• BIST 100

    16696,42%-1,65
  • DOLAR

    43,85% 0,04
  • EURO

    51,82% 0,31
  • GRAM ALTIN

    7342,32% 0,87
  • Ç. ALTIN

    11845,61% 0,03

Prof.Dr.Semsettin DURSUN


Bütüncül Düşünce: Hakikati Parçalamamak

Hakikati anlamak parçaları değil, parçalar arasındaki ilişkiyi görmektir. Bütüncül düşünce, indirgemeci yaklaşımın sınırlarını aşarak gerçeğe ulaşmayı sağlar.


Varlık dünyasını anlamanın yolu, parçaları saymak değil; parçalar arasındaki ilişkiyi kurabilmektir. Parçacı yaklaşım hakikati bölerek zayıflatır. Oysa hakikat, yalnızca sentezle görünür hale gelir.

Bir dikdörtgen prizmasını düşünelim. X, Y ve Z eksenleri ayrı ayrı uzunluğu temsil eder. İkişer ikişer ele alındığında alan ortaya çıkar. Ancak hacim, üç boyutun birlikte çarpımıyla oluşur. Uzunluk (m) ve alan (m²) bir prizmayı temsil edemez; çünkü prizmanın hakikati hacimdir (m³).

Bu örnek, düşünce dünyasında da geçerlidir: Parça bütünü temsil edemez; ancak kendisini temsil eder.

Nitekim İbrahim Kalın, Akıl ve Erdem adlı eserinde indirgemeci yaklaşımın sınırlarını şöyle vurgular: Varlığı parçacıklara ayırmak analiz için gereklidir; fakat senteze ulaşmayan analiz, hakikati vermez.

Bugün olaylara tek değişkenli fonksiyonlarla yaklaşmak; bir boyutlu düşünmek, bizi eksik hükümlere götürür. Oysa çok değişkenli, çok boyutlu analiz; ilişkileri dikkate alan 360 derecelik perspektif, gerçeğe daha yaklaştırır.

Madde planında da, canlı organizmalarda da, mana âleminde de her şey birbiriyle irtibatlıdır. Dünya yalnızca fiziki bir küre değil; varlıkların birbirleriyle bağ kurduğu bir bütünlüktür.

Hakikati arayan için asıl mesele parçayı büyütmek değil, bütünü kurabilmektir.

Kategori: Makale > Felsefe ve Düşünce

Sizce günümüz dünyasında en büyük sorun bilgi eksikliği mi, yoksa bütünlüğü kaybetmemiz mi?

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.