• BIST 100

    11089,53%-0,74
  • DOLAR

    32,82% -0,21
  • EURO

    35,65% -0,59
  • GRAM ALTIN

    2537,00% 0,09
  • Ç. ALTIN

    4131,97% 0,38

Edanur ISMAIL


İnsan Adıyla Doğmuş Olmak Bizi İnsan Kılar Mı?

İnsanlar... Biz insanlar. Hep mükemmelmiş gibi ve bencilce davranan. Her şey ona bağlıymışcasına...


Bu kadar masum bir varlık mıyız belki de bir sorgulamak lazımdır. Kötü olma potansiyeli hepimizde yok mu tıpkı iyi olma potansiyelimizin olması gibi. İşte şimdi sizlere önereceğim dizi insanların değer yargılarını sorgulamasına sebep olacak cinsten. Dizinin adı: The Humans. İnsanlar ve sentetikler (yani robotlar). Sentetiklerin çoğu işinizi hallettiği bir düzen düşünün. Sabah kahvaltınız, sokakların temizliği, çöpler, arabanızın tamiri... Çoğu şeyi yapmanıza gerek kalmadığını ve kendinizi işlere yetersiz hissettiğinizi. Ve bu sentetiklerden birisi de sizin evinizde. Bakıyorsunuz tam da gözlerinin içine. Tıpkı benim gibi diyorsunuz. 

Ya gerçekten sizin gibiyse ya o da düşünüp hissedebiliyorsa. Bu şüpheden başlıyor aslında her şey. Hayal etmesi güç olsa da sizin gibiymiş zaten.  Çünkü sentetikleri yapan kişi onlardan bazılarını bilinçli olarak yapmış tıpkı bir insan gibi. Oğlunu bir kazadan sonra hayata döndürmek için yarı sentetik yarı insan olarak yapılandırmış. Karısı intihar etmiş onun anılarına sahip yeni bilinçli bir sentetik... bu şekilde bilinçli sekiz civarı sentetik. Ve bu sentetiklerin anlaşılmasının beklendiği bir dünya. Ama her zaman olduğu gibi insanların bir kısmı bu durumu olağan karşılarken bir kısmı da olağan karşılayamadı. Bazıları sentetiklerin insan gibi olduğunu acıyı ve diğer bütün duyguları hissettiğini tıpkı insanlar gibi ölebileceğini çok iyi biliyordu. 

Onların da insanlarla eşit yaşam hakkına sahip olabilmesi için mücadele ediyordu. Peki ya geride kalanlar... Onların bir makine olduklarını hissetmediklerini ve farklı olduklarını düşünüyordu. Belki de yanılıyorlardı çünkü her şeyleriyle bizden fazla insan gibiydiler. Dizinin adının neden “The Humans” olduğunu artık daha net anlıyorum çünkü mesele adının insan olması değildi ki insanî değerlere sahip olup olmadığındı. 

Evet, aslında insanı insan kılan buydu. O değerler yokken asıl yapay yani sentetik olan sendin önemli olan kanının kırmızı ya da mavi akması gözünün yeşil, turuncu ya da mor olması değildi. Kendi oluşturduğun bir canlıdan korkacak kadar acizdin ama yine de her şey benim diyebiliyordun. Sadece sen yoktun oysaki burada, bu dünyada. Burası herkesin dünyasıydı ve herkesin yaşamaya hakkı vardı. 

Bunun kararı sana ait olamazdı. Savaştın, yok ettin dağıttın her şeyi. Bu mu seni daha insan yaptı şimdi? Acımasız olmak senin her şeyi hissettiğini mi gösteriyordu bizlere. Bir canlı olabileceğini mi mesela? Bilemiyorum ama insan olmak bu değildi, olmamalıydı da. 
İnsanlık değerine layık bir yaşam sürmek dileğiyle... 
Keyifli okumalar... 
 

Yazarın Diğer Yazıları


30.6° / 24.5°

YAZARLAR