• BIST 100

    16055,61%0,34
  • DOLAR

    43,39% 0,09
  • EURO

    51,51% -0,08
  • GRAM ALTIN

    7092,86% 0,68
  • Ç. ALTIN

    11647,77% 0,00

Ercan KUTLU


Bu Rahatsızlığın Tek Nedeni Var: Türkiye Kazandı

Suriye’de dengeler değişti, hesaplar bozuldu. Türkiye sahada ve masada etkili çıktı. Asıl rahatsızlık da tam olarak burada başladı.


Bu Kadar Neden Rahatsız Oldular, Hiç Düşündünüz mü?

Bakın…
Şu son günlerde bir tuhaf hâl var ortalıkta. Yüzler asık, cümleler yarım, konular hızlıca değiştiriliyor. Eskisi gibi yüksek sesle konuşamayan, sevinemeyen bir kesim var.
Ben okuyunca, izleyince, dinleyince şunu sordum kendi kendime:
“Bu insanların morali neden bu kadar bozuk?”

Sonra tabloyu üst üste koyunca mesele netleşti.

Suriye’de yıllardır konuşulan senaryolar çöktü.
Esad gitti.
Şam’da Türkiye’yle kavga eden değil, konuşan bir yönetim ortaya çıktı.
Amerika bu yeni tabloya karşı çıkmadı, aksine destek verdi.
Daha da önemlisi, Suriye dosyasında adres olarak Ankara gösterildi.

E, bu bazılarını ciddi anlamda rahatsız etti.

Çünkü alışık oldukları hikâye buydu:
Türkiye dışlanır, masalar başka yerlerde kurulur, bölgede Türkiye’nin eli zayıflar…
Ama bu kez öyle olmadı.

Sahada da masada da denge değişti.

SDG’nin arkasındaki destek zayıfladı.
“Orada ayrı bir yapı olur” hayali iki günde buharlaştı.
Entegrasyon konuşulmaya başlandı.
Yani oyun bozuldu.

İşte tam bu noktada şu cümle devreye giriyor.
Bunu ben değil, Ahmet Hakan söylüyor ama altına imzamı rahatlıkla atarım:

“Bu işten Erdoğan’ın kârlı çıktığını düşünüyorlar ve işte buna dayanamıyorlar.”

Evet, mesele bu kadar basit.

Kimse demokrasi masalı anlatmasın.
Kimse insan hakları nutku çekmesin.
Kimse “biz başka bir şeyden rahatsızız” demesin.

Rahatsızlık şurada:
Devlet aklı kazandı.
Türkiye oyunun dışına itilmedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan masada da sahada da etkili çıktı.

Buna tahammül edemiyorlar.

O yüzden konudan kaçıyorlar.
O yüzden sinirliler.
O yüzden sürekli başka başlıklara atlıyorlar.

Aslında bu tabloyu daha önce de gördük. Türkiye hava sahasında yaşanan İHA müdahalesi sürecinde de refleks değil, plan konuşmuş; sessiz ama kararlı bir savunma aklı devreye girmişti.

Ben devletimin yanındayım.
Bunu gizleyecek hâlim yok.
Bu ülkenin sınır güvenliği, itibarı, bölgedeki ağırlığı benim için laf değil, meseledir.

Eleştiri ayrı şeydir, ama ülkenin kazancından rahatsız olmak başka bir şeydir.
İşte bu çizgi bugün çok net ortaya çıktı.

Kim ne derse desin:
Türkiye bu süreçte geri adım atmadı.
Devlet refleksi çalıştı.
Ve bazıları tam da bu yüzden uykusuz.

Okuyucuya da son olarak şunu söyleyeyim:
Bu topraklarda devlet kazandığında, millet kazanır.
Bunu hazmedemeyenler ise zaten hiçbir zaman bu hikâyenin parçası olmadı.

Kategori: Dış Politika

Siz bu süreci nasıl okuyorsunuz? Türkiye’nin sahadaki ve masadaki rolünü yorumlarda değerlendirin.

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.