• BIST 100

    11089,53%-0,74
  • DOLAR

    32,82% -0,21
  • EURO

    35,65% -0,59
  • GRAM ALTIN

    2537,00% 0,09
  • Ç. ALTIN

    4131,97% 0,38

Adnan KALKAN


Öğrenilmiş Çaresizlik: Belirtiler, Nedenler ve Çözüm Yolları

Günümüzde, birçok insan stres, kaygı ve depresyon gibi psikolojik zorluklarla karşı karşıya kalabilmektedir.


Bu zorluklardan biri de öğrenilmiş çaresizlik olarak adlandırılan bir durumdur. Öğrenilmiş çaresizlik, bir kişinin sürekli olarak kontrolünü kaybettiğini, olayların sonucunu etkileyemeyeceğini, değiştiremeyeceğini ve herhangi bir çözüm bulma girişiminin başarısız olacağını düşündüğü bir inanç bütünüdür. Bu durum, kişinin umutsuzluk, umutsuzluk hissi ve motivasyon kaybı yaşamasına yol açabilir.

Öğrenilmiş Çaresizlik Nedir?

Öğrenilmiş çaresizlik, ilk olarak Martin Seligman tarafından 1960’larda hayvan deneyleri üzerinde yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur. Bu deneylerde, hayvanlar sürekli olarak kaçmaları gereken elektrik şoklarına maruz bırakılmış, ancak kaçma şansları olmadığı için zamanla pes etmişlerdir. Bu deneyler, insanların da benzer bir şekilde çaresizlik hissi yaşayabileceğini göstermiştir.

Öğrenilmiş çaresizlik, kişilerin bir olayın sonucunu etkileyemeyeceklerini ve kontrol edemeyeceklerini düşündükleri zaman ortaya çıkar. Kişi, başarısızlık, olumsuz bir durum veya zorlukla karşılaştığında, bu durumu geçici bir durum olarak görmek yerine, kalıcı ve genel bir inanç haline getirir. Böylece, gelecekteki benzer durumlarla karşılaştığında, kişi çözüm bulma girişimlerinden kaçınır ve umutsuzluk hisseder.

Öğrenilmiş Çaresizlik Belirtileri

Öğrenilmiş çaresizlik, kişinin davranışlarını, düşüncelerini ve duygularını olumsuz etkiler etkileyebilir.

Umutsuzluk hissi: Kişi, başarısızlık veya zorluklarla karşılaştığında, gelecekte herhangi bir başarı şansının olmadığına inanır ve umutsuzluk hissi yaşar.

Motivasyon kaybı: Öğrenilmiş çaresizlik yaşayan kişiler, hedeflere veya başarılara ulaşma konusunda motivasyonlarını kaybederler. Çünkü başarılı olma ihtimallerinin olmadığına inanırlar.

İçe kapanma: Kişi, çaresizlik hissiyle mücadele etmek için çevresinden uzaklaşabilir, sosyal etkileşimden kaçınabilir ve kendi iç dünyasına çekilebilir.

Duygusal bozukluklar: Öğrenilmiş çaresizlik, depresyon, kaygı ve düşük özsaygı gibi duygusal bozukluklara neden olabilir.

İşlevsellik kaybı: Kişi, zorlukların üstesinden gelme becerilerini kaybedebilir ve günlük yaşam aktivitelerinde işlevsellik kaybı yaşayabilir.

Öğrenilmiş Çaresizlik Sebepleri

Öğrenilmiş çaresizlik, birkaç farklı faktörün etkileşimi sonucunda ortaya çıkabilir.

Geçmiş deneyimler, tecrübeler: Kişi, geçmişte sürekli başarısızlık deneyimleri yaşadığında veya kontrolsüz durumlarla karşılaştığında öğrenilmiş çaresizlik geliştirebilir. Örneğin, sürekli olarak reddedilen bir kişi insani ilişkilerde başarısızlık yaşama eğiliminde olabilir. Her iş başvurusunda “red” alan biri bir daha başvursa da yine “red” cevabı alacağını düşünebilir. İş başvurusu bile yapmayabilir.

Sosyal öğrenme: Kişi, çevresindeki önemli figürlerden, kişilerden öğrenilmiş çaresizlik davranışlarını gözlemleyerek benimseyebilir. Örneğin, bir çocuk, anne veya babasının sürekli olarak umutsuzluk içinde olduğunu görürse, bu davranışı taklit edebilir.

Öğrenilmiş beceriksizlik: Kişi, belirli bir beceri veya yetenek konusunda yeterli deneyime sahip olmadığında ve başarı elde etme konusunda sürekli başarısızlık yaşadığında öğrenilmiş çaresizlik hissi geliştirebilir. Bu, özellikle yeni bir yetenek veya meydan okuyucu bir görevle karşılaşıldığında ortaya çıkabilir.

Öğrenilmiş Çaresizlikle Başa Çıkma Yolları

Öğrenilmiş çaresizlik hissi zorlayıcı olabilir, ancak bu durumla başa çıkmak mümkündür. Başa çıkma stratejilerinden bazılarını inceleyelim:

Farkındalık geliştirme: Öncelikle, öğrenilmiş çaresizlik düşüncelerinin farkına varmak önemlidir. Kendinizi sürekli olarak “başaramam, kontrolüm yok, daha önce de yapamadım, olmuyor” gibi düşüncelerle yakalandığınızda, farkındalık geliştirmek ve bu düşüncelerin gerçekliğini sorgulamak önemlidir.

Olumlu düşünce kalıpları geliştirme: Olumsuz ve çaresizlik hissi oluşturan düşünceleri olumlu ve yapıcı düşüncelerle değiştirmek önemlidir. Başarıya odaklanan, çözüm bulma stratejileri geliştiren ve kendine güveni artıran düşünce kalıpları oluşturmak, öğrenilmiş çaresizlik duygusunu azaltabilir.

Başarı tecrübelerini hatırlama: Kendinizi başarılı olduğunuz geçmiş deneyimleri hatırlayarak motive edebilirsiniz. Geçmişte üstesinden geldiğiniz zorlukları hatırlamak, mevcut durumu aşmanız için size güç verebilir.

Hedef belirleme ve adım adım ilerleme: Küçük hedefler belirleyerek başarıya ulaşma yolunda adım adım ilerlemek önemlidir. Büyük başarılara küçük adımlarla ulaşılır. Bu, öğrenilmiş çaresizlik hissini azaltabilir ve kendinize olan güveninizi yeniden inşa etmenize yardımcı olabilir.

Uzman Desteği: Öğrenilmiş çaresizlikle başa çıkmak için destek aramak önemlidir. Profesyonel bir terapist veya danışmanla çalışmak, duygusal desteği artırabilir ve çözüm odaklı stratejiler geliştirmenize yardımcı olabilir.

İnanç: İnanç insanı diri tutar. İnan iyi ve faydalı olan konusunda harekete geçirir, zararlı ve faydasız olanda ise fren görevi görür. İnanç umuttur, gayrettir. Öğrenilmiş çaresizliğin en önemli çözümü inançtır.

Öğrenilmiş Çaresizliğe Manevi Çözüm Ayetleri

Öğrenilmiş çaresizlik, bir kişinin yaşadığı zorluklar karşısında umutsuzluğa kapılması ve çözüm bulma konusunda kendini güçsüz hissetmesidir. Kuran-ı Kerim’de öğrenilmiş çaresizliği yenmekle ilgili pek çok ayet ve hadis bulunmaktadır. İşte bazı örnekler:

  1. Kuran-ı Kerim, Zümer Sûresi, 53. ayet: De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

Bu ayet, Allah’ın rahmetine ve bağışlamasına güvenmeyi ve umut etmeyi vurgulamaktadır. Öğrenilmiş çaresizlik yerine, Allah’ın yardımına başvurmanın önemini anlatır.

  1. Kuran-ı Kerim, İbrahim Suresi, 12. ayet: “Allah, bize yollarımızı dosdoğru göstermişken, biz ne diye O’na tevekkül etmeyelim? Bize yaptığınız eziyete elbette katlanacağız. Tevekkül edenler, yalnız Allah’a tevekkül etsinler.”

Bu ayet, Allah’ın hiç kimsenin taşıyamayacağı bir yükü yüklemediğini ifade eder. Herkesin kendi sorumluluğunu taşıdığını ve yapılan iyiliklerin kişinin kendi yararına olduğunu belirtir. Bu ayet, kişinin kendi gücüne ve kapasitesine güvenmesi gerektiğini anlatır.

Furkân sûresi (25), 58, Ölümsüz ve daima diri olan Allah’a güvenip dayan. Onu hamd ile tesbih et.

Bakara Suresi, 286. ayet: Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”

Öğrenilmiş çaresizlik başarı ve muvaffakiyetin baş düşmanıdır. Öğrenilmiş çaresizliği yenmek için umutla sürekli harekette olmak gerekir. Ümitsizliğin yerini umut alınca gayrete ram olunur. İnanç insanı diri tutar.

Adnan Kalkan
adnankalkan01@gmail.com
Twitter: @adnankalkan01
YouTube: Adnan Kalkan
instagram: adnankalkan01
Facebook: adnankalkan01

Yazarın Diğer Yazıları


30.6° / 24.5°

YAZARLAR