• BIST 100

    16088,00%-1,23
  • DOLAR

    44,16% 0,22
  • EURO

    50,49% -0,78
  • GRAM ALTIN

    7134,90% -0,98
  • Ç. ALTIN

    11685,77% -0,65

Dr. Nadir ÇOMAK Eğitimci-Yazar-Aile Danışmanı


Ümitsizliği Öldürmek ve İmanla Dirilmek

Dr. Nadir Çomak, savaşlar, zulümler ve insanlığı sarsan gelişmeler karşısında Müslüman’ın ümitsizliğe değil, iman, aklıselim ve ilahi rahmete sarılması gerektiğini güçlü bir dille anlatıyor.


Yaşadığımız hadiselere zahiri nazarla baktığımızda ümitsizliğe düşebiliriz. Ümitsizlik ise insanı dalalet derelerine atan en büyük düşmandır. Bu düşmanı alt etmenin yolu hadiseleri akıl süzgecinden geçirerek analiz etmekle mümkündür. Fakat bu analizi yapacak bir akıl da akıl olmalı ki ona da aklı-selim denilir.

Selim akıl zihinde ancak bir kütüphaneden ibaret olan odun yığınları gibi kuru malumat ile değil o malumatı vahyin ışığında kalp ve vicdanın süzgecinden geçirerek karar verir. Çünkü mutlak akıl yanılmaya ve şaşırmaya müsait aldatıcı ve hileci bir sihirbaz gibidir.

Her şeyi aklın süzgecinden geçirmek lazımdır lakin aklı terbiye eden ilahi mesaj filtresi ile bezenmiş zarif ve latif bir aklın süzgecinden. Yoksa insanı ve meleği şeytanlaştıran gurur ve kibir abidesi bir aklın mağrur nazarından değil.

Kâinata materyalist bir nazarla bakanlar her şeyin perişan ve karışıklık içinde olduğunu, büyük balığın küçük balığı yuttuğunu, şer ve kötülüklerin hâkim olduğunu iddia etmektedir.

Ancak kâinata Kur’an gözlüğü ile bakanlar her bir zerrede ve her hadisede mutlak bir hayır ve güzellik olduğunu müşahede eder.

Bu nazarla bakmak hadiselerin şeklini ve boyutunu değiştirir. Zaman ve mekân genişler ve geçmiş ve gelecekle irtibat kurularak her bir hadisenin bir plan ve programa göre cereyan ettiği hakikati akla gelir.

İnsanlar plan ve program yapar fakat Allah karar verir ve her an “kün” emri ile hay, baki ve kayyum olduğunu nurlu akıllara gösterir.

Aklı ve kalbi iman nuru ile münevver olan bir insan ilahi bakış açısı ile hadiselerin dehşeti altında ezilmez ve perdenin arkasına nazar eder.

Bu nazar her hadisenin sebep ve sonuçlarını rehbersiz ve dinsiz akıl ile değil kaderi yazan kalemi, kaleminin mürekkebini ve kalemi tutan nihayetsiz ilim ve kudret elinin izini görür ve işitir.

İtminan-ı kalp ile selameti bulan akıl bu sayede insanları dehşete düşüren bombalar ve suni tehditler karşısında asla yese ve ümitsizliğe düşmez.

“Ümitsizliği öldürmenin yolu, iman ve aklıselim ile Allah’ın rahmetine sımsıkı sarılmaktır.”

İman nazarı ile ümitsizlik düşmanı gaddarını görür ve onu imanın verdiği basiret ile “la taknedü min rahmetillah” kılıncı ile atından düşürüp öldürür ve ümidini takviye eder.

Bu ümit ile imanını daha da kuvvetlendirir ve istikbale azim ve cehd ile dört nala koşar.

Aklı selim yanında muhakkaktır ki kâinatta hâkim olan mutlak manada hayır, hüsün ve kemaldir. Allah (c.c.) kâinatta hayrı asıl şerri cüz’i olarak yaratmıştır.

Kâinatta her bir nev için gelişen ilim ve fen yaratılan her bir nesnenin mükemmel olduğunu ilmen ortaya koymaktadır.

Yaratılan eşyada mutlak manada hayır hakimdir ve lüzumsuz hiçbir nesne yoktur.

Bu bakış açısı ile her bir ilim ve fen kainattaki nizam ve intizama şahittir.

Kâinatta hâkim olan bu intizam ve sistem bir nazımı göstermektedir.

İntizamı koyan bir nizam sahibi olmadığı taktirde bu alemlerde hâkim olan mükemmel nizam ve sistemin aklen ve ilmen devamı mümkün değildir.

Kâinatta hâkim olan hayır, güzellik ve kemal süreklidir şer ve çirkinlikler küçük ve geçicidir.

Kâinat mütemadiyen bir kemal noktasına doğru ilerlemektedir.

Yaratılmış alemlerin en Mükerrem’i insandır. İnsanların kabiliyet ve istidatları buna şahittir.

İnsanların en şereflileri ise ehli hak ve hakikat olan doğru Müslümanlardır.

Tarihe altın harflerle yazılan İslam medeniyetinin göz kamaştıran destansı hikayesi bunu ispat etmektedir.

İnsanlık İslam medeniyet tarihine hayranlıkla bakmalı ve istikbal için ders çıkarmalıdır.

İnsanlığın mefahiri ve en mükemmeli ise Hz. Muhammed (s.a.v.) efendimizdir ki güzel ve övülmüş ahlakı buna şahittir.

Allah tarafından mucizelerde teyit edilmesi bunu ispat etmekte olup düşmanları bile onu (s.a.v.) tasdik etmektedir.

İstikametli bir mümin Dünya’da ve ahirette muradı ilahinin tahakkuk edeceğine şek ve şüphesiz inanmalıdır.

Şimdi yaşadığımız savaşlar ve katliamlar karşısında acaba gururlu ve kibirli batı medeniyetinin zalimleri yaptıkları zulümler ile Allah’ın muradı ilahisi karşısında başarılı olabilecek midir?

“Haşa ve kella muktedir olmazlar ve olamayacaklardır.”

Adil ve Hâkim-i mutlak’ın Rahman ve Rahim ismine kasem ederim:
İnsanlık şer, kötülük ve batılı zahmetsiz ve selamet-i kalp ile hazmedemeyecektir.

Hem de hikmet-i ilahiye buna müsaade etmeyecektir.

Evet şunu net bir şekilde söyleyebiliriz ki kâinatın hukukuna karşı cinayet işleyen kesinlikle affolunmaz.

Yüz binlerce masum çocukları ve masum insanları katleden ve yüz kızartıcı ahlaksızlık ve suçları işleyen ahlaksız batı medeniyeti İslam medeniyeti karşısında mutlaka mağlup olacaktır.

Ahiret aleminde de ebedi bir azap ile tecziye edilecektir.

Bunun aksini farz edip yese düşmek kainattaki yaratılış sırrına muhalif olduğu gibi iki cihan güneşi, efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hükmüne ve müjdelerinde de muhaliftir.

Ebede namzet olan insanlık ilahi müjdeler ışığında Dünya’da şer cephesine karşı galip gelecektir.

Ahirette ise mutlak manadan hayır ve hüsün hâkim olacak ve zalimler ebedi cehennem azabı ile tazip olunacaktır.

Bugün Müslüman’a yakışan ilahi emirleri dinleyip ümitvar olmaktır.

Çünkü Allah’ın rahmetinden ümit kesmemek farzdır.

Bediüzzaman’ın ifadesi ile “şu istikbal inkılabı içerisinde en yüksek gür seda İslam’ın sedası olacaktır” ve Allah nurunu kesinlikle tamamlayacaktır.

Kafirler istemese de!

Allah’ın ipine sımsıkı sarılıp ümitsizliği öldürelim ve ümit ile hayat bulalım.

Kategori: İnanç ve Tefekkür

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.