Yeni Doçentlik Kriterlerinin Değerlendirilmesi Çağrı Metni
Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 15.06.2023 tarihli 10 sayılı oturumunda alınan 2023.10.183 sayılı karar gereği doçentlik başvuru şartlarında değişikliğine gidildi. (Karara ulaşmak için linki tıklayınız)
Bu karara istinaden Üniversiteler Arası Kurul (ÜAK) doçentlik başvuru şartlarına ilişkin değişikliklerini konu alan bir duyuru yayınladı (9.08.2023) (Duyuru için linki tıklayınız)
Maarif Platformu Yüksek Öğretim Kurumu’nun doçentlik kriterleri ile bu tamimi üzerine bir çalıştay tertip ederek konunun uzmanlarını bir araya getirdi. Doçentlik kriterleri yanında üniversitelerin asıl ve kök sorunları da masaya yatırıldı. Platform bildirisinde değişen doçentlik kriterleri değerlendirilmekle birlikte daha sonra yayınlanacak olan bilimsel raporda ise kapsamlı bir “üniversite reformuna” dair esasların etraflıca ele alınacağı ve çözüm önerilerinin kamuoyuyla paylaşılacaktır.
Çağrıya katkıda bulunan akademisyenler: Doç. Dr. Adnan Fatih Kocamaz, Prof. Dr. Ahmet Kavlak, Prof. Dr. Ahmet Koyun, Prof. Dr. Bayram Özer, Yazar D. Mehmet Doğan, Doç. Dr. Gürkan Ergen, eğitimci iş adamı Maksut Konyar, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ali Gündoğdu, Prof. Dr. Osman Çakmak, PhD Ömer Hatunoğlu, Prof. Dr. Ömer Özyılmaz, Doç. Dr. Said Ceyhan, Prof. Dr. Tahsin Görgün, Dr. Ünal Akyüz, Prof. Dr. Yunus Çengel, Prof. Dr. Zekai Şen
Yeni Doçentlik Kriterlerinin Değerlendirilmesi Çağrı Metni’nin indirmek için tıklayınız.
Özet Değerlendirme
Çağrıda Türkiye’nin bilim ve araştırma potansiyeline dikkat çekildi. Türkiye Yüzyılı’na Üniversite Reformu ile girilmesi vurgusu yapıldı.
Son yıllardaki savunma sanayimizdeki hızlı gelişmeler, aslında ülkemizde büyük bir bilim potansiyeli olduğunu göstermektedir. Eğer üniversitelerin yönelmesi gereken öncelikli alanlar, uzun vadeli hedefler doğrultusunda tayin edilir ve bu konuda bağlayıcı hükümler getirilirse hem endüstriyel sahalarda hem de kültürel ve ekonomik alanlarda bilime ve inovasyona dayalı kalkınma dönemi başlatılabilir.
Fikir, sanat ve bilim hayatının içini dolduran, geleceğimizin umudu olan bilim insanları ve akademisyenler, ülkemizde yeteri kadar ilgi görmüyorsa kaynağı iyi araştırılmalıdır. Köklü bir bilim geçmişine sahip olan ülkemiz, eğer kendi eğitim, bilim ve üniversite modelini oluşturabilirse; önce gönül coğrafyamızda, sonra da dünyada eğitim ve bilimde bir merkezi haline gelebilir; eğitim model ve araçlarının ihracatçısı halini alabilir. Türkiye böyle tarihî ve kültürel birikimi ile geçmişte kendi değerleriyle insanlığı kucakladığı aslî misyonuna, yüzyıllar boyu verdiği karşılıksız hizmet rolüne tekrar çağrılmaktadır. Sadece İslam âlemi ve Afrika’dan değil, Balkanlardan ve dünyanın pek çok yerinden, hatta uzak kıtalardan bile gördüğü büyük teveccühün arkasında bu çağrı yer almaktadır. Dolayısıyla “Türkiye Yüzyılı” sadece ülkemiz için değil, tüm insanlığın kurtarılmasına ve bu tarihî role bir çağrı anlamına gelmektedir. Türkiye bu rolün hakkını ancak, çağımızın gücü bilim, araştırma ve bilimsel düşünceyi merkeze alarak verebilir.
Doktora Eğitiminin Yok Sayılması
Çağrıda doçentlik kriterlerini kamu oyunda tartışırken, doçentlik kriterlerinin de ötesinde, problemin kaynağı olan 12 Eylül askerî darbesinin bir ürünü olan mevcut YÖK yasasına dikkatler çekildi.
Türkiye’de plansız Yüksek Öğretim, üniversitelerin toplumdan kopukluğu; bilim ve araştırmada topluma öncü hale gelememesi hep tartışıldı. Son zamanlarda ise diplomalı işsizliğin tavan yapması ve mesleki eğitimden kaçış konusu ile her önüne gelenin mezun olduğu yapısı ile üniversite eğitimi tekrar gündemde. Bu çağrıda üniversitelerin aslî görev ve hedeflerinin ne olduğu sorusu tekrar gündeme getirildi.
Çağrıda ortaya konan kriterlerle adeta doktora çalışmaları yok sayılmaktadır. Bu süreç içerisinde bu çalışmaların önemsizleşmesi sonucunu doğuracaktır. Doktor Öğretim üyesi ve Profesörlük unvanları kuruma bağlı rutin bir süreç iken, Doçentlik unvanına bu kadar vurgu yapılmasının anlaşılır bir tarafı yoktur. Bu yüzden akademik merdivende doçentlik en kritik basamak halini almaktadır. Bu yüzden de birçok akademisyen için doçentlik süreci adeta bir travmaya dönüşmektedir.
Doçentlik de diğer akademik unvanlar gibi, kurum tarafından verilmesi gereken ve sadece verilen kurumda geçerli olacak unvan olmalıdır aslında. Üniversiteler kendi kriterlerini kendileri koymalı ve açıkça ilan etmelidir. Bir kurumda doçent olan başka bir kurumda (üniversite) Profesör olarak atanabilmeli, yada tersi olabilmelidir.
İlgili husus çağrıda şu şekilde yer almaktadır:
Yeni doçentlik kriterleri “Doktora çalışmalarının bir an önce tamamlanıp, doktora çalışmaları sonrasına odaklanmayı zımnen salık vermektedir. Çünkü doktora sonrası çalışmalar, uluslararası onaya sunulan yayın şartına bağlıdır. Bu ise ülkemizde yapılan lisansüstü tezlerin kalitesizliğinin peşinen kabulü ve ileride de tamamen önemsiz bir aşamaymış gibi algılanmasının ilk adımı olacaktır. Zaten eğitimdeki kalite, ilkokuldan başlayarak ülkemizde her zaman bir adım ileriye ertelenmektedir. Şimdi de bu yeni kriterlerle doktora önemini yitirerek, kalite doçentliğe kadar ertelenmiş olacaktır. Kaliteyi erteleme sorununun en temel sonucu bir önceki aşamanın değerini yitirmesidir. Burada yapılması gereken maarif meselesine bütüncül bir bakışla yaklaşıp sorunu, genel resmi görerek çözme yoluna gitmek ve kaliteyi ertelemek yerine lisans, hatta daha önceki eğitim aşamalarına doğru öne çekmeye çalışmaktır.
Gerek lisans eğitimindeki kaliteyi yükseltmek ve gerekse ülke biliminde ilerleme sağlamanın en önemli ayağı, doktora eğitimini daha kaliteli hale getirmektir. Doçentlikte kaliteyi yakalamak elbette önemlidir, ancak bir öğretim elemanının yetişmesinde doçentlik çok geç bir zaman dilimidir. Başta ülkemizin sonra da tüm insanlığın sorunlarına çözüm üretecek kendi milli önceliklerimize uygun bir müfredatla çok erken başlayacak bir süreç yönetimi ile maarif meselesi ele alınmalıdır.”
Yurt Dışı Yayın Şartı ve Kitap Yayını
Raporda Yurt dışı yayın şartı da masaya yatırılmış olup, ülkemiz biliminin Batıya teslimiyetçi yapıdan kurtarılması ve her şeyden önce kendi kavramlarımıza ve kendi referans sistemlerine bağlı ve kendi ülkemize hizmet eden müfredatımızı üreterek işe başlanması istendi: Çağrıda konu özetle şu şekilde ele alınmaktadır: İkinci bir konu ise, öğretim üyelerinin ürettikleri yayınların, yurtiçinde yayınlanmasından ziyade yurtdışında yayınlatılmaya çalışılması da ayrı bir sorun teşkil etmektedir. Böylece yurtiçi yayınların kalitesiz olduğu zımnen ifade edilmiş olmaktadır. Ya da yurtiçindeki bilim insanlarının yetkinliklerine güvenilmeyip yurtdışından bir onay bekleniyor anlamı çıkmaktadır. Her iki durum kendi bilim insanımıza güvensizliğin ve kendini aşağılamanın ifadesi olmaktadır.
Bilimde ve eğitimde kendi referans sistemlerimiz yerine başka ülkelerin referans sistemlerine bağlı kalmamız bu bakış açısının en temel sorunudur. Milli çıkarlarımızı ve dini-milli-kültürel bakış açılarımızı yansıtan yayınların, taraflı ve ön koşullu bir dünya görüşüne sahip yabancı dergilerde yayınlanması şartından vazgeçilmelidir: Çünkü üniversite bir milletin kendi şuurunu keşif ve inkişaf ettirdiği vasatın adıdır. Dolayısı ile her milletin üniversitesi, -uluslararası kabul edilebilecek bazı standartları da gözetmekle birlikte– kendine has özellikler taşımak zorundadır. Yabancı dergilerde yayın yapmak zorunda kalan sosyal bilimci öğretim üyelerimiz sırf kriter uygunluğu için millî ve dinî duruşlarından taviz vermeye zorlanmaktadır. Bu sorunun çözümü dünya standartlarında yayın yapan dergilerin ihdas edilmesi ve var olanların kalitesinin artırılması, ayrıca buralarda dünya standartlarında nitelikli yayın yapılmasının esas alınmasıdır. Esas olan yayın ve bilgi üretme konusundaki edilgen durumdan ve pozisyondan çıkıp etkin pozisyona yükselmektir.
Bu bağlamda doçent adaylarından beklenen kriterler içinde Türkçe kitap yazımının önemsizleştirilmesi veya birtakım indekslerin onayına sunulmasının kabul edilebilir bir yönü yoktur. Bu noktada ÜAK (YÖK) Türkçe bilimsel kitap yayınını teşvik etmekle Türkçenin bilim dili olması yolundaki engelleri de bertaraf etmiş olacak hem de Türk akademisyenlerini yabancı yayınevlerine muhtaç olma pozisyonundan kurtaracaktır. Türkçe kitap yayını, birtakım standartlar ve denetim mekanizmalarının ihdasıyla yerli yayınevlerinin de kendi standartlarını artırmalarına vesile olacaktır.
Toplumsal Fayda
Çağrıda yeni kriterlerin, üniversitelerin içe kapanıklığına ve toplumun gerçek sorunlarından kopuk oluşuna bir çözüm getirmediği vurgulanmakta; bu kriterlerin üniversiteleri akademisyenlerin önlerine konan kriterleri aşmak için çabaladıkları birtakım unvanların verildiği “site”ler haline dönüştüreceği tehlikesine dikkat çekildi. Son olarak çağrıda şunlar vurgulandı:
“Bilim insanlarına verilecek değer topluma hizmeti, ürettiği projeler, sorunlara bulduğu çözümler ve yaptığı yenilikler ölçüsünde olmalıdır. Bunun için de tüm tez ve projeler firmaların ve şirketlerin, kurumların ve devletin sorunları ile ilgili hale gelmelidir. Böylece raflarda kalan tez ve proje çalışmaları yapma devri sona erecek ve bilimle kalkınma devrinin önü açılacaktır. Doçentlik kriterlerine bu maddenin alanlara göre uygun şekilde eklenmesi, akademide kaliteyi artıracaktır. Doçentlik kriterlerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi için bahsedilen hususlar, genişletilerek ve buralardan beslenilerek yükseköğretim tekrar şekillendirilmelidir. Özellikle doktora öncesi ve sonrası süreçlerin tamamının doktora aşamasına kuvvet vermesi esas olmalıdır. Birtakım kriterlerin değiştirilmesi, ağırlaştırılması veya sayısal skorlar üzerinde oynama yapılması meselenin özüne temas etmemek, hatta bu meselenin ikinci plana itilmesi anlamına gelir. Maarif bir bütündür, bu bütünü bozan ve önceki eğitim süreçlerini anlamsızlaştıran tüm uygulamalardan uzak durulmalıdır.”
Yeni Doçentlik Kriterlerinin Değerlendirilmesi Çağrı Metni’nin indirmek için tıklayınız.
Kaynak: Medya90
Netanyahu Öldü mü? İsrail’de Yönetim Boşluğu İddiası
Gazeteci Ayşegül Akyüz Yahşi’nin araştırması, İsrail-İran gerilimi sırasında Netanyahu’nun akıbetine dair soru işaretlerini ve İsrail yönetiminde olası bir “yönetim boşluğu” ihtimalini gündeme taşıdı.
Devrim Muhafızları’ndan Netanyahu İçin “Ebedi Karanlık” İması
AYŞEGÜL AKYÜZ YAHŞİ - İran Devrim Muhafızları’na yakın medya organları, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun akıbetinin belirsiz olduğu iddiasını yeniden gündeme taşıdı. İsrail yönetimi ise bu iddiaları kesin bir dille reddediyor.
Türkiye Savaşa Girecek mi? Kritik Senaryo
HABER ANALİZ / ERCAN KUTLU - ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş bölgeyi sararken gözler Ankara’ya çevrildi. Türkiye dengeli politika sayesinde şimdilik dışında, ancak riskler büyüyor.
Epstein Dosyası Yeniden Gündemde: Küresel Ahlâk Tartışması
HABER MERKEZİ - Epstein soruşturmasına dair belgelerin yeniden gündeme gelmesi, küresel güç ilişkileri, şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Erdoğan, Riyad'da Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suudi Arabistan ziyaretinde ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeler ele alındı.
Osmangazi Meydanı'nda Ramazan etkinlikleri coşkuyla sürüyor
Cahit Kaşıkçılar'ın kukla gösterisi ve Türk Sanat Müziği dinletisiyle Bursalılar manevi bir akşam yaşadı.
Karatay'da iftar ve teravih buluşmaları
Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, iftar ve teravih programlarında vatandaşlarla bir araya geldi.
Jandarma 27 ilde silah operasyonu: 259 gözaltı
Jandarma Genel Komutanlığı'nın 27 ilde düzenlediği operasyonda 1 kaçak silah imalathanesi bulundu, 259 şüpheli gözaltına alındı.
Bursa Emniyeti'nde Ramazan iftarında birlik mesajı
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü, teşkilat mensupları için iftar programı düzenledi. Kadir Gökce'nin himayesindeki buluşmada, dayanışma ve hizmet kararlılığı vurgulandı.
AKSAÇLILAR Başkanı Ahmet BEREKET'ten Ramazan Mesajı
AKSAÇLILAR Genel Başkanı Ahmet BEREKET, Ramazan'ın rahmet, bereket ve kardeşlik ayı olduğunu vurguladı.
AKSAÇLILAR Başkanı Bereket'ten FETÖ Uyarısı: Çok Dikkatli Olmalıyız
Ahmet Bereket, FETÖ'nün yeniden yapılanma çabalarına karşı devleti ve milleti uyardı, mücadelenin gevşetilmemesi gerektiğini vurguladı.
AKSAÇLILAR Başkanı'ndan Yalova'daki bebekli kavga tepkisi
Ahmet Bereket, 14 aylık İkra bebeğin yaralandığı olayı toplum vicdanını yaralayan kabul edilemez bir şiddet olarak nitelendirdi.
İYİ Partili Doğan'dan İzmir Körfezi ve Yerel Yönetimlere Sert Eleştiriler
İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İzmir Körfezi kirliliğinde yerel yönetimleri eleştirdi ve İzmit modelinin uygulanmasını istedi.
Deprem Yıl Dönümünde Şehitler Anıldı, Dayanışma Vurgusu Yapıldı
Kahramanmaraş depreminin yıl dönümünde Sultanbeyli'de anma programı düzenlendi, film gösterimi ve konuşmalarla acılar hafızalarda tazelendi.
Ahmet Bereket: Uyuyan Hücre ve FETÖ Tehdidine Karşı Mücadele Sürmeli
AKSAÇLILAR Genel Başkanı Ahmet Bereket, uyuyan hücreler ve FETÖ terör örgütüyle mücadelenin tavizsiz sürdürülmesi gerektiğini açıkladı.
Başkan Zeyrek Turizm Fuarı’nın açılışına katıldı
18. TTI İzmir Uluslararası Turizm Fuar ve Kongresi’ ile ‘TTI Health 2. Sağlık Turizmi Fuarı’ düzenlenen törenle açıldı. Turizm sektöründen birçok katılımının bir araya geldiği fuara Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Z
Hafta Sonu Kahvaltısı İçin Biyer'e Uğramaya Ne Dersiniz?
Çan’dan Çanakkale’ye gelirken uğramanız gereken leziz bir mekan. Özkan'ın misafirperverliği ve kırmızı etin çeşitliliğiyle damak tadınıza hitap edecek.
Çanakkale Turistlerin Yeni Gözdesi Mi?
Çanakkale, doğası ve tarihi dokusuyla son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin yeni gözdesi oldu. Şehir, yılın dört mevsimi ziyaretçi akınına uğruyor.
2025'te Nereye Tatile Gideceğiz? Resmi Tatil Günleri ve Öneriler
2025 yılı resmi tatil günleri ve tatil önerileri ile yeni yıla hazır olun.
Yunanistan'da Türkler İçin Oturum İzni Kolaylığı
Yunanistan, Türk vatandaşlarına cazip fiyatlarla gayrimenkul satın alıp oturma izni alma fırsatı sunuyor. Yeni projelerle bu imkan genişletiliyor.
İzmir'de Genç Kemankeşler ve Yazarlar İftarda Buluştu
TYB İzmir Şubesi, geleneksel okçuluk sporuyla ilgilenen gençleri ve şehrin önemli isimlerini iftar sofrasında bir araya getirdi.
Sancakkale Savunması'nın 112. Yılı Anma Programı Düzenleniyor
Sancakkale Dayanışma Grubu, tarihi savunma yapısının tanıtılması ve korunması için 10 Mart'ta anma programı düzenliyor.
370 Yıllık Sancakkale'nin Yasaklı Tarihi ve 10 Mart Anma Töreni
İzmir'in 370 yıllık Sancakkale kalesi, 111 yıldır saklanan savunma gerçeği ve halka kapalı tutulması protesto ediliyor.
Anadolu İrfanı ve Kimlik Sınavı
Celal Karatüre’nin “Hacılar İlahisi” çıkışı üzerinden; Anadolu irfanı, Hoca Yesevi geleneği ve kimlik mücadelesi sosyolojik açıdan yeniden tartışılıyor.
Toplumsal Yara Roman Oldu
Toplumun kanayan yarası kadın cinayetlerini polisiye kurguyla anlatan “Züleyha / Yarıda Kalan Hayatlar”, Ankara’daki ilk imza gününde okurlarla buluştu; Yazar Şerafettin Yıldız, romanın vicdanlara dokunmasını amaçladığını söyledi.
Travma ve Bağımlılık Semineri Öğretmenlerle Buluştu
Prof. Dr. Erdinç Öztürk'ün katılımıyla düzenlenen seminerde, travmanın aile ve birey üzerindeki etkileri ile bağımlılığın psikolojik temelleri ele alındı.
Bahçeşehir Semt Polikliniği Yeniden Açıldı
HABER / ERCAN KUTLU - Başakşehir’de uzun süredir kapalı olan Bahçeşehir Semt Polikliniği yeniden hizmete açıldı. Mahalle sakinleri gelişmeyi memnuniyetle karşılarken göz doktoru atanması da bekleniyor.
Göz Kapağı Estetiğinde Yeni Trend: Doku Koruyucu Teknikler
Prof. Dr. Ahmet Karacalar, göz kapağı estetiğinde 'fazla dokuyu çıkarma' yerine 'hacim koruyucu' tekniklerin öne çıktığını açıkladı.
Ramazan Sofralarında Balık Önerisi
MEDYA90 HABER MERKEZİ - Türkiye Deniz Canlıları Müzesi Kurucusu Balıkçı Kenan Balcı, Ramazan ayında iftar sofralarında haftada en az iki kez balık tüketilmesi gerektiğini söyledi.
Çene Tedavisinde 20 Dakikalık Yeni Dönem
ERCAN KUTLU / MEDYA90 - Uzm. Dt. Ömer Pirinç’in geliştirdiği minimal invaziv yaklaşımlar; çene eklem ağrıları, horlama ve bazı konuşma problemlerinde kısa sürede uygulanan fonksiyonel tedavi seçenekleri sunuyor.
“Genç Girişimci Zahra’dan Bahçekent’e Çikolata Keyfi”
RÖPORTAJ / ERCAN KUTLU - Bahçekent’te ilk kez açılan çikolata mağazası, özel günler ve sağlıklı yaşam için tatlı bir buluşma noktası oldu.
Çaya Geldik Etkinliği 654 Ada’da Gönülleri Fethetti
HABER: / Ercan KUTLU - Başakşehir Belediyesi’nin geleneksel “Çaya Geldik” etkinliği 654 Ada’da yoğun ilgi gördü. Komşuluk bağı güçlendi, çocuklar eğlendi, belediyeye teşekkür mesajları yağdı.
Hevi Zana Sami 3 Yıl Üst Üste Okul Birincisi Oldu
Bahçekent’te yaşayan Orhan Sami’nin kızı Hevi Zana Sami, 3 yıl üst üste okul birincisi olarak plaketle ödüllendirildi. Başarı hikâyesi ilham veriyor!
Matbaa ve Baskıda Uygun Fiyatlı Çözüm: Bahçekent Copy ve Baskı Merkezi
HABER / ERCAN KUTLU - Bahçekent’in kuruluşundan bu yana hizmet veren Bahçekent Copy ve Baskı Merkezi matbaa, tabela, promosyon ve kurumsal baskılarda kalitenin adresi olmaya devam ediyor.
Bahçekent 654 Ada Örnek Site Oldu: Yeni Yönetim Takdir Topluyor
ÖZEL HABER / MEDYA90 - Yeni yönetimiyle dikkat çeken Bahçekent 654 Ada Sitesi, tecrübeli isimler Volkan Sarıca ve Kadir Kaya öncülüğünde site sakinlerinden tam not alıyor.
Niğde'de Ramazan Bereketi Mahalle Sofralarında Yaşanacak
Niğde Belediyesi, Ramazan'da Gönül Sofraları ve Muhabbet Çadırları ile hemşehrileri buluşturuyor.
Urla Esnaf Odası Seçiminde Tarafsızlık Tartışması
Belediye başkanı ve ilçe başkanının mevcut adaya açık desteği, esnaf seçimlerinde tarafsızlık ilkesini gündeme taşıdı.
Eyüpsultan'da Sevgi Etkinlikleri: Emekliler Lokali'nde Oyuncak Atölyesi
Eyüpsultan Belediyesi, Şubat ayı boyunca sürecek Sevgi Etkinlikleri kapsamında Emekliler Lokali'nde geleneksel Eyüp oyuncakları atölyesi düzenledi.
Anadolu Selçuklu Hastaneleri Yozgat’ta “Ocakbaşı Sohbetleri”nde Ele Alındı
Yozgat’ta “Anadolu Selçuklu Hastaneleri ve Darüşşifa Uygulamaları” Konuşuldu
2025 AİLE YILI’NA NİĞDE BELEDİYESİ’NDEN BÜYÜK DESTEK!
Niğde Belediyesi, toplumun temel taşı olan aile yapısını güçlendirmek ve gençlerin geleceğe daha sağlam temeller üzerine inşa edilmesini sağlamak amacıyla önemli bir adım attı.



