• BIST 100

    16088,00%-1,23
  • DOLAR

    44,16% 0,22
  • EURO

    50,49% -0,78
  • GRAM ALTIN

    7134,90% -0,98
  • Ç. ALTIN

    11685,77% -0,65

DR. VEHBI KARA


Ekonomik Krizin Çözümü Israf Etmemekte Yatiyor


Günümüzün en önemli sorunlarindan bir tanesi maiset yani geçim sikintisidir. Bunun çözümü ise çok basittir.  Hatta bir kelime ile özetleyebiliriz.  Elimizdeki mallari israf etmemektir.

Ister aile olsun ister devlet olsun israf edip müsrif olursa bütçe daima açik verir. Ailenin veya devletin nüfusu artikça gelir gider dengesi daha da büyür ve sonunda iflas kaçinilmaz olur. Ailelerde bosanma ve ayriliklar devlette ise ekonomik kriz ve gelir dagilimindaki adaletsizlikler hayati yasanmaz hale getirir. 

Ayette  “Kulü vesrebü vela tüsrifu” yani “yiyin için fakat israf etmeyin (Araf Suresi, 31)” emri vardir. Yedigimizde, giydigimizde lükse kaçmaz isek israf etmemis oluruz. Iste ailenin ve toplumun en önemli gelir kaynagi budur; israf etmemek.

Istanbul Fatih’te bir cami vardir. Ismi de nedir bilir misiniz? Sanki Yedim Camii. Bir zat, cani bir sey yemek istediginde “sanki yedim” demis parasini tasarruf etmis. Bu durum böyle devam etmis bir de bakmis ki bir cami yapacak kadar para birikmis. Iste sana kaynak. Adamcagiz tasarruf ettigi paralarla bir camiyi yiyebilirdi, fakat yemedi…

ABD’de Demokrat Partinin Baskan adayi olan Senatör Elizabeth Warren, kizi ile birlikte bir kitap yaziyor. Kitabin adi “The Two-Income Trap” yani “Iki Gelir Tuzagi”. Bu kitap ile meshur oluyor. Harvard’dan mezun olmus ve Yale Üniversitesinde de hocalik yapmis bu kadincagiz yillarca ABD toplumu üzerinde çalisiyor ve yaptigi analizler sonucunda su sonuca ulasiyor;

Tüketim ekonomisi ve kadinlarin yuvalarindan uzaklastirilmasi tam bir batakliktir. Kadinlarin çalisma hayatina atilmasi ile birlikte aile facialari çig gibi büyüyor…

Tercümesini yaptigim bu kitapta su hususlar göze çarpiyor: ABD toplumunda 1970’li yillarda çogunlukla sadece bir kisi çalisiyorken yillik ortalama gelir 40 bin dolar civarinda imis. 2000’li yillarda ise büyük oranda kadinlar çalisma hayatina atilmis ve iki gelir elde edilerek ailenin ortalama geliri 70 bin dolara yükselmis. Bu sefer de geçim sikintisi baslamis. Sadece geçim sikintisi olsa neyse, bosanmalar çok fazla artmis. Sonuç tam bir facia aslinda. 2008 Yilinda “Mortgage Krizi” adi verilen ve sadece ABD ekonomisi degil bütün dünyayi alt üst eden krizin sebebi de iste bu olay. Yani iki gelir tuzagidir.

Ne kadar basit olarak anlatsam da bazilari için bu konu hala anlasilabilir degildir. Zira gelirin neredeyse iki kati artiyor fakat iflas ediyorsun. Bu nasil olur?

Cevabi basit; çünkü israf yüzünden bu problem ortaya çikiyor. Eskiden yani tek bir kisi çalisirken evde annelik yapan kadinlar israftan kaçiniyorlardi. Hatta tasarruf edip daha iyi eve tasinma ve daha iyi sartlarda yasama imkâni buluyorlardi.

Lakin kadin çalisma hayatina girince her sey alt üst oluyor. Bir kere; kres, giyim-kusam ve yiyecek masraflari asiri derecede yükseliyor. Hiç tanimadigin insanlara çocugunu teslim ediyorsun. Anne sefkati olmayinca sevgisiz saygisiz bir çocuk yetisiyor.

Çocuk meselesini geçelim. Daha büyük problem, çalisan kadin kocasina saygi duymuyor. Fiziksel yapisi geregi belirli dönemlerde dinlenmeye ihtiyaci olan kadinlar sürekli çalistigi için maddi ve manevi olarak perisan oluyorlar. Maalesef birçok çalisan kadin bosanmayi çikis yolu olarak seçiyor. Arada kalan çocuklar ise anne sefkatinden mahrum ve acimasiz bir tip olarak adeta pimi çekilmis bir el bombasi gibi toplumun içine sürülüyor.

Çalisan kadinlarin giyim kusam masraflari ve ailede birlikte yemek yenilmedigi için ortaya çikan yeme içme giderleri ise son derece yükseliyor. Hâlbuki hem lezzetli hem de oldukça hesapli olarak yapilmis ev yemekleri her bakimdan çok daha iyi iken; fast-food türü yiyecekler yüzünden sagligi bozulan insanlara, obezite hastaligi bu israfin faizi olarak geri dönüyor.

Bundan baska kredi kartlari ve tüketim çilginligini körükleyen bin bir türlü sorun var. ABD’li akademisyenlerden Suzanna Venker de ayni baslikli kitabinda geçim sikintisini enine boyuna tartisip sonuçlar üretmisler. Kadinlarin çalisma hayatina katilmasi israfin en büyük nedenlerinden bir tanesidir.

Simdi Amerikalilar söyle dursun; biz gelelim ülkemizin durumuna. Benzer sorunlarla karsi karsiya degil miyiz? Evet, ayni problemler bizde de var. Bosanmalarin artmasi geçim sikintisinin agirlasmasi ülkemizde de artarak karsimiza çikiyor.

Isin kötüsü “Üreten kadinlar Türkiye Zirvesi’nde” konusma yapan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakani Derya Yanik, bu sikintinin üzerine körükle gidilecek çalismalara imza atiyor.

8 Ekim 2021 Tarihinde yaptigi konusmada kadinlarimizin isgücüne katilim oranini yüzde 34’ten yüzde 38.5 seviyesine çikarmaya çalistigini ifade etmistir. Sanki ev hanimlari çalismiyor gibi bir yanlis anlamaya sahip. Maalesef dünyada yapilan çalismalari görmezlikten geliyor.

Üniversiteler ve çalisma hayati ile ilgili diger kurumlar ise bu konuda farkli degiller. Kadinlari yuvalarindan koparmanin bir “çikmaz sokak” oldugunu bilmiyorlar. Bilakis “kadin istihdami arttirilmalidir” diye maharetmis gibi demeçler veriliyor.

Evet, yol yakinken bu yanlis hesaptan dönmek gerekir. Iste ABD toplumu ortadadir. Insanlar yillarca emek verip çalismalar, derinlemesine analizler yapmislar. Kadinlari çalisma hayatina sokmakla ekonomi büyümüyor, tasarruf edilmiyor, israfin önüne geçilmiyor. Bilakis her sorun katlanarak çig gibi büyüyor. Peki, ne yapmali?

Kadinlarimizi yuvalarina döndürmeliyiz. Kâinatin en degerli varligi olan insani yetistiren sevgili annelerimizi is hayatinin acimasiz ve pis ortamindan kurtarip toplumun çekirdegi olan aileyi güçlü kilmaliyiz. Cennet, annelerin ayagi altindadir, bunu bilmeliyiz.

Sayin Bakan, annelere tasarruf yapmalarini ögütlemelidir. Eger yapabiliyor ise ailelerinin geçiminde katki saglamak için yuvalarindan çikmadan is imkânlari bulmalidir. Anneligi ve ev hanimlarini  asagilayarak onu ve yaptigi isi küçümsemekten vaz geçmelidir. Bu sayede kadinlarin is hayatina girmek sureti ile yol açtiklari sosyal ve ahlaki sorunlarin da önüne geçmis oluruz.

Sunu unutmadan söyleyelim. Islam hayatinda kadina çalisma yasagi yoktur. Lakin kadin, çalisma hayatina girmek için zorlanamaz. Bu davranis su anda devletin ve bazi eslerin yaptigi gibi zorla dayatilamaz. Kadinlar isterlerse disarida çalisirlar, istemezlerse çalismazlar.

Islami hayat düzeninde evlenen bir kadin, maiset konusunda kocasini zorlayabilir, “git çalis para kazan” diyebilir. Lakin kocanin karisina ayni seyi söylemesine cevaz yoktur, çirkindir. Türklerin töresine de uymaz, vesselam…

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.