• BIST 100

    15601,63%-0,65
  • DOLAR

    44,07% 0,09
  • EURO

    51,30% 0,06
  • GRAM ALTIN

    7334,46% 0,81
  • Ç. ALTIN

    11762,06% 0,00

Mücahit GÜLER


Zulüm Var! (D)Uyuyor muyuz? -1-


Duyarsizlasma, ayni kosullu olayla tekrar tekrar karsilasilmasi durumunda duyussal tepkilerin azalmasi demektir. Duygularla ilgilidir ve psikolojik olarak tepkisiz kalmaktir. Psikolojik olarak tepkisiz kalmak ise korku, heyecan, öfke, nefret gibi duygularin bastaki kadar güçlü olmamasi durumudur.

Örnek olarak, bir kisi gazetede dehset-ü vahset bir haberle karsilasiyor ve buna çok üzülüyor. Ertesi gün gazetede benzer bir olayla tekrar karsilasiyor ve buna da çok üzülüyor. Bu benzer durum tekrar tekrar gerçeklesiyor ve bu tarz haberlere eskisi gibi tepki vermemeye basliyor. Dolayisiyla burada duyarsizlasma gerçeklesiyor.

Bir örnek daha verecek olursak doktor ilk ameliyatinda oldukça heyecanlaniyor. Daha sonraki süreçte ameliyatlara gire gire bir süre sonra bu heyecanlanma tepkisi azaliyor ve duyarsizlasiyor. Bahse konu olan bu iki örnekte azalan ve ortadan kalkan tepkiler(üzülme, heyecan) duyussal durum oldugu için duyarsizlasma söz konusudur. Yani duyarsizlasma olmasi için duyussal olmasi gerekir.

Duyarsizlasmayi dini sorumluluk açisindan degerlendirecek olursak, duyarsizlasmanin çesitlerini artirabiliriz. Dini sorumluluk açisindan baktigimizda; bireysel, toplumsal, devletsel ve ümmetsel duyarsizlasma ile karsi karsiya oldugumuzu söyleyebiliriz.

Bireysel açidan duyarsizlasmaya çevremizde yapilan olumsuz davranislarin ve haramlarin bireysel açidan normallesmesi ve bireylerin bundan rahatsizlik duymamalarini örnek olarak siralayabiliriz. Yasadigimiz yerlerde, yasamadigimiz ama zulüm, kan ve gözyasi haberlerinin geldigi Müslüman cografyadaki çigliklara, ahlara ne kadar ses olduk? Bu zulümler gündemimizde ne kadar yer aldi?

Toplumsal açidan duyarsizlasma iki yönlü olmaktadir. Duyarsizlasmaya bagli etkenlerden dolayi toplumun içe dönük ve disa dönük duyarsizlasmasi olarak yorumlayabiliriz. Içe dönük duyarsizlasma, sürekli kötü seyler yasanan bir toplumda insanlar, baslarina gelen kötülüklere karsi tepkisiz hale gelirler. Ortadogu’daki birçok ülkeyi buna örnek verebiliriz. Disa dönük duyarsizlasma ise, zulümlerin sürekliliginden dolayi bir toplumun basina gelenleri diger toplumlarin izlemesi ve sonraki asamalarda ise bu durumun normallesmesidir. Zulümlerin ve haramlarin sürekliligi toplumsal bir hissizlesme olmasina ve zihinlerde bunlarin normallesmesine sebep olmaktadir. Myanmar, Dogu Türkistan, Arakan ve daha nice Müslüman beldelerde yapilan zulümlere karsi toplamsal açidan vazifemizi yaptik mi, yoksa meseleyi Allah’a havale edip dünyaya mi daldik?

Devletsel duyarsizlasmaya Müslüman beldelerde yapilan zulümlere halki Müslüman olan ülkelerin, bu zulmü toprak bütünlügünün korunmasi açisindan degerlendirmelerini, zalimin zulmünü mesrulastiracak ifadelerde bulunmalarini, zalimin yaninda ve mazlumlarin karsisinda olmalarini örnek olarak verebiliriz. Hâmîlik lisân-i kâl ile degil, lisân-i hâl ile olur. Hâle yansimayan sey lafügüzaf(bos söz) olur. Ülkemizin yöneticilerinden zulme kalkan, mazluma umut, zalime keskin bir kiliç olmasini beklerken, Dogu Türkistan basta olmak üzere Myanmar, Arakan, Filistin ve daha nice beldelerde yapilan soykirimlara “toprak bütünlügü açisindan degerlendirmek” akla ziyan bir açiklama degilse, bu açiklama bütün Müslümanlara yapilan bir ihanet degil midir? Oralarda masum insanlar öldürülüyor farkinda misiniz?

Ümmetsel duyarsizlastirmaya zulümleri durdurup hakki hâkim kilmak yerine birbirlerini durdurmaya çalisip kendilerini hâkim kilmaya çalismalarini, zalimlere karsi olmak yerine birbirlerine düsmanca hareketlerde bulunmalarini, Müslümanlarin birbirlerine karsi duyarsizlasmalarini, birbirlerinden nefret etmelerini ve birbirlerinden uzak durmalarini örnek olarak verebiliriz.

Genel manada konuyu ele alinca ahvalimizin çetin oldugunu görmekteyiz. Degil bir baskasina kendimize dahi yardimci olamamaktayiz. Duyarsizlastikça duymamaya, hissetmemeye basladik. Tepki gösterilmesi gereken duygularimizin köreltildigini gösteren bir tespittir. Uyaranlara(zulümlere) karsi tepkisizlestigimizin, edilgenlestigimizin ve nesne konumuna düstügümüzün bir göstergesidir. Bu yazdiklarimiz bir durum tespitidir. Bu durumumuz bize ye’se, ümitsizlige düsürmemelidir. Tam tersine isimizin ne kadar büyük oldugunu görerek, buna uygun projeler üretmeye yani mücadeleye sevk etmelidir. Mücadelenin nasil yapilacagini da bir baska yazimizda yazmak ümidiyle selametle kalin. Rabbim bizleri ümmet suuruyla hareket edenlerden ve yaptigimiz bu duanin çizgisinde duranlardan eylesin.

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.