SEHITKÂMIL (1907-1920)
Antep savunmasinin küçük kahramanlarindandir.
1907 yilinda dogmustur. Ablasinin evinden aldigi annesi ile evlerine dogru giderken, Fransiz askerlerinin firin olarak kullandiklari bir binanin önünden geçtikleri sirada silahli üç Fransiz askeri annesinin peçesini açmak istemis ve Mehmet Kamil yerden aldigi taslarla Fransiz askerlerine karsi koymustur.
Bunun üzerine küçük Mehmet Kamil bir Fransiz askeri tarafindan kalbinden süngülenerek sehit edilmistir.
Bu olayin duyulmasi üzerine olay yerine çok büyük bir kalabalik toplanmis, kazmasini, küregini, baltasini, sopasini, biçagini eline alan çok sayida Antep’li olay yerine dogru akmaya baslamistir.
Fransiz askerleri, ekmek pisirdikleri firina siginarak ve kapisini arkadan kapatip çok sayida malzeme yigarak canlarini kurtarmaya çalismislardir.
Antep’liler uzun süre olay yerinden ayrilmamis, Fransizlar ellerinde silahlarla pencere ve diger mintikalardan halki takip etmeye baslamislardir.
Firina girilmesi halinde çok sayida masum insanin bu silahlar öldürülmesi söz konusu oldugu için, araya Antep’in hatirli insanlari girmis ve halk bu bölgeden ayrilmistir.
Mehmet Kamil’in kanli cesedi Musullu Sokak’taki evine götürülmüs ve 22 Ocak 1920 günü defnedilmistir.
Cenaze namazi ve defin islemlerine binlerce Antep’li katilmis, bütün dükkânlar kapatilmis, alis veris bütünüyle durmus ve bütün Antep adeta bir yas evine dönmüstür.
Bu olay Antep’lilerin mücadele azmi ve kararligini bir kat daha artirmistir. Kamil’in sehit edilmesi üzerine ‘’namusa el uzatildi’’ diyen Antep halki ‘bunlarla aramizda kan davasi var. Bunlari buradan def edecegiz ve gerekirse canimizi feda edecegiz’ diyerek, daha büyük bir azim ve sehadet aski ile Fransizlarla savasma kararliligini en üst düzeye çikarmislardir.
Halktaki infial ve tepki günlerce dinmemistir. Bu olay sehri isgal eden Fransizlarin komuta heyetinde çok büyük bir korku ve telas meydana getirmistir.
Fransiz askerleri karargâhlarina çekilmis, kendilerini bir saldiri ve öfkeden korumaya çalismislardir.
Fransiz komutan Albay Saint Marie, Belediyeye giderek Heyet-i Islamiye (Merkeziye) mensuplari ile görüsmüs, Fransizlar adina halktan özür dilemis ve Mehmet Kamil’in babasi Ökkes Aga’dan da özür dilemek istedigini ifade etmistir.
Ancak Ökkes Aga baslangiçta bu ziyareti kabul etmemis, yine araya hatirli kisilerin girmesi ile bu taziye ziyareti gerçeklesmistir.
Fransiz Komutan bu ziyaret esnasinda Ökkes Aga’ya israrla 200 altin vermek istemis, fakat bütün israrlara ragmen Ökkes Aga bu altinlari kabul etmemistir.
Antep sehidine sahip çikmis ve daha sonralari da fakir bir insan olan Ökkes Aga’ya sehit babasi olarak maas baglanmistir.
Bu büyük ve destansi kahramanlik üzerine bu savunma devam ederken Büyük Millet Meclisi 6 Subat 1921 tarihinde yaptigi 147. Toplantisinda kabul ettigi 93 Nolu kanunla Antep’e Gazilik Ünvaninin verilmesini kabul etti.
Kanunun birinci maddesinde ‘’Antep Livasi merkezi olan Antep kasabasinin nami Gaziantep’e tahvil edilmistir’’ ifadesi ile bu durum resmi olarak yürürlüge girmistir.
Gaziantep, düsman isgalinin sona ermesinden sonra da sehitlerini unutmamis, her vesile ile vefa ve kadirsinaslik örneklerini göstermeye devam etmistir.
Birçok kurum ve kurulusa da bu aziz sehitlerin adlari verilmis ve hatiralari yasatmaya devam edilmistir.
Gaziantep sehrinin Alleben Deresi ile tabii uzantilarinin kuzeyinde kalan bölümü merkez olmak üzere Sehitkâmil, güney kismi da Sahinbey olmak üzere 3398 sayili Gaziantep Il Merkezinde Sehitkâmil ve Sahinbey adiyla iki ilçe kurulmasi hakkindaki kanun 20.06.1987 tarihinde TBMM tarafindan kabul edilmis ve 19.09.1988 tarihinde de bu ilçelerimiz resmen kurularak faaliyete geçmeye baslamislardir.
Antep Kahramanlari elbette bu üç aziz sehitten ibaret degildir. Antep savunmasi esnasinda 6317 sehit verilmis, bütün halk Gazi’lik serefini elde etmis, Gaziantep bastan sona bir sehitler ve gaziler memleketine dönmüstür.
Yüzbasi Aslan Bey, Binbasi Hamdi Bey, Abdullah Gögüs, Mülazim Kamil Efendi, Ali Nadi Ünler, Mahmut Osanmaz, Yüzbasi Kara Izzet, Hammal Ali, Said Düsün, Halil Özkörük, Mehmet Nuri Tekerlek, Ali Sefik (Özdemir Bey), Mahmut Söylemez, Dayi Ahmet Aga, Tüfekçi Yusuf, Abdi Aga, Ragip Bey, Kiliç Ali Bey, Lohanizade Mustafa Nureddin, Nuri Pazarbasi, Boynooglu Memik Aga, Sem’i Bey, Kürkçüzade Ahmet Efendi ve burada ismini yazamadigimiz binlerce kahraman, bu sehrin düsman isgalinden kurtarilmasi için gece gündüz çalisarak hiçbir fedakârliktan kaçinmadilar, maddi bütün varliklarini fisebilillah harcadilar, sehit oldular, gazi oldular ve tarihe adlarini altin harflerle yazdirdilar.
Gaziantep ve diger bütün yörelerimizde bu mukaddes dava için savasirken sehit olan bütün kahramanlara ve vefat eden bütün gazilere Allah’tan rahmet ve magfiret niyaz ediyoruz.