• BIST 100

    16088,00%-1,23
  • DOLAR

    44,16% 0,22
  • EURO

    50,49% -0,78
  • GRAM ALTIN

    7134,90% -0,98
  • Ç. ALTIN

    11685,77% -0,65

Abdülkadir Menek


HÜSNÜ BAYRAMOGLU AGABEY (VI)


Üstad Hazretlerinin üçüncü vasiyeti olan Ayasofya’nin yeniden asli vazifesine döndürülmesi konusunda da Hüsnü Bayramoglu Agabey çok büyük gayretlerde bulunmus, bizzat bir görüsmesinde kendisi de bu talebini Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan’a iletmisti. Hatta Üstad Hazretlerinin ‘Ayasofya yeniden Camii olacak. Ama ben görmeyecegim, Hüsnü görecek’’ sözü tahakkuk etmis ve Ayasofya’nin yeniden Camii olarak hizmete açilmasi için yapilan organizasyona Hüsnü Bayramoglu ve Mehmet Firinci Agabeyler davet edilmis ve bu büyük seref ve saadeti yasamislardi. 

Hüsnü Bayramoglu Agabey Ayasofya’nin Camii olarak yeniden asli vazifesine döndürülmesinin ardindan 10 Temmuz 2020 tarihinde Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan’a bir mektup yazmis ve düsünceleri asagidaki cümlelerle ifade etmisti;

Muhterem Reis-i Cumhurumuz Receb Tayyib Erdogan Beyefendiye,

Evvela: Efendimizin (asv) besareti, Fatih’in milletimize emaneti, müminlerin senelerden beri mahzunane açilmasini bekledigi, hem bu kahraman milletin ebedî bir medâr-i serefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pirlanta gibi pek büyük bir nisani ve kilinçlarinin pek büyük ve antika bir yâdigâri olan Ayasofya’yi, bes yüz sene devam eden vaziyet-i kudsiyesine çevirmek nimet-i uzmasina nail olan siz Reis-i Cumhurumuzu ve âlem-i Islam’i umum Nur talebeleri namina tebrik ediyorum.

Saniyen: Muazzez Üstadimiz Bediüzzaman Said Nursi’nin ziyaretine gelen merhum Ahmed Feyzi Efendi bazi ehadis-i serifenin Istikbal’e matuf ihbaratindan bahsettiginde Üstadimiz “söylediklerin dogru, fakat ben o müjdeleri göremeyecegim Hüsnü görecek” buyurmuslardi. Bu yirmi seneye yakindir Anadolu’da yapmis oldugunuz hizmetleriniz, Müslümanlar için yaptiklariniz, milletin huzuru, refahi ve güvenligi için gayret ve çalismalariniz her birisi ayri ayri tesekkürü icab ettirdigi gibi bütün bu hizmetlerin manen taçlanmasi manasini deruhte eden Ayasofyayi açmaniz bütün minnet ve tesekkürün fevkindedir. Allah sizlerden razi olsun diye dua ediyoruz ki tadad edilen müjdeleri görmemize vesile oldunuz ve oluyorsunuz.

Salisen: Böyle büyük bir müjdeyi görmeye vesile oldugunuz gibi ben de size büyük bir müjde veriyorum, söyle ki; Basvekil Menderes Emirdag’ina geldiginde Üstadimizla selamlasmis sonra da iki mebusunu Üstadimiza göndermisti. Üstadimiz onlar vasitasiyla Menderes’ten bir istegi de “Ayasofyanin müzahrefattan temizlenerek hakiki ve asli vaziyetine çevrilmesi” olmus ve eklemisti “eger bunu yaparsan yikilmaz kuvvet bulursun!”

Ben de bu altmis sene önce verilen müjdeyi size ilan ediyorum.

Muhterem Cumhurbaskanimiz!

Insaallah büyük kuvvet buldunuz!

Umum Nur Talebeleri Namina

Bediüzzaman Hz.’nin Hizmetkâri ve Talebesi Hüsnü Bayramoglu

Ayasofya’nin yeniden asli vazifesine döndürülmesi, bütün milletimiz tarafindan çok büyük bir sevinç ve heyecanla karsilanmistir. Bu büyük sevinci yasamak için, pandeminin bütün olumsuz sartlarina ragmen ülkemizin dört kösesinden binlerce insan buraya akin etmis, yapilan dua ve niyazlara istirak etmistir. Ayni sekilde Fatih’in bu millete bir emaneti ve Hristiyanligin Islamiyet’e devir ve tesliminin bir nisanesi olan bu mabedin Camii olarak yeniden milletin hizmetine girdigi günden bugüne kadar, Istanbul’un her kösesinden ve yurdun dört bir yanindan vatandaslarimizin buraya ziyaretleri ve burada bir vakit dahi olsa bir namaz kilmanin ask ve heyecani kesintisiz olarak devam etmektedir.  

Ayasofya’nin on yillarca süren hicranindan sonra yeniden asil vazifesine dönmesinin hemen ardindan, Hüsnü Bayramoglu Agabey umum Nur Talebelerine bir lahika nesrederek, bu büyük manevi bayrami, diger bayramlarla birlikte tebrik etmis, sevinç ve hissiyatini dile getirmisti: 

Aziz Kardeslerimiz

Fecr-i sadigin emarey-i ekberlerinden olan Feth-i Ayasofya Rabbimizin üzerine yemin ettigi Leyale-i Asere içinde, hem bir Cuma gününde hem iyd-i Said’den evvelki son Cuma’da vuku bulmasi ve Hz. Üstadimiz Bediüzzaman Said Nursi’nin hem müjdesi ve besareti olmasi hasebiyle umumi ve külli bayramlarin mukaddemesidir diye rahmet-i Ilahiyeden ümid ediyoruz. Bu münasebetle hem bu seksen küsur senelik hasret ve hicranin vuslat ve saadete inkilabi bayramini, hem âlem-i Islam’in fevkalade sürur ve sevinç bayramini, hem Reis-i Cumhurumuzun bu külli hayra mazhariyeti bayramini hem âlem-i Islam’in intibah ve ittifak bayramini ve nihayet bu sene azami sürurla istikbal edecegimiz Kurban Bayraminizi ruh u canimla tebrik ediyorum!

Cenab-i Hak ihsan ettigi bu külli nimetlere ve umumi bayramlara hakkiyla fiilen, kalen ve halen sükretmeyi nasip etsin, ta ki Rabbimiz üzerimizdeki nimetlerini ziyadelestirsin.

Bediüzzaman Said Nursi’nin Hizmetkâri ve Talebesi Hüsnü Bayramoglu

Hüsnü Bayramoglu Agabey’in yakin hizmet arkadaslarindan Dr. Mehmet Riza Demirdag, o günlerde yasanilan halet-i ruhiyeyi su cümlelerle ifade etmeye çalisiyordu:

‘’Günlerdir gecelerdir degil belki yarim asirdan beri bekliyordu Hüsnü Agabey bugünü. Fakat Sayin Cumhurbaskanimizin 10. Daire’nin kararini açiklamasinin ardindan süreci izah eden muhtesem konusmasi heyecanlari zirve yapmisti. Hiç süphesiz Ayasofya’nin müze yapildigi yilda dogan Hüsnü Bayramoglu agabey seksen senedir bekliyordu bu günü ve o açiklamayi. 

Fakat Hüsnü Agabey de herkesi sasirtan fevkalmemul bir tevekkül hali de vardi. Bu rahatligin iki istinadi oldugunu bizler de sonradan anladik. Birincisi Bediüzzaman’in kendisine verdigi müjdeler vardi. O müjdeler birer ikiser hayat buluyor, hem sahsi hayatinda hem içtimai ve siyasi hayatta tedric kanunu çerçevesinde birer birer vücut buluyordu o müjdeler. Her müjde sarta tabi elbette. O sartlar yerine geldikçe Agabeyimizin itimadi da yakini de ziyadelesiyor, hususi dairelerde vukuundan evvel bazi manalari ifade ediyordu. Onlardan birisi Ayasofya idi. Neden yüksek perdeden dillendirmiyorsunuz dedigimizde “kardesim Üstadimiz açilacak dedi, Tayyip bey bize açacagim” dedi. Iste iki istinad. Hatta bir gün bunu soran birisine “bugün dünya üstünde Ayasofya’nin açilmasini Tayyip Beyden ve benden daha ziyade isteyen yoktur!” diye cevap vermisti.  

Ve fetholdu Ayasofya ikinci kez. Istanbul’u isgal eden emperyalist kâfirlerin bile cesaret edemedigi senaet ve denaeti isleyen zalim mirasyedi yaramaz çocuklarin uydurma kanunlarinin ragmina açildi Ayasofya! Seksen alti sene sonra… Seksen alti senenin hicranini hasretini senelerce Ayasofya’ya mahzun bakanlara sormak gerek.

Ayasofya Cami-i Kebirinde 86 senenin hicranini 86 yasinda Hüsnü Agabeyi görüp aglayan yakin arkadasi eski meclis baskanimiz Ismail Kahraman’dan dinlemek lazim mesela.. Süleyman Soylu Bey Ayasofya’da bu iki çinari sohbet halinde ve sükür içinde görünce o da duygulandi ve iki büyügün omuzlarindan tutarak “Hüsnü Agabey, Ismail Kahraman Bey, ahh en çok sizin hakkiniz var burada duaya en çok size yakisacak burada secde, neler neler gördünüz Agabey, siz çilesini çektiniz, hamd olsun bu günlere” diyor, Ismail Bey ise  “Zincirler kirilsin, Ayasofya açilsin” diye haykirmadik mi?” diye mukabelede bulunuyordu. Ve sonra Hüsnü Agabeye dönüyor salavatlarla inleyen Camimizde “simdi bunu düsünür müydük!” diyordu. Su cümle var ya Türkiye’nin nereden nereye geldigini ifade ediyordu! Evet, rüyalar gerçekle bulusuyor, hayaller hakikate kalboluyor, hülyalar kendisini kaderin planina teslim ediyordu ve devrim en basta sahte ve Anadolu’ya yabanci devrimleri deviriyordu!

Ayasofya Fatihi Reis-i Cumhurumuz Tayyip Bey ise namazdan sonra ayrilirken Hüsnü Agabeyle göz göze geldiler. Ve derken yakinlasinca Hüsnü Agabey “ Kiymetli Cumhurbaskanimiz, Kiymetli Cumhurbaskanimiz, Cenab-i Hak Zat-i Ali’nizi daha nice bayramlara vesile kilsin, vatan, millet ve Islamiyet için yaptiginiz hizmetleri kabul etsin, ziyadelestirsin, kolaylastirsin, hepimizi ittihad-i Islam bayramina da kavustursun; vazifelisiniz!”

Adalet Bakanimiz Abdulhamid Bey de fevkalade samimi bir sekilde “Hüsnü Agabey elhamdulillah bayraminiz mübarek olsun!” deyince Hüsnü Agabey “sizlerin eseri bu, gayretiniz ali olsun.” diye mukabelede bulundu. Hele Diyanet Baskanimizin sevinci süruru hadsizdi. Hüsnü Agabey ile selamlasmalari ve tebrikleri hakikaten görülmege degerdi. Devlet Bey Hüsnü Agabeyden dua istiyor, kuvvet komutanlarimiz sevinçle Hüsnü Agabey ile tebriklesiyor, hele farkli farkli sehirlerden gelen vekillerimiz sanki anlasmis gibi “Agabey Üstadimiz Hüsnü görecek demis, Hüsnü görecek demis, bu ne muazzam bir keramet!” diye hem hayretlerini hem sevinçlerini ifade ediyorlardi. Istanbul bu ezanlari bir fethin gününde görmüstür bir de Ayasofya’nin seksen alti sene sonra ikinci fethinde.

Bediüzzaman’in en büyük arzularindan birisi hayat bulurken ittihad-i Islam’a giden sartlardan birisi daha ihya oluyordu.

Hiç kimse bu dev devrimi küçümsemeye kalkmasin! Müminler olarak hepimiz hem sükre, hem ubudiyete, hem gayrete daha ziyade sarilmali ve tekrar tekrar tövbe ve istigfar ile Rabbimizden üzerimizdeki nimetlerini ziyadelestirmesini istemeliyiz!

Siyrildi ufuklardan o kasvetli bulutlar;

Göklerde melekler, bu büyük bayrami kutlar.

misralarinin mütecessim oldugu tarihi güne damga vuran bir noktasi Reis Beyin Kur’an tilaveti oldugu gibi, bir diger noktasi da Diyanet Baskanimizin fethin sembolü kiliç ile hutbeye çikmasi oldu. Evet Incil'de, âhir zamanda gelecek Peygamberin (A.S.M.) vasfinda   ?????? ??????? ???? ??????? ??????????? ????????  gibi âyetler var. Yani, Hazret-i Isa (A.S.) gibi kilinçsiz degil, belki Sahibü's-seyf bir Peygamber gelecek, cihada memur olacak ve onun Sahabeleri dahi kilinçli ve cihada memur olacaklardir. O Kadîb-i Hadîd sahibi, Reis-i Âlem olacak. Çünkü Incil'in bir yerinde der: "Ben gidiyorum, tâ Âlemin Reisi (A.S.M.) gelsin." Yani, Âlemin Reisi geliyor.  (Lem'alar/37) ihbar-i gaybisinin bir numunesini de müsahede etmis oluyorduk.’’

Ayasofya’nin açilis gününde Hüsnü Bayramoglu Agabeyin, vazifesi, vefati ve kabri ile ilgili olarak anlattigi bazi hususlari, konunun birinci derede sahidi olan Mehmet Riza Demirdag’in anlatimiyla ve Hüsnü Agabey’in daimi hizmetinde bulunan Taha Tütüncü’nün sahitligiyle nakletmeye çalisayim: 

‘’Ayasofya açilis gününde Hüsnü Agabeyle kol kola camiye girdik. Fevkalade bir tezahürat oldu Hüsnü Agabeye. Vekiller, bürokratlar, bakanlar, kumandanlar Hüsnü Agabeyi istikbal ettiler. “Bediüzzaman’in müjdesini gördünüz!” diye sevinçlerini dile getiriyorlardi. Bunlara Hüsnü Agabeyin daimi hizmetinde olan Taha Tütüncü kardesim de sahittir. Sonra namaz bitip çikarken Yusuf Kaplan yaklasti konustuk. Diyanet Isleri Baskanimizla ve Genel Kurmay Baskanimizla tebriklesildi. Nihayet kapiya döndügümüzde bana “kardesim benim Üstadim bana burayi isaret etmisti, ben artik bu sene gidecegim belki. Benim vazifem bitti.” dedi. Ben de “Agabey Cenab-i Hak beni alsin size bedel diyecegim, siz kabul etmeyeceksiniz, ama benim kalbime gelen siz Ittihad-i Islam’in maddi tahakkukuna sahid olacak ve biz ayni bugün gibi beraber hür Filistin’de Mescid-i Aksa’da cuma namazi kilacagiz!” Hüsnü Agabey güldü bana “eh o da sizin vazifeniz olsun insallah. Sen gidersin benim namima da Mescid-i Aksa’da namaz kilarsin!” Aynen bu sekilde konustuk. Zaten Agabey ile 2011-2021 arasi birlikteligimizin tamaminda kabir, kabristan, vasiyet vs gibi manalari çok konusmazken, son iki ayda sürekli bunlar konusuldu. Hatta kabri için detaylar, yeri ile alakali krokiler çiziyor, bana veriyordu. Cenaze programina kadar bazi hususlari ikaz ve ihtar etmisti. Cenab-i Hak rahmet eylesin.’’

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.