülmüs tartismanin maglubu bulunmaz. Önemli olan sürdürebilmektir. Tartismayi sürdürebilmek sizin özgüveninizle ilgilidir. Dâvâniza güveniyorsaniz sürdürürsünüz. 

Konu bir süre sonra belki “rizaya dayali cinsel faaliyet” konusuna gelecekti. Rizaya dayali cinsel faaliyet konusu Bati’nin sadece ikiyüzlülügünü degil ortaya koydugu metinlerdeki tutarsizligini ortaya koyan bir konudur. 

Bir yandan 18 yas altini “çocuk” ilan edeceksiniz. Diger taraftan da 18 yas alti “cinsel iliskide riza yasi”diye “ayri” bir kavram icat edeceksiniz ve bu “iliski yasi” ülkeden ülkeye degisebilecek. 

Bu yasini ikmal etmis olanlarin tüm cinsel faaliyetleri normal olacak, bir taraftan da çocuk gelinle mücadele slogani altinda diziler, filmler yapacaksiniz. 

Herkes de bu çeliskinin üzerine üç maymunu oynayacak. Herhangi bir ülkede “18 yas alti” ve “riza yasi üstü” tüm iliskiler adina evlilik denmese bile fiilenevliliktir” diye birinin bagirmasi mi gerekiyor?
Galiba birinin kral çiplak diye bagirmasi gerekiyor. Konu tartisilmaya devam etmeliydi, geri adim atilmamaliydi.

Ülkelerin 18 yasini evlilik yasi ilan edip ardindan da ayrica 18 yas alti “iliski riza yasi” ilan etmeleri sadece tutarsizlikla izah edilmez. 

Din, evlilikte ergenligi ölçü almis. Modern ulus devletlerden bir kisminin evlenme yasi ile iliski yasini ayri ayri ilan etmeleri evlenme yasi ile ilgili modern tezlerin dayanakli ve tutarli olmadigini da göstermektedir.

Küresellesme 80’li yillarda köpürtüldü, giderek güçlendi, kurumsallasti, tüm dünyayi teslim aldi. Tüm dünyayi etkileyecek evrensel degerler olusturdu. Bu degerleri bir tür “din” olarak kabul etmek gerekir. Çünkü bu degerler, dinin yerini alacak sekilde tüm dünyaya dayatilmaktadir. 

21. Yüzyil insani uluslararasi sözlesmelerin mühendisliginde insa edilecektir. Küresellesmeyi bir ideoloji haline dönüstürecek slogan kavramlarin tarihî bir geçmislerinin olmasi beklenmemektedir. Büyüsü, albenisi bulunan her kavrami kullanabilirler. 

Mesela “Toplumsal Cinsiyet Esitligi” kavrami ilk defa Joan Wallach Scott’in 1986 yilinda yayinlanan “Gender: A Useful Category of Historical Analysis/ Cinsiyet: Yararli Bir Tarihsel Analiz Kategorisi” baslikli makalesinde geçmistir. Bu tarihten önce bu kavrami telaffuz herhangi bir kimse olmamistir. 

Cedaw sözlesmesinde böyle bir kavram geçmez. Bu kavram Cedaw’dan önce icad edilmis olsaydi, muhakkak Cedaw’in maddelerine girerdi. Zaten Istanbul sözlesmesinin düzenlenme amaçlarindan biri, bu kavrami uluslararasi metinlere tasimaktir.  

1986 yilindan önce ölenler bu kavrami “hiç duymadan” vefat etmislerdir. Bir misal verelim. 1985 yilinda vefat eden ünlü tarihçi ve antropolog Afet Inan, “Toplumsal Cinsiyet Esitligi” kavramini hayatinda “bir kere bile duymadan” su fani hayata gözlerini yummustur. 

Peki, ne oldu da üretim tarihi bu kadar yeni olan bir kavram üzerinden ardarda düzenlemeler yapiliyor, konu küresel çapta bir güç gösterisine dönüstürülüyor. 

Bugün Diyanet Isleri Baskanligi’nin dahi her yil hakkinda “etkinlik düzenlemek zorunda oldugu” bu kavram, enikonu 1986 çikisli bir makalede üretilmistir. Allah’in tercihini ortaya koydugu bir konuda insanin tercihine saygi duymak ve onu bir kült ve tabu haline getirmek dini açidan kabul edilebilir mi?

Allah’in tercihini net ortaya koydugu bir konuda “ben insanla Allah arasindaki bu meselede tarafsizim” demek itikâdî olarak ne anlama gelir?Bu sorularin cevabi toplumda bilinmeyen sorular degildir. 

Sayin Diyanet Isleri Baskani da, bir hutbesinde Allah’in bir konudaki tercihini tüm insanliga ilan etmistir. 

Herhangi bir din âliminin bu sorulara cevap verirken kendisine yapilabilecek saldirilari göze almasi gerekir. Allah’a ait olmasi gereken bir tasarruf mutlak anlamda insana veriliyor “bu konuda ben tarafsizim” demenin disinda kanaat bildirim seçenegi risk tasiyor.  

Doç.Dr. Semsettin Kiris Türkiye Aile Meclisi Genel Baskan Yardimcisi https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Olum-Nedeni-Istatistikleri-2017-27620ide dayanan Islam akidesi ile telif edilebilir bir tarafinin bulunmadigini söyleyebilmek cesaret istiyor. 

Insanin tercihlerinin dokunulmazligi fikri, “insanin Allah’la esitligi”fikrini de çagristirmaktadir ki bu tevhid inancina uymamaktadir. 

Sözün özü Diyanet bir gün “Toplumsal Cinsiyet Esitligi” konusunda hutbe hazirlamak zorunda kalirsa bunun metni nasil olusturulacak gerçekten merak ediyorum.

Tüm insanlik küresel, ideolojik bir taarruz ile karsi karsiyadir, bunun farkina varmak lazimdir. Islam’in söylemi ile küresel söylem arasindaki “karsitlik”dile getirilmeye devam edilmelidir. 


Islam’in tezleri, söylemleri, mesajlari karsitlarina karsi “tutunmuyorsa” bu o mesajlarin güçsüzlügünden degildir. O mesajlarin arkasinda duran Müslümanlarin özgüvensizligi ve “ögrenilmis yenilgi” ruh halinin devam ediyor olusundandir.

Sonuç itibariyle Diyanet, uluslararasi sözlesmelerin dine uyarlanmasini degil dine uymayan sözlesmelerin yanlisligini ifade eden bir din dili gelistirmelidir.

Doç. Dr. Semsi Kiris
Türkiye Aile Meclisi Genel Baskan Yardimcisi https://t.me/basinaciklamasi [1] Bakiniz: https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Olum-Nedeni-Istatistikleri-2017-27620 erisim: 24.11.2021

[2] Bakiniz: https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Olum-ve-Olum-Nedeni-Istatistikleri-2019-33710#:~:text=T%C3%BCrkiye'de%202019%20y%C4%B1l%C4%B1nda%20%C3%B6len,%2C4'%C3%BCn%C3%BC%20kad%C4%B1nlar%20olu%C5%9Fturdu. Erisim: 24.11.2021

Habere Ek Fotograf(lar)

Netanyahu Öldü mü? İsrail’de Yönetim Boşluğu İddiası

Gazeteci Ayşegül Akyüz Yahşi’nin araştırması, İsrail-İran gerilimi sırasında Netanyahu’nun akıbetine dair soru işaretlerini ve İsrail yönetiminde olası bir “yönetim boşluğu” ihtimalini gündeme taşıdı.

Devrim Muhafızları’ndan Netanyahu İçin “Ebedi Karanlık” İması

AYŞEGÜL AKYÜZ YAHŞİ - İran Devrim Muhafızları’na yakın medya organları, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun akıbetinin belirsiz olduğu iddiasını yeniden gündeme taşıdı. İsrail yönetimi ise bu iddiaları kesin bir dille reddediyor.

Türkiye Savaşa Girecek mi? Kritik Senaryo

HABER ANALİZ / ERCAN KUTLU - ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş bölgeyi sararken gözler Ankara’ya çevrildi. Türkiye dengeli politika sayesinde şimdilik dışında, ancak riskler büyüyor.

Epstein Dosyası Yeniden Gündemde: Küresel Ahlâk Tartışması

HABER MERKEZİ - Epstein soruşturmasına dair belgelerin yeniden gündeme gelmesi, küresel güç ilişkileri, şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Erdoğan, Riyad'da Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suudi Arabistan ziyaretinde ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeler ele alındı.

Türkiye-Macaristan iş dünyası Budapeşte'de buluştu

Ticaret Bakanı Bolat ve Macar mevkidaşı Szijjártó, iki ülke iş insanlarını bir araya getiren toplantıya ev sahipliği yaptı.

Macron'un Suriye Arabuluculuk Girişimi Şara Tarafından Reddedildi

Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un, Ahmed Şara ile Mazlum Abdi arasında ayarladığı telefon görüşmesi, Şara'nın hattı açmamasıyla sonuçlandı.

Osmangazi Meydanı'nda Ramazan etkinlikleri coşkuyla sürüyor

Cahit Kaşıkçılar'ın kukla gösterisi ve Türk Sanat Müziği dinletisiyle Bursalılar manevi bir akşam yaşadı.

Karatay'da iftar ve teravih buluşmaları

Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, iftar ve teravih programlarında vatandaşlarla bir araya geldi.

Jandarma 27 ilde silah operasyonu: 259 gözaltı

Jandarma Genel Komutanlığı'nın 27 ilde düzenlediği operasyonda 1 kaçak silah imalathanesi bulundu, 259 şüpheli gözaltına alındı.

Bursa Emniyeti'nde Ramazan iftarında birlik mesajı

Bursa İl Emniyet Müdürlüğü, teşkilat mensupları için iftar programı düzenledi. Kadir Gökce'nin himayesindeki buluşmada, dayanışma ve hizmet kararlılığı vurgulandı.

AKSAÇLILAR Başkanı Ahmet BEREKET'ten Ramazan Mesajı

AKSAÇLILAR Genel Başkanı Ahmet BEREKET, Ramazan'ın rahmet, bereket ve kardeşlik ayı olduğunu vurguladı.

Ramazan Böyle Karşılanır: Cami Doldu Taştı

HABER / ERCAN KUTLU - Başakşehir Bahçekent’te düzenlenen fener alayı programı, yüzlerce aile ve çocuğun katılımıyla Ramazan’ı coşkuyla karşıladı. Mehter eşliğinde başlayan gece, camide unutulmaz anlara sahne oldu.

Erken Tanı Hayat Kurtarıyor!

Doruk Nilüfer Hastanesi'nden Doç. Dr. Selin Aktürk Esen, Dünya Kanser Günü'nde erken teşhisin tedavi başarısını ve yaşam kalitesini artırdığını vurguladı.

AKSAÇLILAR Başkanı Bereket'ten FETÖ Uyarısı: Çok Dikkatli Olmalıyız

Ahmet Bereket, FETÖ'nün yeniden yapılanma çabalarına karşı devleti ve milleti uyardı, mücadelenin gevşetilmemesi gerektiğini vurguladı.

AKSAÇLILAR Başkanı'ndan Yalova'daki bebekli kavga tepkisi

Ahmet Bereket, 14 aylık İkra bebeğin yaralandığı olayı toplum vicdanını yaralayan kabul edilemez bir şiddet olarak nitelendirdi.

İYİ Partili Doğan'dan İzmir Körfezi ve Yerel Yönetimlere Sert Eleştiriler

İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İzmir Körfezi kirliliğinde yerel yönetimleri eleştirdi ve İzmit modelinin uygulanmasını istedi.

Deprem Yıl Dönümünde Şehitler Anıldı, Dayanışma Vurgusu Yapıldı

Kahramanmaraş depreminin yıl dönümünde Sultanbeyli'de anma programı düzenlendi, film gösterimi ve konuşmalarla acılar hafızalarda tazelendi.

Ahmet Bereket: Uyuyan Hücre ve FETÖ Tehdidine Karşı Mücadele Sürmeli

AKSAÇLILAR Genel Başkanı Ahmet Bereket, uyuyan hücreler ve FETÖ terör örgütüyle mücadelenin tavizsiz sürdürülmesi gerektiğini açıkladı.

AKSAÇLILAR’dan Sokak Çetelerine Karşı Acil Çağrı

AKSAÇLILAR Genel Başkanı Ahmet Bereket, artan sokak çeteleri ve güvenlik sorunlarına dikkat çekerek yetkilileri acil ve caydırıcı önlemler almaya çağırdı.

“Çekmeköy’de İETT Şoförü Dehşet Saçtı: Yayalara Çarptı!”

Çekmeköy Çamlık Mahallesi'nde İETT şoförü tartışma sonrası kontrolü kaybetti, otobüs kaldırıma çıkarak araçlara ve yayalara çarptı. Olay yerinde panik yaşandı, yaralılar yola savruldu.

Başkan Zeyrek Turizm Fuarı’nın açılışına katıldı

18. TTI İzmir Uluslararası Turizm Fuar ve Kongresi’ ile ‘TTI Health 2. Sağlık Turizmi Fuarı’ düzenlenen törenle açıldı. Turizm sektöründen birçok katılımının bir araya geldiği fuara Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Z

Hafta Sonu Kahvaltısı İçin Biyer'e Uğramaya Ne Dersiniz?

Çan’dan Çanakkale’ye gelirken uğramanız gereken leziz bir mekan. Özkan'ın misafirperverliği ve kırmızı etin çeşitliliğiyle damak tadınıza hitap edecek.

Çanakkale Turistlerin Yeni Gözdesi Mi?

Çanakkale, doğası ve tarihi dokusuyla son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin yeni gözdesi oldu. Şehir, yılın dört mevsimi ziyaretçi akınına uğruyor.

2025'te Nereye Tatile Gideceğiz? Resmi Tatil Günleri ve Öneriler

2025 yılı resmi tatil günleri ve tatil önerileri ile yeni yıla hazır olun.

Yunanistan'da Türkler İçin Oturum İzni Kolaylığı

Yunanistan, Türk vatandaşlarına cazip fiyatlarla gayrimenkul satın alıp oturma izni alma fırsatı sunuyor. Yeni projelerle bu imkan genişletiliyor.

TÜRSAB Boğaziçi BTK, Seyahat Acentaları ile 2024 Sezonunu Değerlendirdi

TÜRSAB Boğaziçi BTK'nın TZL SUITES Otel’de düzenlediği etkinlikte seyahat acentaları, 2024 sezonunu değerlendirdi ve 2025 turizm beklentilerini ele aldı. Etkinliğe TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya da katıldı.

Doğa Tutkunları OutdoorFest’te Buluşuyor

21-22 Eylül tarihlerinde Nefes Orman’da düzenlenecek OutdoorFest, offroad, binicilik, enduro gibi etkinliklerle doğa ve macera tutkunlarına nefes kesici bir deneyim sunacak.

İzmir'de Genç Kemankeşler ve Yazarlar İftarda Buluştu

TYB İzmir Şubesi, geleneksel okçuluk sporuyla ilgilenen gençleri ve şehrin önemli isimlerini iftar sofrasında bir araya getirdi.

Sancakkale Savunması'nın 112. Yılı Anma Programı Düzenleniyor

Sancakkale Dayanışma Grubu, tarihi savunma yapısının tanıtılması ve korunması için 10 Mart'ta anma programı düzenliyor.

370 Yıllık Sancakkale'nin Yasaklı Tarihi ve 10 Mart Anma Töreni

İzmir'in 370 yıllık Sancakkale kalesi, 111 yıldır saklanan savunma gerçeği ve halka kapalı tutulması protesto ediliyor.

Anadolu İrfanı ve Kimlik Sınavı

Celal Karatüre’nin “Hacılar İlahisi” çıkışı üzerinden; Anadolu irfanı, Hoca Yesevi geleneği ve kimlik mücadelesi sosyolojik açıdan yeniden tartışılıyor.

Toplumsal Yara Roman Oldu

Toplumun kanayan yarası kadın cinayetlerini polisiye kurguyla anlatan “Züleyha / Yarıda Kalan Hayatlar”, Ankara’daki ilk imza gününde okurlarla buluştu; Yazar Şerafettin Yıldız, romanın vicdanlara dokunmasını amaçladığını söyledi.

8. Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği için Başvurular 20 Şubat'ta Sona Eriyor

Gaziantep'te düzenlenecek şenlikte öğrenciler projelerini sergileyecek, başvurular için son tarih 20 Şubat 2026.

Eflatun Saygılı KYK Yurdu'nda İnsan ve Düşünceyi Anlattı

Türkiye Yazarlar Birliği üyesi Eflatun Saygılı, KYK Ege Kız Yurdu'nda öğrencilerle insanın içgüdüleri ve huzuru üzerine söyleşi gerçekleştirdi.

Travma ve Bağımlılık Semineri Öğretmenlerle Buluştu

Prof. Dr. Erdinç Öztürk'ün katılımıyla düzenlenen seminerde, travmanın aile ve birey üzerindeki etkileri ile bağımlılığın psikolojik temelleri ele alındı.

Bahçeşehir Semt Polikliniği Yeniden Açıldı

HABER / ERCAN KUTLU - Başakşehir’de uzun süredir kapalı olan Bahçeşehir Semt Polikliniği yeniden hizmete açıldı. Mahalle sakinleri gelişmeyi memnuniyetle karşılarken göz doktoru atanması da bekleniyor.

Göz Kapağı Estetiğinde Yeni Trend: Doku Koruyucu Teknikler

Prof. Dr. Ahmet Karacalar, göz kapağı estetiğinde 'fazla dokuyu çıkarma' yerine 'hacim koruyucu' tekniklerin öne çıktığını açıkladı.

Ramazan Sofralarında Balık Önerisi

MEDYA90 HABER MERKEZİ - Türkiye Deniz Canlıları Müzesi Kurucusu Balıkçı Kenan Balcı, Ramazan ayında iftar sofralarında haftada en az iki kez balık tüketilmesi gerektiğini söyledi.

Çene Tedavisinde 20 Dakikalık Yeni Dönem

ERCAN KUTLU / MEDYA90 - Uzm. Dt. Ömer Pirinç’in geliştirdiği minimal invaziv yaklaşımlar; çene eklem ağrıları, horlama ve bazı konuşma problemlerinde kısa sürede uygulanan fonksiyonel tedavi seçenekleri sunuyor.

Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer ile Aşkın Bilimi ve Sosyolojisi

Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer, aşk acısının biyolojik ve toplumsal kökenlerini açıklıyor.

Veteriner Mustafa Büke Açıkladı: Kedilerde Gizli Susuzluk

Bahçekent Veteriner Kliniği’nin deneyimli ismi Veteriner Mustafa Büke, kış aylarında kediler ve köpeklerde görülen sessiz susuzluk tehlikesine karşı hayati uyarılarda bulundu.

“Genç Girişimci Zahra’dan Bahçekent’e Çikolata Keyfi”

RÖPORTAJ / ERCAN KUTLU - Bahçekent’te ilk kez açılan çikolata mağazası, özel günler ve sağlıklı yaşam için tatlı bir buluşma noktası oldu.

Çaya Geldik Etkinliği 654 Ada’da Gönülleri Fethetti

HABER: / Ercan KUTLU - Başakşehir Belediyesi’nin geleneksel “Çaya Geldik” etkinliği 654 Ada’da yoğun ilgi gördü. Komşuluk bağı güçlendi, çocuklar eğlendi, belediyeye teşekkür mesajları yağdı.

Hevi Zana Sami 3 Yıl Üst Üste Okul Birincisi Oldu

Bahçekent’te yaşayan Orhan Sami’nin kızı Hevi Zana Sami, 3 yıl üst üste okul birincisi olarak plaketle ödüllendirildi. Başarı hikâyesi ilham veriyor!

Matbaa ve Baskıda Uygun Fiyatlı Çözüm: Bahçekent Copy ve Baskı Merkezi

HABER / ERCAN KUTLU - Bahçekent’in kuruluşundan bu yana hizmet veren Bahçekent Copy ve Baskı Merkezi matbaa, tabela, promosyon ve kurumsal baskılarda kalitenin adresi olmaya devam ediyor.

Bahçekent 654 Ada Örnek Site Oldu: Yeni Yönetim Takdir Topluyor

ÖZEL HABER / MEDYA90 - Yeni yönetimiyle dikkat çeken Bahçekent 654 Ada Sitesi, tecrübeli isimler Volkan Sarıca ve Kadir Kaya öncülüğünde site sakinlerinden tam not alıyor.

Bahçekent’in Yeni Lezzet Durağı: Meşhur Ömer Aybak Adıyaman Çiğköftecisi Açıldı!

Bahçekent’te açılan Meşhur Ömer Aybak Adıyaman Çiğköftecisi, %40 indirimli kampanyası ve lezzet dolu menüsüyle çiğköfte severlerin yeni gözdesi oldu. Tostlarıyla da fark yaratıyor!

Bahçekent Paşa Döner’le Şenlendi: Kalite, Lezzet ve Güler Yüz Bir Arada!

Bahçekent, Paşa Döner’le ilk kez kaliteli dönerle tanıştı. Esnaf, ev hanımları ve öğrenciler memnun; işletmeci Yaşar Yıldırım “Bu mahalleye hizmet etmek gurur verici” diyor.

Niğde'de Ramazan Bereketi Mahalle Sofralarında Yaşanacak

Niğde Belediyesi, Ramazan'da Gönül Sofraları ve Muhabbet Çadırları ile hemşehrileri buluşturuyor.

Urla Esnaf Odası Seçiminde Tarafsızlık Tartışması

Belediye başkanı ve ilçe başkanının mevcut adaya açık desteği, esnaf seçimlerinde tarafsızlık ilkesini gündeme taşıdı.

Eyüpsultan'da Sevgi Etkinlikleri: Emekliler Lokali'nde Oyuncak Atölyesi

Eyüpsultan Belediyesi, Şubat ayı boyunca sürecek Sevgi Etkinlikleri kapsamında Emekliler Lokali'nde geleneksel Eyüp oyuncakları atölyesi düzenledi.

Anadolu Selçuklu Hastaneleri Yozgat’ta “Ocakbaşı Sohbetleri”nde Ele Alındı

Yozgat’ta “Anadolu Selçuklu Hastaneleri ve Darüşşifa Uygulamaları” Konuşuldu

2025 AİLE YILI’NA NİĞDE BELEDİYESİ’NDEN BÜYÜK DESTEK!

Niğde Belediyesi, toplumun temel taşı olan aile yapısını güçlendirmek ve gençlerin geleceğe daha sağlam temeller üzerine inşa edilmesini sağlamak amacıyla önemli bir adım attı.

"Niğde Tiyatro Festivali Kapalı Gişe Coşkusu: Sanatseverler Buluştu!"

Niğde Belediyesi’nin düzenlediği 2. Tiyatro Festivali, 15-22 Şubat 2025 tarihleri arasında gerçekleşti. Sekiz farklı oyunun kapalı gişe sahnelendiği festivalde, 4000 sanatsever Niğde Belediyesi Kültür Merkezi’nde sanatla buluştu.

Niğde Belediyesi Zabıta Ekipleri 438 İş Yerini Denetledi: Halk Sağlığı Önceliğimiz

Niğde Belediyesi Zabıta ekipleri, yılbaşından bu yana 438 iş yerini denetledi. Hijyen, gıda güvenliği ve fiyat kontrolü yapılarak halk sağlığının korunması hedefleniyor.

1

MEB, Ana Sınıfından Liseye Ramazan Etkinlikleri Başlattı

2

2025 Yılı İçin Ticari Kazanç Vergi Rehberi Yayımlandı

3

Ramazan Sofralarında Balık Önerisi

4

Beylikdüzü'nde Ramazan Sanat ve Kültürle Kutlanacak

5

Muharrem Yıldız'dan Berat Kandili mesajı: Birlik ve arınma vurgusu

6

Gürbüz Süleymanoğlu Berat Kandili'nde arınma ve kardeşlik mesajı verdi

7

Togay Çoban'dan Berat Kandili mesajı: Af ve kardeşlik vurgusu

false
11.9° / 6.3°

YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.