• BIST 100

    15601,63%-0,65
  • DOLAR

    44,01% -0,11
  • EURO

    51,14% -0,03
  • GRAM ALTIN

    7275,38% -0,35
  • Ç. ALTIN

    11762,06% -1,54

Misafir Kalemler


Ortadoğu’da Yeni Savaş: İran Krizi Nereye Gidiyor

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısı Ortadoğu’da yeni bir gerilimi başlattı. Bölgesel dengeler değişirken savaşın nereye evrileceği merak ediliyor.


Pirincin Taşları

Ortadoğu’da beklenen gelişme sonunda yaşandı. İsrail’in başlattığı ve ABD’nin destek verdiği İran saldırısı aslında sürpriz değildi. Haftalardır, hatta aylardır bu ihtimal konuşuluyordu. Körfez’e gönderilen uçak gemileri ve savaş gemileri de bunun hazırlığı olarak görülüyordu.

Üstelik diplomatik görüşmeler sürerken, tarafların bir anlaşmaya yaklaşabileceği konuşulurken ve Müslüman dünyası Ramazan ayını idrak ederken bu saldırının gerçekleşmesi, bölgedeki gerilimi daha da derinleştirdi.

Şimdi en önemli soru şu: Bu savaş kontrol altında tutulabilecek mi, yoksa daha geniş bir çatışmaya mı dönüşecek?

Hürmüz Boğazı’nın kapanması ihtimali enerji piyasalarını hemen etkiledi. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesi ve altın başta olmak üzere küresel piyasalardaki dalgalanmalar bunun ilk işaretleri oldu.

ABD Başkanı Trump ile İsrail Başbakanı Netanyahu’nun politikaları birçok çevrede sert eleştirilere neden oluyor. Bu iki liderin attığı adımların dünya barışı açısından ciddi riskler taşıdığı görüşü giderek daha fazla dile getiriliyor.

Rusya saldırıyı kınadı, ancak Ukrayna savaşı nedeniyle daha ileri bir adım atması zor görünüyor. Çin ise ekonomik gücüne rağmen askeri veya siyasi anlamda doğrudan müdahil olmaktan uzak duruyor.

Bu tablo, Ortadoğu’nun büyük güçlerin hesaplarının ortasında kaldığını bir kez daha gösteriyor.

“Ortadoğu’da yaşanan her kriz yalnızca bölgeyi değil, dünya dengelerini de yeniden şekillendiriyor.”

Bölgenin yeniden şekillendirilmeye çalışıldığı yönündeki değerlendirmeler uzun süredir dile getiriliyor. Özellikle ulus devlet yapılarının zayıflatılması ve yeni dengelerin kurulması üzerine farklı senaryolar tartışılıyor.

Son günlerde yaşanan gelişmeler de şu soruyu gündeme getiriyor: ABD ve İsrail neden İran’ı hedef aldı?

Resmî gerekçe, İran’ın nükleer programı ve bu konuda anlaşma sağlanamaması olarak açıklanıyor. Ancak bölge uzmanları bu meselenin yalnızca nükleer programla sınırlı olmadığını, Ortadoğu’daki güç dengeleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade ediyor.

İran yönetiminin kendi halkına yönelik baskıcı uygulamaları da sıkça eleştirilen bir konu. Ancak bir ülkenin iç sorunları, başka bir devletin askeri müdahalesini meşrulaştıran bir gerekçe olarak görülmemelidir.

Bir ülkenin siyasi sistemiyle ilgili değişim olacaksa, bunu en başta o ülkenin halkı kendi iradesiyle gerçekleştirmelidir.

İran’da dini lider Hamaney’in ölümü sonrası ortaya çıkan siyasi belirsizlik ise yeni bir tartışma başlattı. Yerine kimin geleceği konusunda farklı senaryolar konuşuluyor.

Öte yandan ABD Başkanı Trump’ın iç politikada yaşadığı sıkışmaların ve çeşitli iddiaların da bölgedeki gelişmelerle bağlantılı olabileceği yönünde yorumlar yapılıyor.

Ortadoğu’da yaşanan bu karmaşık tabloyu dışarıdan izleyen bizler ise çoğu zaman yalnızca uzmanların ve yorumcuların değerlendirmeleriyle gelişmeleri anlamaya çalışıyoruz.

Bugün konuşulan olası senaryolar arasında Lübnan’da Hizbullah’ın devreye girmesi, Gazze’de gerilimin artması, Körfez ülkelerinin çatışmaya dahil olması ve enerji krizinin büyümesi gibi ihtimaller yer alıyor.

Elbette temennimiz bu senaryoların gerçekleşmemesidir.

En büyük temenni, İran halkının kendi iradesiyle geleceğini belirleyebileceği bir sürecin oluşmasıdır.

Bu kolay olmayabilir. Belki de süreç daha da zorlaşacaktır.

Ancak Ortadoğu’da yaşanan her gelişme bize bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Bu coğrafyada barışın yolu, savaşlardan değil; halkların kendi iradelerinden geçer.

Kategori: Dünya & Jeopolitik

VAHAP DABAKAN

A. Vahap Dabakan Kimdir?

A. Vahap Dabakan, 1954 yılında Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Manisa’nın Turgutlu ilçesinde tamamladı. Üniversite eğitimini İzmir’de Ege Üniversitesi Gazetecilik Okulunda aldı.

Gazetecilik mesleğine 1968 yılında Turgutlu’da yayımlanan Yeni Turgutlu Gazetesinde çocuk haberleri yazarak başladı. Daha sonraki yıllarda polisiye haberler yaparak ulusal gazetelerin Turgutlu muhabirliğini üstlendi.

Üniversite yıllarında Türk Haberler Ajansı (THA) İzmir Bürosunda görev yaptı. Askerlik dönüşünde arkadaşlarıyla birlikte **İzmir Haber Ajansı (İHA)**nı kurarak gazetelere haber akışı sağladı. Daha sonra ajansın isim hakkı devredilerek bugünkü İhlas Haber Ajansı adıyla faaliyetini sürdürdü.

1977 yılında Ege Telgraf Gazetesinde hastane, polis, adliye ve savaş muhabiri olarak göreve başladı. Aynı yıl çektiği olay fotoğraflarıyla Hasan Tahsin Gazetecilik Ödülleri kazandı. Ardından Günaydın Gazetesi İzmir Bürosunda polis ve adliye muhabiri olarak çalıştı.

1979 yılında Hürriyet Gazetesi İzmir Bürosunda gece muhabiri olarak görev aldı. Terör ve polisiye olaylara ilişkin haberleri ve fotoğraflarıyla Hasan Tahsin Gazetecilik Ödülleri’ne yeniden layık görüldü.

1 Ağustos 1980 tarihinde Yeni Asır Gazetesine gece polis-adliye ve savaş muhabiri olarak transfer oldu. 1990 yılına kadar Yeni Asır Gazetesi’nde polis, adliye ve savaş muhabirliği ile gece istihbarat şefliği görevlerinde bulundu.

1990 yılında Ege Telgraf Gazetesinde Haber Müdürü olarak görev aldı. Daha sonra kamu yönetiminde çeşitli görevler üstlendi. Çiğli Belediyesi Başkan Danışmanlığı, ardından Çiğli Belediye Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. 5000 Konutluk Çiğli Kooperatifi’nin kurucu üyeleri arasında yer alarak binlerce ailenin konut sahibi olmasına katkı sağladı.

1994 yılında Menemen Asarlık Belediyesi Kurucu Belediye Başkan Yardımcılığı görevini yaklaşık 4,5 yıl yürüttü. Daha sonra yeniden gazeteciliğe dönerek Ege Telgraf Gazetesi’nde köşe yazarlığına başladı.

2009 yılında Yeni Şafak Gazetesi İzmir ve Ege Bölge Temsilciliği görevine getirildi. Ege Bölgesi’ndeki televizyon ve radyo programlarında gazetecilik ve gündem değerlendirmelerine katıldı.

Gazetecilik hayatı boyunca birçok medya kuruluşunda köşe yazıları kaleme alan Dabakan; Ege Telgraf, Egelobisi, Denizli20 Haber, Gaziantep Çağdaş Gazetesi, Mersin Nokta Gazetesi ve çeşitli haber sitelerinde yazılarına devam etmektedir.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Sürekli Basın Kartı sahibi olan Dabakan, İzmir Gazeteciler Cemiyeti üyesidir. 2023 yılında İzmir Gazeteciler Cemiyeti tarafından “Meslekte 50. Yıl Berat Ödülü” ile onurlandırılmıştır.

Sivil toplum alanında da aktif görevler üstlenen Dabakan; Birlik Vakfı İzmir Şubesi Kurucu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Üyeliği yapmış, halen Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olarak görevini sürdürmektedir. Ayrıca Anadolu Birliği Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütmektedir.

2018–2019 yıllarında Kızılay İzmir İl Yönetim Kurulu Üyeliği görevinde bulundu. Gazeteci olarak ABD’de görev alması nedeniyle bu görevinden ayrıldı. ABD’de üç yıl gazetecilik yaptıktan sonra yeniden İzmir’e dönerek mesleki çalışmalarına devam etti.

TRT İzmir Kent Radyo’da yayımlanan “Serbest Kürsü” programını bir süre canlı olarak sundu. Ayrıca Ege TV’de yayınlanan “Ege Lobisi” tartışma programında yer aldı.

Halen İzmir ve Ege Medya Platformu Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmektedir.

Gazeteci Yener Özkesen’in hazırladığı “Gazeteciler Anlatıyor – 50 Profesyonel Gazetecinin Meslek Anıları” adlı kitapta meslek hayatına dair anıları da yer almaktadır.

A. Vahap Dabakan, 52 yılı aşkın süredir gazetecilik mesleğini sürdürmektedir.

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.