Cevahir AYDIN

Tarih: 15.03.2022 15:03

Sükûn Bulma Hadisesi

Facebook Twitter Linked-in

Kalplere hükmeden kimse, onu her türlü endiseden kaygidan koruyup ferahlik verecek olan odur. Aktif sabri ve aktif teslimiyeti kusanan, mücadele azmini rizaî ilâhi dogrultusunda sürdüren akil, kalp ve ruh mekanizmasini birlikte çalistiran bahtiyarlar, kazanma kusagini iskalamayanlardir. Kalbinde iman, ruhunda marifet, davranislarinda ahlak olan bir bireyin bedeni sikinti ve kayit altinda olsa da ruhen yine mutlu ve huzurludur. Ama bedeni konfor ve rahat içinde olan bir bireyin kalbinde inkâr, ruhunda karanlik, davranislarinda ahlaksizlik hükmediyor ise onun mutlu, huzurlu ve özgür olmasi pek mümkün degildir. Sürekli saldirgan, geçimsiz, ve agresif olmasi kendi iç kavgasiyla ilgilidir. Teslimiyeti ve ulvî muhabbeti yakalamis biri hakikat bilinci ile öyle hassas yasar ve iliskilerini öyle itinali seçer ki manevi dinamiklerini sarsacak, ruhundaki zerafeti zedeleyecek her seyden atesten kaçar gibi uzak durur. Öylesine bir hayat yasayanlar gibi davranamaz. Iki dünyalidir o. Herkesin kiymet verip ugruna ömrünü tükettigi degerler, amacina uygun kullanilmadiginda ötede geçer akçe sayilmayacaktir. Bunun bilincinde olarak bilir ve iman eder ki; ruh, kalp, vicdan, latifeler çok farklidir ve fani ve basit seylerle mutmain olamiyorlar. Bu gibi manevi duygularin ferahi ve tatmin olma durumu yine onun gibi manevi seylerdir. Iman, ibadet, ahlak kavramlari ruha, kalbe ve latifelere tam bir ilaç oluyor. Bir nur hakikati izahatinda bu konuya söyle temas edilmisti.. Akil, manali ve hakikatli seylerden zevk ve lezzet alir. Namaz kilanin akli, kendisine kainat büyüklügünde nimetleri veren Allah'in razi oldugu vazifeleri yerine getirmekten dolayi, rahatlar ve lezzetlenir. Kalb ise, insani menfi/olumsuz etkileyen her seyden teessür duyan ve güzel olan her seyden de lezzet alan bir özellige sahiptir. Iste böyle bir kalb, her seye Kadir olan Rahim ve Kerim bir Allah'in kapisini namaz ile çalmaktan sonsuz zevk ve lezzet alir. Ruh ise, fani dünyadan süratli bir sekilde vaveylalarla ayrilip giden çogu mevcudatla fitraten alakadardir. Iste böyle bir ruh, her seye bedel olan ve bizden ayrilan her seyi ebedi verebilecek bir zatin huzuruna girmekten ve derdini rahatlikla anlatabilmekten fevkalade zevk ve lezzet alir. Üstad Bediüzzaman, mü'minin sekîneti yakalamasi adina en kestirme yol olarak, hal-i pürmelamini Kâinatin yüce sahibine arz etmek oldugunu ve bunun inanilmaz lezzetini söyle ifade eder: “Duanin en güzel, en latif, en leziz, en hazir meyvesi, neticesi sudur ki: Dua eden adam bilir ki, birisi var ki onun sesini dinler, derdine derman yetistirir, ona merhamet eder. O’nun kudret eli her seye yetisir. Bu büyük dünya haninda o yalniz degil; bir kerim zat var, ona bakar, ünsiyet verir. Hem onun hadsiz ihtiyacatini yerine getirebilir ve onun hadsiz düsmanlarini def edebilir bir zatin huzurunda kendini tasavvur ederek bir ferah, bir insirah duyup, dünya kadar agir bir yükü üzerinden atip Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn der.” Cevâhir AYDIN/Küçük Dünyam
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —