Asiye Türkan

Tarih: 07.06.2022 20:33

SABREDEN NEZAKETLE TAÇLANIR.

Facebook Twitter Linked-in

Yarim ayrilik çinar misali oldugum gündeyim.    Rabbimin bizleri nezaketle taçlandirmasina, bu dünya da cenneti yasamamiza vesile olmasina ümit ettigim makalemi yas günüm anisina yüreklerinize emanet etmek isterim...                            Selam ve dua ile...                                 

Aile, içinde mutluluk çesmesinin aktigi, göz aydinligi esler ve çocuklarin oldugu âdeta insani hayata baglayan bir nefes hükmündedir. Dünyanin koca yükünü yalniz kaldirmak hiç kimsenin yapabilecegi bir sey degildir. Sirtimizdaki ve gönlümüzdeki yükü paylasacak iyi bir yol arkadasina her birimizin ihtiyaci vardir.

Aile; iç huzurunu yakalamis bireylerin birbirlerinden her konuda destek almasi, birbirlerinin örtüsü olmasi, hayirda birbirleriyle yarisip, birbirlerine dayanmasi, biri gidince digerinin ayakta  duramamasi, biri olmayinca öbürünün de yarim kalmasi halidir.

Iç huzurun yakalanmis olmasi, sabir ve sükür arasinda bir hayat iledir. Izzetin, kurtulusun, basarinin anahtari sabir ve sükürdür. Sabir; aklin  gerektirdigi hallerde nefsi hapsetme, kendine hakim olmadir.

Iman yolunun baslangici sabir imtihani ile baslar. Evlilik de sabir imtihanlarin en önemlisidir. Zira en büyük sorumluluk insanin öncelikle kendisine akabinde ehline yöneliktir. Yakitinin insanlar ve taslar oldugu ifade edilen cehennem atesinden öncelikle kendimizi arkasindan ehlimizi korumamiz emredilmistir.( Tahrim:6)  

O halde korunmak Allah’in emirlerine uymak ve itaat edip sabretmekledir. Allah’in haramlarindan sakinmak sabirsiz mümkün degildir. Kötü ahlaki birakmak, temiz ahlaka uymak sabir ister. Adim adim insani günaha tesvik eden  seylerden sakinmak ancak sabirla mümkündür. Sabir olmadan günahlardan kaçmak zordur.

Sabir; musibet aninda dayanmaktir, ziddi acelicilik ve dayaniksizliktir. Savastan kaçmayip ayak direme, sabirdir; ziddi korkaklik ve firardir. Sir saklama, dili gereksiz sözlerden koruma sabirdir; ziddi bos bogazliktir. 

SABIR, uzun ve mesakketli, bela ve musibetlerle yüklü yolda nefsin istek ve sehvetlerine, zayiflik ve noksanliklarina, bikkinlik ve aceleciligine sabretmektir.

Sehvet ve arzulara, zayiflik ve noksanliklara, cehalet ve su-i niyetlere, hakikatten dönmelere, kibirlenmelere ve kendini begenmisliklere, hemen neticeye ulasmak için aceleciliklere sabretmektir. 

Sabir; zorlukta da, kolaylikta da Allah ile olan irtibati devam ettirmeye, takdir-i ilahiye teslim olmaya, her seyi huzurla, güvenle, husu ile Allah’a havale etmektir. Rahman, sabredip salih amel islemekten, cihad edip sabretmekten, sabredip takva sahibi olmaktan bahseder. (Hud 11) 

Aceleci olmaya sabir ve sebat edildigi gibi, yapilanlara aynisiyla karsilik vermeyip; kötülüge iyilikle mukabele etmemiz emredilmekte, bununda kolay bir is olmadigi, ancak sabir edenlerin bunu yapabilecegi belirtilmektedir. 

Rahman bir çok ayetinde, Allah sabir edenlerin ortaya çikmasi için onlari belalarla, korkudan, açliktan yana, mallardan, canlardan ve ürünlerden yana eksiltme ile imtihan edecegini söylemistir. (Nahl 110, Bakara 250, Taha 130, Al-i Imran 142)

Sabir hayatimizda bu kadar önemli ve aile de en büyük imtihanimizken hayati çekilir kilan bizlerin uslubudur. Nezaket kurallari Rabbimin vahyinin insanlar arasindaki düzeni olusturan en önemli görevleridir. O halde her söylem zarafet kurallari içinde olmalidir. Nezaket ve zarifligin uyum içinde olmasi zarif olmaktir. Hareketin zarafet üzere yapilmasi, o harekete bereket katar. Bu bereket ilgiyle, bilgiyle, fedakarlikla, vermekle, gayretle çogalir. 

Oturmasini, kalkmasini, hayata bakmasini, çalismasini, dinlemesini, söz söylemesini hasili bütün iliskilerini zarafetle yapanlar gönülleri fetih edecektir.

Hayatin yasanilir olmasi zarafetin disa yansimasiyladir. Her söze zarafet kalite katar.  
Sözün zarifçe söylenmesiyle siir, rengin zarifçe kullanilmasiyla resim, tasin zarafetle islenmesiyle mimari, sesin zarafetle nagmelerle birlesmesiyle sarki olusur. 

En güzelini yapanlar da sanatkarlardir. Evlilik te geçim sanatidir. Bunun yolu da zarafetten geçer. Zarafet ise en çok bize yakisir!

Zerafet; yüzümüzdeki gülümsememizle, dilimizdeki güzel söylemlerimizle, bakisimizla, safligimizla, iyi düsüncelerimizle, duygularimizi dogru ifade edisimizle, mutlu etmemizle olusur. 

Mutlu olmak, degisime ve gelisime açik olmakla, kendimizi yeniliklere kapatmamakladir. Her baktigimizda güzeli görmekledir. Mutlulugumuzu baskasinin eline vermekledir. Mutlulugun yolunu devamli aramakla, emek vermekledir.

Güzel bakmali, doluyu görmeli, bosu doldurmali, gülümsemeli, huzur vermeliyiz. Aslinda uslubu zerafetle kullanmak gelecegin, umudun, ümidin diger adidir. Hasili, sabreden nezaketle taçlanir.

Ves-selam


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —