Son bir yilda her sey alabildigince pahalandi.
Petrol ürünleri, elektrik, dogalgaz, odun, kömür, temel gida, giyecek kisacasi igneden iplige her seyin fiyatlari adeta uçtu.
Fahis fiyat artislarinda dolarin yükselmesinin tabii ki önemli ölçüde etkisi var.
Ama suçu sadece Dolar’a yüklemek haksizlik olur.
Dolar yüzde 30 artti ama gidada özellikle bazi kalemlerde yüzde yüzden daha fazla artis oldu.
Demek ki bu ülkede firsat bekleyen açgözlü kan emiciler çok.
Suçlu dis güçler deyin, zincir marketler deyin, araci, tefeci, açgözlü üretici falan deyin filan deyin fark etmez.
Suçluyu bulmak, cezasini vermek hükümetin görevi.
Ben isin diger boyutuna deginmek istiyorum.
Piyasadaki özellikle bir Insanin yasamasi için temel ihtiyaci olan gida ürünlerindeki fahis artis durmadan devam ederken ülkenin yükünü çeken % 75 vatandasin geliri nedense fiyat artislari ile orantili artmadi.
Onun için hükümet hiç vakit geçirmeden bir an önce gerekli çalisma baslatmali.
Ülke çapinda özellikle kamudaki israfi önlemeli (Araç, Lojman, Tören, lüks, satafat vs)
Acil haller disindaki hayati olmayan ikinci derece önemli yatirimlari geçici bir süreligine durdurulmali.
Basta Suriyeliler olmak üzere göçmenlere yapilan harcamalar kisitlanmali, niteliksiz, sanati olmayan göçmenler ülkeye alinmamali, alinanlar da mümkün ise iade edilmeli.
Ülke olarak tasarrufa her zamankinden daha fazla ihtiyacimiz var ama israfin büyügü Kamu da o yüzden tasarrufa öncelikle kamudan baslanmali.
Yapilacak tasarruftan elde edilecek gelir ile ertelenen yatirimlar için harcanacak paralar pastadan en küçük dilimi alan kesimleri desteklemede kullanilmali.
Özellikle petrol ürünleri, elektrik, dogalgaz, odun, kömür fiyatlari âdeta uçtu.
Temmuzda 6 liraya aldigimiz mazot bugün 8 lirayi geçti.
Hadi araç sahipleri neyse ama üretici, çiftçi tarlasini sürecek.
Bu fiyatlara mazot, tohum, gübre alirsa ürününü kaça satacak?
Çiftçilere mazot, tohum ve gübre destegi arttirilarak sürdürülmeli.
Köylerde yasayan ve tarimsal geliri aylik 2.000 Tl. nin altinda olan ailelere en az 1.000 Tl. destek verilmeli.
Sehirlerde, ilçelerde yasayan ve hiçbir geliri olmayan ailelere aylik en az 2.000 TL nakdi yardim ile gida ve yakacak yardimi yapilmali.
Ülkenin yükünü çeken asgari ücretliye, emekliye, memura verilen zam orani ise adeta ölme de sürün türünden.
Memura ve emekliye % 8.45, Asgari ücret zaten yerlerde sürünüyor.
Yüzde on zam yapsaniz ne olur.
Maalesef isveren yapmayacagina göre devlet yeni sözlesme olana dek geçici bir süreligine asgari ücretliye en az % 50 yani yaklasik 1.500 Tl destek vermeli.
Maasini devletten alan ve aile geliri aylik 5.000 Tl den düsük emekli ve kamu çalisanlarina % 20,
5.000-7.000 Tl. arasinda olan emekli ve kamu çalisanlarina % 15,
7.000 Tl ve üzeri geliri olanlara % 10,
10.000 Tl. den yüksek emekli ve kamu çalisanlarina da % 5 ek zam yapilmali.
Üretim yapan, çalisan istihdam eden küçük isletmeler ile küçük esnafa verilen kredi, SGK ve vergi muafiyeti artarak sürmeli.
Yapilacak kademeli ücret artisi ve diger destekler en azindan piyasalar normale dönene dek sürmeli.
Unutmayalim ki köylü, asgari ücretli, emekli ve kamu çalisaninin cebine giren her para bir süre sonra piyasaya ve devlete dönecektir.
Öyle olmadik kalemlerle, olmayacak hesaplamalar yapip, enflasyonu düsük çikartarak halkin refahini saglayip alim gücünü arttiramazsiniz.
Halkin refahini, alim gücünü cebine giren para ve düsecek enflasyon ile artirirsiniz.
KAMUDA ÜCRET REFORMU SART
Kamu’da çalisanlar arasinda korkunç bir ücret farki var.
Ayni kurumda en düsük maas ile en yüksek maas arasinda % 400’e kadar fark var.
Böyle bir ücret sistemi olamaz.
Acilen kamudaki memur maaslari Cumhurbaskanindan baslayarak asagiya dogru yeniden düzenlenmeli.
Öncelikle asgari ücret insan onuruna yakisir ve ailesi ile birlikte yasamini kimseye muhtaç olmadan idame ettirecek bir rakama çekilmeli (ki bu en az bes bin liradir).
Kamu da en yüksek maas asgari ücretin bes katini geçmemeli.
Kamu çalisanlarinin ücretlerinde taban, mevcut asgari ücretin 2 kati olmali,
tavan ücret ise asgari ücretin en fazla bes kati olmali.
Yani asgari ücret 2845 tl ise en düsük kamu çalisaninin aylik maasi 5.700 Tl.,
En Yüksek Kamu çalisaninin (ki Cumhurbaskani’dir) aylik maasi da 15.000 Tl.’yi geçmemeli.
Diger ünvanlar’in maaslari da bu aralikta aralarinda uçurum olmadan yeniden düzenlenmeli.
Madende en agir sartlarda çalisan bir asgari ücretli 2850 tl alirken, masa basinda, altinda makam arabasi olan bir Genel Müdür, bir Bakan, bir müstesar, bir Rektör 40-50 bin tl a-la-maz, almamali.
Her ikisi de ayni elektrigi, dogalgazi, suyu kullaniyor.
Markalari farkli olsa da ayçiçek yagini kullaniyor.
Ayni çayi, ayni sekeri aliyor.
Ayni havayi kokluyor. Ayni marketleri kullaniyor.
Üst tabakaya göre fiyatlar normal gelebilir.
Tabii bende 30-40 bin alsam “Her sey ates bahasi” demem.
Nasil olsa alim gücüm var. Ya dar gelirli?
Kisacasi ACILEN kamuda ücret reformu yapilmali.
Bu sayede devletin personel giderleri % 300 düsecektir.
Buradan yapilacak tasarrruf da destek paketine aktarilmali.
Su asamada bir iktidar degisikliginin ülkeye faydadan çok zarari olur.
Çünkü ülkenin en az 10-15 yil daha istikrara ihtiyaci var,
Vatandas üzerine düsen siyasi destegi vermeli ancak hükümette bir an önce gerekli tedbirleri alarak verecegi destekler ile de ülkenin fedakar insanlari alt tabakayi korumalidir.
Yoksa…isimiz de isiniz de zor.
Saglicakla..
