Menü Doğrulanmış Bilgi, Tarafsız Haber, Medya90’da!
MURAT FIDAN

MURAT FIDAN

Tarih: 02.02.2021 19:27

Risale-i Nur Ciltleri Neden Kirmizidir?

Facebook Twitter Linked-in

-NEFSINE HAKIM OLAMAYAN, HIÇBIR SEYINE HAKIM OLAMAZ.

- ÜSTAD’IMIZ KIMLERE; “BUNLAR BENIM 40 YILLIK DÜSMANLARIM!” DEMISTI?

- MAHKEMEDE SARIGINI ÇIKAR! DENINCE ÜSTAD’IMIZ NE YAPTI? 

Merhum Ahmet Aytimur (r.h.) agabey anlatiyor.

Gençlik Rehberi Mahkemesi çok kalabalikti. Salon çok doluydu… Mahkeme reisi cemaatin disari çikmasini istedi, fakat olmadi. Sonra Üstad’imiza siz söyleyin deyince; Üstad'in bir isareti ile salon bosaldi. Bir de yemin verirken Reis Üstad'a ayaga kalk dedi; Üstad basini salladi, kalkmadi. Hakimler oturunca Üstad kalkti ayaga… Öyle olunca hâkim; oturabilirsiniz dedi. O zaman Üstad oturdu. Hâkimler müspetti, beraat verdiler; zaten bir sey yoktu ki. Bediüzzaman (r.a.) Hazretleri hep onlar için, onlarin kurtulmalari için çalismis zaten… Bir de Üstad'in basinda sarik vardi. Hâkim "sarigi çikar" dedi. Üstad çikardi ama belinde bir tane daha vardi, hemen onu bagladi. Ona da bir sey diyemediler… 

Biz risaleleri ciltletip Üstad'a gönderiyorduk. Mavi ciltli veya baska renklerde… Sonra orada Ceylan bize: "Üstad onlari söktürüyor tekrar kirmizi olarak ciltletiyor" demisti. O zaman biz de; "öyleyse kirmizi cilt yapalim" dedik. Bunlar risalelerde var; "sevmedigi siyah renkli mürekkep kirmiziya inkilap etti" diyor ya…

Üstad burada ne diyor: "… Kendi elbisemi ve lüzumlu esyami satip o para ile kendi kitablarimi, yazan kardeslerimden satin aliyorum. Tâ Risale-i Nur'un ihlasina dünya menfaatleri girmesin, bir zarar vermesin ve baska kardesler de ibret alip hiçbir seye âlet edilmesin."(Em. Lâh.273) 

Sungur agabeyden sunu duydum. Üstad Hazretleri sizin için defalarca söylemis: "Yeminle söylüyorum, Ahmet Aytimur'u on seyh-ül Islama degismem" dermis? Benim yanimda böyle bir sey söylemedi. Insan kitliginda iste biz burada bastiriyorduk, onun için söylemis olabilir.. Benim yanimda söylemedi.

Mehmet Gülirmak zannedersem Üstad'a bir yemek hazirlamis? Üstad az koy deyince; Mehmet Gülirmak:"ben onu bir lokmada bitiririm" demis.
Üstad herhalde; "nefsine hâkim olamayan hiçbir seyine hâkim olamaz" diye ona demis?.

Üstad hazretleri Istanbul'da… Bir gün, "beni kalabalik bir yere götür" dedi. O zaman Karaköy'de tramvay yolu vardi, taksim'e çikardi… Orada Bankalar Caddesi diyorlardi; kalabalikti orasi... Oraya götürdüm. Orada bana; "…….. gidelim" dedi. Üstad orada oturmus ya evvelce… Deniz kenarinda… O zaman oradaki evler daha yapilmamisti. Taksiyle gittik biz... Taksiden indik, "burada biraz duralim" dedi. Üstad orada oturdu; "burada bir çay olsaydi içerdik, hâtira oldurdu" dedi. Tabi ben çayi nerden götürecegim, bulamadik.. Neyse biz oradan asagiya deniz kenarina indik. Üstad: "Burada güzel bir yer olsa da otursak" dedi. Baktim karsida bir bahçe var. Yasli bir adam da önünde oturuyor. Ben hemen kapiyi açtim, ona dogru gittim. Üstad; "gel gel" dedi ama, diyene kadar ben o adamin yanina gittim... "Biraz hava almak için burada dursak?" dedim. Adam: "Burasi Ingilizlerin yeri, yasak" dedi. Ben de döndüm... Dönünce daha ben Üstada bir sey anlatmadan: "Bunlar benim kirk senelik düsmanim" dedi. Herhalde orasi Ingiliz sefareti gibi bir yerdi. Ondan sonra biz döndük geldik, Üstad Çarsamba da oturuyordu…

Istanbul Süleymaniye'de Nazif Çelebinin evinde, gizli ders yapiliyordu. Iki tane mebus getirmislerdi derse; Demokrat Parti mebuslarindan… Orada kimin oldugunu simdi hatirlamadigim bir kitap okudular. Arkasindan da Risale-i Nur okundu. Risale okununca o gelen mebuslardan biri; "bu kimin eseridir?" diye sordu. Ama diger kitabi sormamisti. "Bu Bediüzzaman Hazretlerinin eseridir" dediler. O zaman ben size bir hatira anlatayim dedi ve sunu anlatti: "Sene 1934-35 gibiydi… Bediüzzaman Hazretlerini Eskisehir'de mahkemeye vermislerdi… Idamla yargiliyorlardi… Ben de o zaman Ankara'da Adalet Bakanliginda vazifeliydim. Benimle, "Eskisehir'deki Bediüzzaman'i asin" diye Eskisehir'deki Müdde-i Umumiye'ye bir yazi gönderdiler. Ben de Eskisehir'e gittim... Fakat mahkemede Bediüzzaman öyle bir savunma yapti ki asmaya bir imkan bulamadilar..." O zat bunu anlatmisti orada, bunlar iki kisi Konya mebuslarindandi..

(Agabeyler Anlatiyor.)


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —