• BIST 100

    16023,54%2,70
  • DOLAR

    44,04% 0,02
  • EURO

    51,32% 0,04
  • GRAM ALTIN

    7364,98% 1,23
  • Ç. ALTIN

    11850,25% 0,75

Prof.Dr.Semsettin DURSUN


Yürüyenler ve sürüneneler


Hayatini insa ederken hayatina söz geçiremeyenler ve hayat irmaginda nesne olarak çer-çöp olanlar, hayatlarini sirtina alarak bu yükün altinda ezilenler, “sürünenlerdir”.

Zira pasif nesne olmanin sonucu budur.
Hayatini insa ederken, hayat irmaginda pasif nesne degil, aktif özne olabilen, sahis degil “sahsiyet” olabilenler, hayatin sirtina binerek yasama anlam katanlar ve yasama sevincini elde edenler, “yürüyenlerdir. Zira aktif özne olanlar, geçmislerini “kritik” ederek, yasadiklari anin hakkini verip buna bir anlam katarlar ve gelecekle ilgili projeksiyonlarini-planlarini dizayn ederler. Bütün bu yaptiklari ve yapmayi tasarladiklari seyleri bilirler, tanirlar ve esyanin dogasina uygun tarzda “tanimlama”yi yaparlar.

Insani hayvandan ayiran en önemli özellik, yaptigi isi tanimlamasi ve buna bir anlam katmasidir. Tavuk, yaptigi yumurtayi tanimlayamaz. Ari, yaptigi bali tanimlayamaz. Koyun, verdigi sütü tanimlayamaz. Ancak insan, tüm yaptiklarini tanimlayabildigi gibi, gelecekte yapmayi düsündügü seyleri de tanimlayabilir.
Insan hem biyolojik hem fizyolojik ve hem zihinsel yönüyle çok boyutlu bir varliktir. Bu çok boyutlu yapisiyla olaylari ve olgulari çok degiskenli fonksiyonlarla degerlendirip tanimak, tanimlamak ve hayata bir anlam katmak konumundadir.

 Bu tanima ve tanimlama çerçevesinde önce kendini tanimasi, sonra Rabbini tanimasi, daha sonra esyayi (Bütün bir varlik dünyasini) tanimasi gerekmektedir. Kendini bilen, Rabbini bilir hikmetli sözün isaret ettigi gibi, “mikro evren” hükmünde olan, biyolojik, fizyolojik ve zihinsel yapisiyla yaratilmislarin en sereflisi, en onurlusu ve en erdemlisi olan ve “ Esrefi mahlukatseklinde vasiflandirilan insan, bütün bu özelliklerinin farkinda olarak kendini bilirse, yaraticisini bilmemesi mümkün mü? Kendini bilen hem Rabbini bilir, hem haddini bilir.

Bu kadar donanimli bir varlik olan insan, varlik dünyasindaki konumu itibariyle esya karsisinda da “kadrini-kiymetini” bilir. Zira, varlik dünyasina hükmeden, onu evirip-çeviren bir yetenege sahiptir.
Yetenek”, nitelikle ilgilidir. “Yeterlilik” ise nicelikle ilgilidir. “Yetenek” verilen, “yeterlilik” ise kazanilandir. “Yeterlilik”, yetenek gerektirir. Yetenegi oldugu halde onu kullanmayanlar, o yönde gayret sarf etmeyenler, yeterliligi elde edemezler. “Yetenek” potansiyel, “yeterlilik” ise kinetiktir. Potansiyelin kinetige dönüsmesi için harekete, gayrete ihtiyaç vardir. Aksi halde verilen yetenegin, potansiyelin bir anlami olmaz.
 Potansiyel(yetenek), bir çekirdegin içinde var olan agaç gibidir. Çekirdek, uygun zaman ve mekanda uygun yöntem ve tekniklerle ihtiyaç duydugu unsurlarla desteklenerek topraga ekilir ve gerekli bakim yapilirsa, agaç olur. Aksi halde, agaci içinde barindiran çekirdek çürür gider.

Insanlar, yaratici tarafindan bahsedilen yeteneklerini kullanmazlarsa, bu yetenekler de körelir gider.
Yeteneklerini körelterek, bu evrende edilgen, pasif nesne olanlar, kendi potansiyellerinin farkinda olmayanlar, Varlik dünyasindaki konumlarinin ve sorumluluklarinin bilincinde olmayanlar, yaptiklari isten zevk almayan, haz duymayan ve o yükün altinda ezilenler, olaylari ve olgulari degerlendirirken, iyimserlikten uzak kötümser bakis açisiyla degerlendirerek ruhlari karartanlar, sürekli çevrelerine negatif enerji yayarak etrafi zehirleyenler, kuskusuz bu dünyada “yürüyenler” degil, “sürünenlerdir”.

Yeteneklerini kullanarak yeterliliklerini ispat edenler, bu evrende “söyleyecek sözü” oldugunu yaptiklariyla kanitlayanlar, Rabbini bildikleri gibi haddini ve sorumluluklarini bilenler, esya karsisinda “kadrini-kiymetini” bilenler, bu dünyaya hükmedenler, mesru dairedeki keyif, keyfime kafidir” diyenler, isini yaparken “isini yasayanlar”, “kötümserligi” degil, “iyimserligi” hayat tarzi seçerek çevrelerine sürekli pozitif enerji yayanlar, hayata anlam katanlar, pasif degil aktif, nesne degil özne olanlar ve bu evrene yol-yordam biçenler, hiç kuskusuz “yürüyenlerdir”.

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.