Menü Doğrulanmış Bilgi, Tarafsız Haber, Medya90’da!
DR. VEHBI KARA

DR. VEHBI KARA

Tarih: 07.04.2022 16:58

Haramzadelere göre faiz ve riba

Facebook Twitter Linked-in

Faizi mesru göstermeye çalisan bir hayli haramzade memleketimizde bulunuyor. Bunlarin önemli bir kismi ilahiyat fakültelerini ve devletin diyanet kadrolarini doldurmus durumdadir. Sivil toplum örgütlerinde bu faiz lobisine rastlamak mümkündür.

Allah’tan korkmayan ve kuldan utanmayan bu haramzadelerin en önemli iddiasi sudur. Derler ki; Kur’an’da geçen riba ile bizim su an kullandigimiz faiz baska seylerdir. Riba haramdir; faiz ise helaldir. Elbette bunlara söylenecek en kisa ve özlü cevap “cehenneme kadar yolunuz vardir” olacaktir. 

Peki, bu çesitli unvanlari isimlerinin basina koyup halkimizi zehirlemeye çalisan ilahiyat ve diyanet personeline ne diyelim? Gitmis olduklari yolun yanlis oldugunu nasil anlatalim? Ayrica faizin alternatifi var midir? 

Iste muhatabimiz ehlisünnet Müslümanlar olup faiz lobisinin insanlarimizi nasil tuzaga düsürdüklerini izah etmeye çalisacagiz. Yazimizin sonunda da bu faiz hastaligina yakalanmis insanlara çikis yolunun nasil olmasi gerektigini anlatmaya çalisalim.

Öncelikle cerbeze ve laf cambazliklarina pabuç birakmamak gerektigini söylemek gerekiyor. Islam’da alisveris helal faiz ve riba ise haram kilinmistir. Allah’in emrine uymak, Peygamberin (asm) sünnetine ittiba etmek; bütün Müslümanlarin boynuna borçtur. 

Islam’da faizin alternatifi olarak “karz-i hasen” diye tarif edilen borç verme uygulamasi vardir. 
Karz-i hasen; Islam âlimlerinin övgü ile bahsettigi bir dayanisma ve yardimlasma seklidir. Altin, döviz veya mal ile yapilabilir. 

Burada önemli olan verilen borç hangi mal veya para ile verilmis ise aynisinin geri ödenmesi esasidir. Binde bir dahi ilave para veya mal istenirse bu faizdir, yasaktir. 
Kur’an’da ribanin yasaklanmasi ile ilgili çok sayida ayet vardir. 

Keza hadislerde de helal kazançlarimizi kirleten ribanin yasaklandigi pek açik bir sekilde belirtilmistir. Zaten ilahiyatçi ve teolog olarak zehirlerini kusan kimseler de ribanin yasak olduguna itiraz etmiyorlar. 

Tarihi olaylardan yola çikarak ribayi tarif ederken “kat kat faiz” uygulamasini öne sürüyorlar ve kisaca sunu söylüyorlar: Eski tarihlerde tefeciler borç verdikleri zaman ya bir buçuk kati veya iki kati faiz alirlardi. 

Iste bunu geri ödemek çogu zaman mümkün olmuyordu ve bu yüzden “kat kat faiz” yani riba yasaklanmistir. Biz dahi böyle tarif ediyoruz. 
Fakat is “faiz” konusuna gelince iste Ilahiyatçi ve diyanet personeli burada çuvalliyorlar. 

Yedikleri halt sudur: “Faizin azinda bir günah yoktur. Hatta enflasyon kadar faiz caizdir”. Kisaca yüzde 50 veya yüzde 100 faiz haram; yüzde 5 veya 10 faiz helaldir. Yok devenin nali!

Neresinden bakarsaniz bakin ipe sapa gelmez bu uydurmalari ciddiye alip cevap vermek bile hak ve hakikate karsi bir cinayettir. Koca Osmanli devletini yikan çogu Yahudi bu tefecilere ne kadar fena söz söylense azdir. 

Sadece sunu söylemekle yetinelim: “Enflasyon; geçmiste meydana gelen mal ve meta fiyatlarindaki degisimdir”. Faiz ve riba ise verilen bir borç için gelecek zamanda alinacak ana paraya ilave para miktaridir”. 

Birisi geçmis zaman ile ilgili digeri ise gelecekteki bir süre ile ilgilidir. Bu nedenle enflasyon ile faiz oranlari arasinda bir bag kurulamaz ve kurulursa hatali olacaktir.


Akla gelen diger bir soru ise sudur: Bütün dünya ve Türkiye’de bankacilik islemleri hep faiz ile yapiliyor. Bunun alternatifi var midir? Devlet faizsiz bankacilik yapabilir mi? 

Cevabi da basittir. Elbette faizsiz bankacilik yapilabilir. Nitekim 1975 yilindan beri faizsiz finans kuruluslari yeni adiyla katilim bankaciligi faiz alip vermeden finans hizmeti vermektedir. Tam 47 yildan beri Islami usullere uygun olarak murabaha islemleri ile kar ve zarara ortak olarak islemler yapilmaktadir. 

Unutmamak gerekir ki; Türkiye’deki mevcut kanunlara göre katilim bankalarinin faizle para alip vermesi yasaktir. Yapildigi takdirde suç olup cezalandirilirlar.

Su kaderin bir cilvesine bakin ki; faiz isleminden farki olmayan “sukuk” yani “kira senetleri” birkaç yildan beri bizzat devlet tarafindan isleme sokulmaktadir. 

Ne yazik ki; kamu katilim bankalari yasal olarak suç sayilan bu faiz islemlerine bulasmak sureti ile milletimizin helal paralarini kirletmektedirler.
Kira senetleri yani sukuk ile ilgili olarak bir çok konferansa katildim. Hatta su anda Cumhurbaskanligi Ekonomi Politikalar Üyesi ve Islam Iktisadi ve Finansi Ögretim Üyesi Prof. Dr. Servet Bayindir’i defalarca dinledim ve yazilarini okudum. Her defasinda kiralama senetlerinin faiz ile yapilan bir islem oldugunu savunan Bayindir, hükümette görev aldiktan sonra bu konuda hiç sesini çikarmamaya baslamistir. Yoksa fikir degisikligine ugrayip faize helal diyen Ilahiyatçi ve diyanet hocalarinin pesine mi takilmistir.

Son olarak faiz belasina düsen ve bu bereketsiz ve haram parayi kullanmak zorunda kalan vatandaslarimiza su tavsiyede bulunmak isterim: Sakin ola “bu zamanda faiz helaldir” demeyiniz. 

Allah’a yalvarip “Ya Rabbi! Sen Gafursun. Affetmeyi çok seversin. Benim de günahlarimi bagisla ve su faiz pisliginden beni de kurtar” diye dua etmelidir, vesselam… 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —