• BIST 100

    17132,20%0,11
  • DOLAR

    43,72% 0,19
  • EURO

    51,92% -0,02
  • GRAM ALTIN

    7075,01% 2,56
  • Ç. ALTIN

    11673,05% -0,41

Dr. Dilek BARAN


Aşkın Boyandığı Yer: Kapitalizmin Renkleri

Modern dünyada aşk, yaşanan bir bağdan çok sergilenen bir deneyime dönüştü. Kapitalizm duyguları renklendiriyor, paketliyor ve görünürlük üzerinden yeniden tanımlıyor.


Modern dünyada aşk artık yaşanan bir duygu olmaktan çok, sunulan bir deneyime dönüşmüş durumda. Hissetmekten ziyade sergilemek, bağ kurmaktan çok görünür olmak teşvik ediliyor. Kapitalist sistem aşkı yalnızca dönüştürmüyor; onu renklendiriyor, paketliyor ve vitrine koyuyor. Bugün sevme biçimlerimize baktığımızda, duyguların doğal tonlarından çok, sistemin dayattığı yapay renklerle karşılaşıyoruz.

Plastik Pembe ve Neon Moru: Piyasanın Romantizmi

Kapitalist düzende aşk, özgür bir bağ olmaktan çıkarak tüketilebilir bir ürüne dönüşür. Bunun en görünür rengi Plastik Pembedir. Sevgililer Günü reklamlarında karşımıza çıkan bu pembe; sıcaklığın değil, seri üretim romantizmin rengidir. Göz alıcıdır ama içi boştur, parlaktır ama derinliği yoktur.

Bu pembe, dijital çağda Neon Moru ile tamamlanır. Sosyal medyada sergilenen “mükemmel ilişki” imgeleri; parlak, çekici ve lüks bir hayat vaadi sunar. Ancak bu ışık yapaydır. Ekran kapandığında söner. Sosyolog Eva Illouz’un yıllar önce işaret ettiği gibi, çağımızda aşk bir bağ değil; satın alınan, tüketilen ve performansa dönüştürülen bir deneyimdir. Duygular bile piyasa mantığına göre düzenlenir.

Steril Beyaz ve Banka Mavisi: Evliliğin Dönüşümü

Bu renklendirme evlilik kurumunda daha da belirgindir. Geleneksel saflığın simgesi olan beyaz, artık Steril Beyaztır. Kusursuz düğün organizasyonlarının, pahalı gelinliklerin ve hatasız bir vitrin sunma çabasının rengidir. Samimiyet değil, statü üretir.

Bu beyazın yanına eklenen Banka Mavisi, evliliğin duygusal bir birlikten çok ekonomik bir ortaklık haline gelişini simgeler. Kredi taksitleri, ortak yatırımlar, finansal güvenlik… Zygmunt Bauman’ın altını çizdiği gibi, modern ilişkiler artık kalıcılıktan çok risk hesapları üzerinden kurulmaktadır. Evlilik bir yuva olmaktan ziyade, geleceğe yapılan kontrollü bir yatırım olarak görülür.

Teknik Gri ve Soğuk Turkuaz: Politikanın ve Ekranın Rengi

Devletlerin sunduğu sosyal politikalar da renksiz değildir. Gençleri evliliğe teşvik eden kredi ve destek paketlerinin rengi Teknik Gridir. Bu politikalar insanın duygusal dünyasına değil, istatistik tablolarına ve nüfus projeksiyonlarına hitap eder. Gri, burada bürokrasinin soğuk yüzüdür.

Soğuk Turkuaz ise flört uygulamalarının ve dijital ilişkilerin ışığıdır. Sonsuz seçenek hissi verir ama derin bağlar üretmez. Aksine, bireyi daha özgür değil, daha yalnız kılar. Filozof Byung-Chul Han’ın uyardığı gibi, modern insan seçim bolluğu içinde boğulurken, aşk giderek yüzeyselleşir ve yıpranır.

Kızıl ve Siyah: Özgür Aşkın Renkleri

Tüm bu yapay tonların karşısında anarşist düşüncenin önerdiği özgür aşk, bambaşka renkler taşır. Kızıl, tutkunun ve canlılığın rengidir; siyah ise mülkiyetin, tahakkümün ve otoritenin reddi. Bu anlayışta aşk, bir pazar nesnesi değil; iki insanın birbirine sahip olmadan kurduğu bir bağdır. Ne devlet politikalarıyla düzenlenir ne de piyasa tarafından ölçülür.

Sonuç: Gümüş Grisi Bir Dünyada Aşk Mümkün mü?

Kapitalizm, sonunda aşkı Gümüş Grisine boyar. Her şeyin bir bedeli, bir karşılığı ve bir etiketi vardır. İnsanlar birbirine “ruh” olarak değil, özgeçmiş olarak bakmaya başlar: gelir, kariyer, statü, görünüm.

Belki de asıl soru şudur:
Biz gerçekten seviyor muyuz, yoksa yalnızca doğru renkte görünmeyi mi öğreniyoruz?

Gerçek aşk, belki de sistemin sunduğu paletin dışında kalan, adı konmamış bir renktir.

Kategori: Toplum Analizi

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.