• BIST 100

    11064,85%0,37
  • DOLAR

    33,03% 0,65
  • EURO

    35,95% 0,40
  • GRAM ALTIN

    2559,28% 0,40
  • Ç. ALTIN

    4095,92% 0,61

Mustafa Altınsoy


Anadolu Öğretmen Liseleri Yeniden Açılmalı

Eğitimin fiziki donanım, teknoloji, öğrenci ve öğretmen gibi birçok bileşeni vardır ama en önemli ve vazgeçilmez birleşeni öğretmendir.


Peygamber mesleği öğretmenlik, insanlık tarihi kadar eski bir meslektir. Öğretmenler toplumun gizli kahramanlarıdır. Cumhurbaşkanı, vali, imam, sanatçı, esnaf, doktor, hâkim… her kademedeki bireyi yetiştiren, toplumun hamurunu yoğuran öğretmenlerdir. Daha önce öğretmen yetiştirme üzerine yazdığım bir makalede konunun önemi vurgulanmıştım. (1)

Öğretmenlik mesleği bu kadar önemli olduğu halde ülkemizde öğretmen yetiştirme şansa bırakılmıştır. Üniversite adayı istediği bölümü tutturamazsa bari öğretmenlik okuyayım diye tercih yapabiliyor ya da alan dışı başka fakültelerde okuyup öğretmenlik yapanlar var. Hal böyle olunca, öğretmenlik mesleğine hazırlayan kurumların dizaynı da çok önem arz etmektedir. O nedenle bu makalemde geçmişte eğitim fakültelerine de kaynaklık teşkil eden, bu fakültelerinin ilk basamağı olarak çok önemli bir görev ifa etmiş olan, Anadolu öğretmen liselerini ele almaya çalışacağım.

Öğretmen Okulları, öğretmen yetiştirmek üzere ilk defa 16 Mart 1848’de Darülmuallimin adıyla kurulmuştur. 1940 yılında Hasan Ali Yücel’in Maarif Vekâleti zamanında çıkarılan bir kanunla demiryolu güzergâhına yakın noktalara Öğretmen Okulları yapılarak köy çocuklarına okumada fırsat eşitliği sağlanması amaçlanmıştır. 1958-59 senesinde 52 Öğretmen Okulunda okuyan 19 bin öğrencinin %75’i köy çocuğudur. Öğretmen Okulları, ülkenin uzak bir köşesinde kaybolup gidecek binlerce yeteneğin; şair, yazar, sanatçı, bilim insanı olarak insanlığa kazandırıldığı eğitim yuvaları olarak önemli bir toplumsal görevi yerine getirmiştir. (2)

Öğretmen okulları yıllar içerisinde isimleri ve çeşitliliği değiştirilmiş, ülkemizin gözbebeği olarak kaliteli insan yetiştirmeye devam etmiştir. Daha lisedeyken ben öğretmen olacağım idealiyle öğretmenlik mesleğine yönlendiren bu okullarımız bakanların, akademisyenlerin, zeki köy çocuklarının yetiştirildiği sosyal eşitliğin sembolü olmuştur. 1976 yılında Eğitim Enstitüleri açılana kadar öğretmen yetiştirmeye devam etmiş, en son Anadolu öğretmen liseleri adıyla eğitim fakültelerine kaynak teşkil eden en önemli liselerimiz olmuştur.

Öğretmen Okulları Neden Kapatıldı?

Öğretmen Okullarının devamı olarak 176 yıllık maziye sahip Anadolu öğretmen liseleri, ülke genelinde eğitim ve sosyal faaliyetlerde gösterdikleri başarılarla gözde eğitim haline gelmişti. Çok başarılı öğrenciler yetiştiren, hatta Fen Liseleriyle yarışan Anadolu Öğretmen Liseleri, 2014 yılında Nabi Avcı’nın bakanlığı döneminde hangi gerekçelerle niçin kapatıldı? Tam olarak bilmiyoruz ve doğru bir cevapta bulamıyoruz.

“Bu okullar fen lisesi ayarında okullar olduğu ve Fetö’nün okullarına öğrenci akışını engellediği için kapatıldı.” diye söylenenler doğru mudur? Yoksa “cambaza bak cambaza” anlayışıyla işi Fetö’ye atıp gerçek kapatılma sebebi; meslek liseleri üzerine oynanan oyunlarda olduğu gibi, Anadolu çocuklarının başarılarının ve öğretmen olmasının önünü kesmek miydi?

Ayrıca “Bu okullardan mezun olanların yarısı eğitim fakültelerini tercih etmiyor” diye bir algı oluşturularak bu okulların kapatıldığı söyleniyor. İmam hatip liselerine giden herkes ilahiyat fakültesini mi tercih ediyor? Baştan öğretmenliği isteyen ve sevenlerin eğitim fakültesini seçmesi daha iyi değil mi?

“1848’den beri binlerce öğretmen yetiştiren bugün 176. kuruluşunu idrak ettiğimiz bu ulu çınarı, mazisi şanla şerefle dolu bu irfan yuvası okullarımızı 2014 yılında niye kapattık? Sekiz yıl genel müdürlüğünü yaptığım Anadolu Öğretmen Liseleri, ülkemizin en zeki ve çalışkan öğrencilerini yüksek puanla alıyordu. Özellikle büyük bir kısmına yatılı öğrenci alan bu okullarımız, deneyimli idareci ve öğretmen kadrosuyla mazisine yakışır bir eğitim yuvasıydı. Öğrenciler için de bir aile yuvası ve bir baba ocağı gibiydi. Bu okullarımızın Genel Müdürlüğünü sekiz yıl yapmak bana nasip olmuştu. Ben emekli olduktan sonra da maalesef kapatılmıştır. Dünyanın birçok ülkesinde üç yüz yıllık, beş yüz yıllık eğitim kurumları tedrisatlarına hem de tarihi binalarında devam ederken Öğretmen Okulları yeniden açılmalı” (3)

Öğretmen okulları ile ilgili yukarıdaki konuşmayı yaparak özlemle bahseden duayen eğitimci ve yönetici Ömer Balıbey, bu okulların kapatılmasının arkasındaki esas gerekçeyi herhalde biliyordur.

Eğitimde niye başarılı olamıyoruz? diye kendimizi sorguladığımız bu günlerde öğretmen yetiştirme programı için ortaokuldan hemen sonra planlama yapılmalıdır.

Öğretmen adayı alırken baştan seçici olmak gerekiyor. Nasıl sınırlarımızı korumak ve güvenlik stratejileri için, polis, asker alırken dikkat ettiğimiz kadar eğitimin en önemli bileşeni olan öğretmen alımına ve öğretmen yetiştirme konusuna dikkat edilmesi gerekiyor.

Bu nedenle öğretmen yetiştirme için; devlet yetkilileri, ülkenin kültürel savunması, güvenlik ve beka meselesi gibi millî, yerli, stratejik politika olarak düşünülmeli, konu sadece Milli Eğitim’e nezaret eden Bakanlara bırakılmayarak uzun vadeli perspektiflerle planlamalar yapılmalıdır. Çünkü Türkiye’deki Millî Eğitim Bakanlıklarının Bakanlıkta kalma süreleri genelde uzun vadeli olmuyor. Bakanlar icraat yapmak isteseler bile buna vakitleri olmadığı gibi köklü değişiklikler yapmak isteyen Bakanlar protokole ve eleştirilere boğularak fırsat verilmiyor. Gelen Bakanlar öncelikle devletin yaptığı yerli ve milli politikalarının uygulanmasına nezaret etmelidir.

“Ben öğretmen olacağım” diyerek mesleğe başlayan Anadolu Öğretmen Liselerinin sudan gerekçelerle kapatılması eğitim-öğretime vurulmuş en büyük darbedir.

Bunun için Eğitim fakültelerine kaynak teşkil eden Anadolu öğretmen liseleri yeniden bilinçli olarak dizayn edilerek açılmalıdır. Bu okullarımız eskiden olduğu gibi belirli bölgelerde ve yatılı olarak yeniden ihya edilmelidir. Buradaki öğrenciler misyon ve vizyon sahibi, daha lisedeyken kalkınmanın yolunun eğitimden geçtiğinin bilincinde, gelecek için ideali, isteği, hedefi olan öğretmen adayı gençler olarak hazırlanarak yetiştirilmelidir. Hatta ülkemizin geleceği için bırakın liseyi daha anaokulunda çocuklarımıza öğretmen olma ideali aşılanmalıdır.
 

Yazarın Diğer Yazıları


31.9° / 23.8°

YAZARLAR