• BIST 100

    15750,07%-2,31
  • DOLAR

    43,98% 0,06
  • EURO

    51,06% -0,01
  • GRAM ALTIN

    7317,11% 1,58
  • Ç. ALTIN

    11848,56% 0,00

DR. VEHBI KARA


Zenginligin Degismez Kaideleri ve Çalisma Hayati


Zenginligin üç temel yolu vardir. Bunlar ziraat, ticaret ve profesyonel mesleklerdir. Profesyonel mesleklerden kasit doktorluk, mühendislik, avukatlik, marangozluk gibi belirli bir sanat ve meslekte uzmanlasmayi gerektiren islerdir.

Fakat Osmanli devletinden aldigimiz kötü bir miras ile insanlarimiz memurlugu geçim kaynagi ve zenginlesme araci olarak görmektedir. Halkimizin büyük bir çogunlugu maiset için devlet kapisina göz dikmekte ve memur olmak için çaba sarf etmektedir. Iste bu nedenle ülke ekonomisi istenildigi gibi hizli bir sekilde gelisip güçlenememektedir.

Eger memurluk geçimden ziyade vatana hizmet ve büyük ideallerle yapilirsa o takdirde anlamlidir ve saygi duyulan bir meslektir. Yok eger “aç kalmayayim, kimseye karsi muhtaç ve perisan olmayayim!” denilerek yapiliyorsa çok büyük bir yanlislik ve mantik hatasi yapildigi anlasilabilir.

Ayrica bu tutum acizlikten baska bir sey degildir. Zira memur olan insanlar kisa bir müddet sonunda aldiklari maas ve ücret yetmedigi için esini çalismaya zorlamaktadir. Bunun sonucunda da evliliklerin neredeyse yariya yakin bir bölümü bosanma ile sonuçlanmaktadir.

Devletimiz sayisi milyonlarla ifade edilen çalisanlar yüzünden çok hantal bir duruma gelmistir. Memurlar vatandaslara hizmet etmesi için maas alirken önemli bir kismi “ne yapsam da vatandasin isini zorlastirip engel olsam” mantigi ile hareket etmektedir. Hepimiz devlet dairelerinde kirk dereden su getirten memurlar ile çok karsilasmisizdir. Bu ise yaramayan memurlar yerine rüsvet almayan bilgisayarlar ise alinsa çok daha yararli olacaktir. Bu nedenle detaylara girmiyorum.

Dedim ya! Osmanli’nin kötü mirasi olan bu memurluk hevesi çok ileri seviyelere varmistir. Örnegin bir vatandasimiz kizini evlendirecegi zaman memur birisini tercih edecek kadar sakat bir mantikla hareket etmektedir. Örnegin daha isini yeni kurmaya çalisan bir esnafa veya serbest meslek çalisanina kiz vermek yerine fabrikada isçi olarak çalisan veya memurluk yapan birisini tercih etmektedir.

Memur ile evlenen kadinlar da eger ailesi ekonomik yönden yardim etmiyor ise esleri tarafindan çalisma hayatina katilmaya zorlanmaktadir. Is hayatina atilan kadinlari ise yüzlerce sevimsiz ve kötü bir çalisma ortami beklemektedir. Çocuklarina ve kocasina hizmet etmek yerine hiç tanimadigi ve sevmedigi insanlarin yaninda köle gibi çalismak kadinlik onuruna aykiri bir durumdur.

Çünkü kadina en çok yakisan meslek; anneliktir. Dünyanin en kutsal meslegidir. Fabrika mamulleri yerine kâinatin en degerli varligi olan insan yetistirmektedir. Bir çocugun saygi ve sevgiyi annesinden baska daha iyi ögrenecegi hiçbir ögretmen yoktur.  “Cennet analarin ayagi altindadir” diyen Hazreti Peygamber Aleyhissalatü vesselam, kadinlarin çalisma hayati yerine anne olarak yuvasinda kalmasini tavsiye etmektedir.

Elbette Islam dininde kadinlara çalisma yasagi yoktur. Hazreti Hatice annemiz kervan sahibi zengin bir kadindi. Muhammedül Emin’e (ASM) kervanlarini emanet etmis büyük paralar kazanmisti.

Bununla birlikte bir erkegin evli oldugu kadini çalisma hayatina girmeye zorlamasi Islam dininde yasaklanmistir. Evin geçim yani maiseti erkegin üzerindedir. Kadin isterse çalisir isterse çalismaz. Bunun için kocasinin onu zorlamasi çok çirkin bir durumdur.

Kocasinin vefat etmesi veya saglik sorunu nedeni ile çalismak zorunda kalan kadinlarin durumu ayridir. Bu durumda olan kadinlarin çocuklarinin geçimini saglamak için çalisma hayatina girmesi saygi duyulacak bir durum olup kimsenin itiraz etmeye hakki olamaz.

Uzun lafin kisasi: “Bir kadinin rahat ve mutlulugu yuvasindadir”. Zira kadina gösterilen sayginin en önemli sebebi yaratilistan gelen güzellikleridir. Günahtan kaçinmak; kadinin en cazip ve erkege güzel gelen tarafidir. Ister çalissin isterse çalismasin iffetsiz bir kadin ne kadar güzel olursa olsun erkeklerin saygi ve sevgisini kazanamaz, güzel görünemez. Daima asagilanip hakarete ugrayacaktir. Bu nedenle hayâsini muhafaza ettigi ölçüde kadin; güzel, degerli ve saygindir.

Çalisma konusunda erkekler ile kadinlar arasinda çok büyük farklar vardir. Özellikle aile içerisinde çok güzel bir isbirligi vardir. Erkekler disarida zor ve pis islerde çalisirken kadinlar ev islerinde çalisirlar. Bir kadinin annelik kadar zevkle yapabilecegi daha güzel baska bir is yoktur.   

Erkekler fiziksel olarak kadinlardan daha güçlü olarak yaratilmislardir. Kadinlarin fizigi daha narin buna mukabil sefkat duygusu çok güçlüdür. Bu nedenle toplumun çekirdegi olan ailelerde çalisma konusunda bir is bölümü yapilmistir. Normalde erkekler para kazanip ailenin geçimini saglarken kadinlar onlardan daha fazla evde çalisip çocuklari büyütmekte ve aile ekonomisini ayakta tutmaktadir. Yüzyillarca süren bu gelenek son yüzyilda ne yazik ki degismistir.

Günümüzde tüketim toplumu meydana getirmek için adeta bütün insanlik ücretli köle haline getirilmek istenmistir. Ailenin ortadan kalkmasina yol açacak sekilde kadinlarin çalisma hayatina atilmasi tesvik edilmektedir. Öyle ki bunun bir tuzak oldugu dahi anlasilamamistir.

Yillar önce bazi yazarlarin “Iki Gelir Tuzagi” yani “The Two Income Trap” kitabini tercüme ederek kadinlari çalisma hayatina sokmanin ne derece tehlikeli olmaya çalistigini anlatmaya çalismistim. Fakat bu gayretlerim hala görünmezlikten gelinmistir. Fakat yine tekrar anlatayim:

Vahsi kapitalistler tüketim ekonomisi yolu ile kadinlari çalisma hayatinin agir, pis ve kirli islerine sokup ev hanimligini kötülemislerdir. Isin daha kötüsü üniversiteler, devlet ve kapitalist toplumun ileri gelenleri el birligi ile kadinlari yuvasindan çikarmak için büyük çabalar harcamis ve halen de devam etmektedirler.

 

Ilginçtir ülkemizin ihtiyaç duydugu çok önemli saglik ve kalkinma projelerine tek kurus destek vermeyen Avrupa Birligi kuruluslari; kadinlari çalisma hayatina sokmak için milyonlarca dolarlik fonlari devreye sokmaktadirlar.

Yapilan sadece bu kadarla kalsaydi iyiydi. Bu kurum ve kuruluslar ev hanimligini da degersizlestirmek için her türlü çirkin propagandayi da yapmaya basladilar.

Ev hanimligini küçültmek, bu kurumlarin yaptigi bir psikolojik savas taktigidir. Kültürel olarak her çesit eylem yapilmaktadir. Bu savas ayni zamanda uzun vadeli ve stratejiktir.

Bu tuzaga karsilik olarak ev hanimlari islerini, dünyanin en iyi meslegi gibi görmelidir. Nasil evdeki kiyafetle disaridaki kiyafetler farklidir; ayni sekilde ev haniminin da farkli rollere bürünmesi ve talip olmasi gereklidir.

Islam emir ve hükümlerini yok sayan feminizm, kadinin özgürlesmesini evden çikip is hayatina atilmasi gibi absürt bir mantiga baglamistir. Bunun sonucunda da ev hanimligi meslek olarak degersizlestirilmeye çalisilmaktadir.

Ev hanimlarinin bu konuma gelmesinin ana nedeni modernizmin getirdigi tezlerdir. Kapitalist sistemde insanin “üretim yaptigi kadar degerli” oldugu, safsatasini gelistirmistir. “Kadin çalisirsa özgürdür, üretime katilmalidir” tarzindaki düsünceler ev hanimligini degersiz görmektedir.

Ev hanimligi ve çocuk yetistirmek; is olarak benimsenmemistir. Modernizm, çalismayi; ögretmenlik, mühendislik veya sekreterlik yaparak üretime katilmak olarak görmüstür. Bu nedenle degisen anlayislar sonucunda kadinin özgürlesmesinin çalismayla esdeger oldugu anlayisi ön plana çikmistir.

Ev hanimligi isinin böyle bir durumda vazgeçilmesi gerektigi ve ev hanimlarinin “evinde oturup hiçbir ise yaramayan” bireyler olarak görüldügü bir büyük yalan ortaya atilmistir. Öncelikle “çalisan kadin” sözünü dogru anlamamiz gerekiyor. Eger yogurdunuzu, peynirinizi, kislik konservenizi kendiniz yapiyorsaniz; siz zaten çalisan bir kadinsiniz. Çocugunu yetistiren, onlarin okullarini takip eden, evinin alisverisini yapip yemegini pisiren bir kadin da zaten çalisan bir kadindir, emek vermekte ve is üretmektedir.

Bu konuda yine bir ABD ailesinden örnek vermek istiyorum. Zira en güzel çalismalar Bati ülkelerinde yapilmaktadir. Çünkü çalisma hayatinin en aci ve üzücü yönlerini Batili kadinlar daha çok yasamaktadir.

Iste, Steven ve Glory üç yillik evlidir ve bu çiftin ogullari Esra dogduktan sonra anne Glory isinden ayrilmistir. Artik tüm vaktini çocugunun bakimina ayirmaktadir. Yakin bir zamanda karisinin ne kadar özverili davrandigiyla ilgili bir yazi yayinlayan Steven, karisinin emeklerini asla karsilayamayacagini söyleyerek aslinda bizdeki deyimi ile “yuvayi disi kusun yaptigini” söylemektedir. Internetteki yazisinda söyle demektedir:

“Esim her gün evde kalip oglumuzla ilgileniyor. Bezini degistiriyor, onu besliyor, onunla oynuyor, onu uyutuyor ve sikintili oldugunda onu rahatlatiyor. Bunlar sadece yaptiklarinin minimum ifadesi. Tabi ki oglumuza bakiyor olmak ebeveyn olmanin dogal bir sonucu ama ayni zamanda bu durum ciddi bir miktar paranin elimizde kalmasi demek”

Amerikali Steven, karisinin evde yaptigi tüm islerin bir yillik parasal karsiligini su sekilde hesaplamis: Tam zamanli çalisan bir dadinin yillik ücreti 36.660 $, evin temizlenme masrafi (yillik) 5.200$, kisisel asçinin yillik ücreti 12.480$, faturalar ve bütçe ile ilgili yardimci olan bir finans asistaninin yillik ücreti 3.900$, kisisel alisveris elemaninin yillik ücreti 13.520$, profesyonel davetlerde size eslik edecek bir asistanin bir yillik masrafi 900$, yillik çamasir servisi ücreti 1.300$. Toplamda 73.960 dolarlik bir yillik paradan bahseden Steven, bunu karsilayamayacagini itiraf ediyor ve diyor ki:

“Tabi ki çocugumuzun bakimin disinda kendi harcamalarimiz da oluyor ve karim kendisi için alisveris yaptiginda kendini suçlu hissettiginde çok utaniyorum. Aslinda hak ettigi çok çok daha fazlasidir. Karim beni seviyor, oglumuzu seviyor, ailemizi seviyor ve yaptigi her seyi sevgisiyle yapiyor. Bunu biliyorum ve onu ne kadar takdir ettigimi herkesin bilmesini istiyorum”

Steven, aile içinde annenin rolünü parasal analiz yaparak belirtmeye çalismis. Aslinda ailenin devaminda ve güçlü kalmasinda annenin o kadar büyük bir etkisi vardir ki atalarimiz “yuvayi disi kus yapar” derken bosuna bu sözü söylememislerdir.

Çocuklarin saglam karakterli olmasindan tutun da sefkat ve merhamet duygularinin yerlesmesi açisindan annenin rolü kelimelerle anlatilamayacak kadar büyüktür. Kres ve anaokullarinda merhamet görmeyen bir çocugun sefkatli olmasini beklemek mümkün müdür?

Iste bunun gibi ev hanimi olmanin önemini yillar önce gören Amerikali kadinlar kitaplar yazip bunu halka anlatmaya çalismislar. Konu ile ilgili olarak “Iki Gelir Tuzagi” isimli eseri ile meshur olmus Elisabeth Warren ve Suzanne Venker isimli yazarlar bundan tam 15 yil önce kitaplar yazmislar. Moda dergilerini kaçirmayip haftalik tercümesini yaparak yayinlayacak kadar gelismis basinimiz ve akademik camia nedense bundan zerre kadar haberleri yoktur.

Amerikali kadinlarin bu çalismalarinin binden biri ülkemizde maalesef yapilmiyor.

Prof. Dr. Elizabeth Warren, kadinlarin çalisma hayatina atilmasi ile birlikte ortaya çikan sorunlari yillar boyu süren çalisma ve analizleri ile ortaya koymus hatta “Iki gelir Tuzagi” isimli eseri ile meshur olmustur. Yale Üniversitesinde Profesör iken onun bu konudaki çalismalarindan dolayi Demokratlar, siyasete atilmasi için çaba sarf etmisler nihayet senatör olarak parti politikalarinda öncü roller vermislerdir. Su anda Biden hükümetinde önemli görevler üstlenmistir.

Suzanne Venker ise yine ayni isimle yayinladigi kitabinda daha kapsamli ve genis analizler yaparak kadinlarin çalisma hayatina atilmasini, bir tuzak olarak ele almistir. ABD’nin çesitli eyaletlerinde seminerler vererek Amerikan kadinlari üzerinde oynanan oyunlari bosa çikarmaya çalisan bu kadinlari destekleyen devlet kurumlari ve birçok Amerikali sivil kurulus vardir.

Fakat ülkemizde bu fikirleri ele alip söylemek cesaret ister. Kimse bu konuyu inceleyemez. Zira sadece medya degil devlet dahi acimasiz vahsi kapitalistlerin isgali altina alinmistir. Durmadan ev hanimlarini asagilamakla mesgul bu zavalli insanlari uyandirmak için bu yazilarin çok büyük önemi vardir. Uzunluguna bakip haksizlik yapmayiniz, vesselam…

Dr. Vehbi Kara

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.