Maarifin Kalbinde Ramazan
Bilginin kaynağını ana hatlarıyla ikiye ayırabiliriz. İnsanların fikirlerinden ortaya çıkan ideolojiler ve vahye dayanan ilahi mesajlardır. Sekülerizm (dünyevileşme) toplumsal, siyasi, hukuki hayatın dini kurallardan arındırılarak akıl, bilim ve dünya odaklı yaşamayı savunan ideolojik düşünce sistemine denir. Bütün ideolojiler seküler zeminde gelişmiştir.
Vahye iman ettiğini iddia eden bir mümin sekülerizmi kesin hatlarla reddetmediği müddetçe kâmil bir imana ulaşamaz. Bugün maarifin kalbinde ramazan etkinliklerinin seküler çevreleri rahatsız etmesinin temel nedeni bu çevreler tarafından semavi kaynakların reddedilmesinden kaynaklanmaktadır.
Kemâlizm (eski adıyla Kamâlizm) 1 veya Atatürkçülük, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerine dayanan ve sembolü Altı Ok olan ideolojidir. Atatürk Türkiye Cumhuriyeti devletini, selefi olan Osmanlı devletinden ayırmak ve batı yaşam tarzını benimsemek için tasarlayarak kapsamlı siyasi, sosyal, kültürel ve dini reformlar yaptı, 2 bu reformlar laiklik ilkesinin benimsenmesi, bilimlerin devlet tarafından desteklenmesi, cinsiyet eşitliği, devletçi bir ekonomi anlayışı diğer devrimlerden oluşuyordu. Bu politikaların çoğu Atatürk’ün başkanlığı döneminde yaptığı reformlarla Türkiye’ye tanıtılarak ilk kez uygulandı. Atatürk dogmatik olmaktan kaçındığını belirterek ideolojisinin bilim ve akla dayandığını ifade etti. 3 Atatürk’ün ideolojisinin altı temel ilkesi vardır, bunlar, Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik, Laiklik, Devletçilik ve İnkılapçılık ’tır. Atatürk, gelenekçi Türk-Müslüman nüfus arasında hâkim olan ulemanın bağnazlığından kaynaklandığına inandığı toplumsal despotizmi yıkmak için siyasi despotizmi kullanma yöntemi olarak tanımladığı Jakobenizmi benimsedi. 4
Mardin, Atatürkçülük ideolojisinin yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ni şeriatla yönetilen Osmanlı devletinden ayırmak için şeriatı kesin ve net bir şekilde reddettiğini ve böyle yapmasa yeni devletin Osmanlı’nın devamı niteliğinde olacağını belirttikten sonra 1960 yılına kadar Atatürkçülükle fikri zeminde mücadele eden yegâne kişinin Said Nursi olduğu tespitini yapar. 5
Türkiye’de hâkim olan kutuplaşma ve kavganın sebebini açıklarken Davutoğlu, Osmanlı devletinden Türkiye Cumhuriyeti’ne intikal eden batıcılık, İslamcılık ve Türkçülük akımlarını büyük bir halıya benzeterek her görüş sahibinin halıyı kendine doğru çektiğini ve bu sebeple Türkiye’de kavganın ve kutuplaşmanın asla bitmeyeceğini ifade eder .6
Bugün Türkiye’de hâkim olan toplumsal ve siyasi tartışma ve kutuplaşmaların sebep ve sonuçlarına bir de bu gözle bakmak anlaşılmayı ve anlaşmayı kolaylaştırmak için yararlı olabilir. Zira batının insani değerlerinin iflas ettiği günümüzde batıcı olmak ve körü körüne batıcılığı savunmak Türkiye’deki çatışmaları azaltıcı değil körükleyici bir etki yapabilir.
Yaşanan toplumsal problemlerin çözümünü batının kokuşmuş ve sefih değerlerinde aramak kesinlikle rasyonel ve objektif değildir. Batı tarafından dayatılan ideolojilerin iflas ettiği bir dönemde yaşıyoruz. Birlikte yaşama kültürünün en güzel örneklerinin altın harflerle yazıldığı Osmanlı ve İslam tarihinde dogmalardan ziyade semavi hakikatler yol gösterici olmuştur. Ülkemizde suç oranlarının azalmasında, eğitim sisteminin iyi insan yetiştirmesinde, aile sisteminin huzur veren bir yapıya kavuşmasında Türk-İslam medeniyetinin kadim değerleri yol gösterici bir rehber niteliğindedir. Maarifin kalbinde Ramazan etkinliklerinin bu kadar coşku ile hüsnü kabul görmesine bir de bu açıdan bakmakta yarar görüyorum.
Bir bilim adamı olarak insanlardan çıkan her türlü ideolojinin sorgulanabileceğine inanıyorum. 7 Devletimizle ve milletimizle el ele tutuşarak bu zorlu coğrafyada emin adımlarla ilerlemenin ve ayakta kalmanın yolu özümüze dönmekle mümkündür. Biz batının iflas etmiş değerlerine muhtaç değiliz. Bilakis batı Türk-İslam medeniyetinin köklü ve zengin değerleri ile hayat bulmaya zaruret derecesinde muhtaçtır.
Açık beyinli, ufuk sahibi, dogmatizmden uzak düşünen, üreten münevver insanlar yazdıklarımı çok iyi idrak edecektir.
Bu makale sekülerizmin kesin bir reddiyesi ve imanın şüphesiz şekilde tasdiki hükmündedir.
Dipnotlar / Kaynakça
Mehmet Şeref Aykut, Kamâlizm, 1936.
William L. Cleveland & Martin P. Bunton, Modern Orta Doğu Tarihi, Boulder: Westview, 2013.
“Ben, manevî miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım, ilim ve akıldır.”
İsmet Giritli, Kemalist Devrim ve İdeolojisi, İstanbul, 1980.
Kemalism – Oxford Islamic Studies Online
www.oxfordislamicstudies.com
Şerif Mardin, İdeoloji, İletişim Yayınları, İstanbul, 1971.
Ahmet Davutoğlu, Stratejik Derinlik, Küre Yayınları, İstanbul, 2010.
Kemalism, Wikipedia
https://en-wikipedia-org.translate.goog/wiki/Kemalism
