kendime, aileme, yakınlarıma, ülkeme ve bütün bir insanlığa ne tür katkılar yapabileceğimi düşünüp ona göre bir tavır almak durumundayım. Sahip olduğum bilgi, birikim ve potansiyelimin farkında olarak, neler yapabileceğimi planlamak, projeler üretmek, potansiyel aklımı kinetik akla dönüştürmek önceliklerim arasında olmalıdır.
Bütün bunları “ben” merkezli bencil anlayışla değil, “biz” merkezli, kuşatıcı ve kucaklayıcı bir anlayışla yapmalıyız. Sorumluluk bilinci ve adanmışlık ruhu temel dinamiklerimiz olmalı. Asıl olan kolektif bir akıl ve ortak bir irade ile geleceği inşa etmektir. Ayrılık tohumları eken itici, dışlayıcı, ötekileştirici anlayışların geleceği olmaz. Bu, ancak emperyal güçlerin işine gelir.
“Birlikten kuvvet doğar” hikmetli sözü; güç birliği, eylem birliği ve hareket birliği yapmamız gerektiğini veciz bir şekilde bizlere hatırlatmaktadır. Dünyada ırkçılık ve kabilecilik nerede varsa orada kargaşa ve kaos vardır. Ezel ve ebed nizamı İslam’ın kucaklayıcı ve birleştirici çözümüne bütün insanlık muhtaçtır.