HALIL MERT / Strateji ve Yönetim Uzmani, Emekli Yarbay

Tarih: 08.02.2021 21:37

Sifirlarin Önünde “1”, ya da Tren Katarina Lokomotif Olmak..

Facebook Twitter Linked-in

Yugoslavya’da 1939 yilinda Bosnak Müslümanlar bir Ilmihâl bastirmislar.

Türklügün Sartlari?
Kelime-i Sehâdet, Namaz, Zekât, Oruç, Hac.. Islâmin Sartlari diye bunlari ögrettiler degil mi çocukken. 
Ilâvesi var. 6. Madde.. Cihâd etmek. 
Yani, Cihâd eden Müslümandir Türk. Öyle demis Müslüman Bosnak 1939 yilinda, Sirp Krala ragmen. 

Haci Bektâs-i Velî, Mâkalat’ta 1. Kapi seriat’ta, namaz, zekât, oruç, hac ve gazâ (cihad) diyor.

Müslüman Türk Milleti, Islâm Dünyasi’nda ve tüm Asya’da mücâdele azmi ile tanindi. Avrupa, Haçli ve günümüz emperyalizminin karsisinda yine bu cihad, gazâ, mücâdele azmi ile durmaktadir.

Türkiye, küresellesmenin ve iletisim imkânlarinin artmasi ile Islâm ve Türk Dünyasi’nda yakindan izlenmektedir. Âdetâ ülkemizin iç meseleleri ve kutuplasmalar medeniyet Cografyamizin diger ülkelerinde de aynen olusmaktadir. 
Ülkemizde temel ayrisma, Milli Cephe ve Gayrimilli Unsurlar seklinde olmalidir. Siyaset, cemaat, tarikat duruslari ve hezeyanlari yersiz gündemler, geçmisin gereksiz, bu günü ve yarini sekillendirmeyecek kavgalari sonucu Milletimizin enerjisi sömürülmekte ve harcanmaktadir.

Türk Milleti’nin Islâm Âlemi’ndeki yerinden söz edip, tarih ve cografyanin dayatmalarindan bahsettiginizde birileri sizi bâzen modernizm, bazen de dindarlik ve Islâm adina IRKÇILIK, FASIZM ve CEHÂLET ile ithâm etmekten çekinmemektedir.

Ittihâd-i Islâm (Islâm Birligi) kongresinde Malezya’dan gelmis bir profesör diyor ki; “Islâm Dünyasi bir tren kataridir. Lokomotifi Türkler’dir, Türkler olmalidirlar.” Biz ayni seyi söyledigimizde irkçi diyenlerin bazilari utanmadan yanimizda ayakta alkisliyorlar. 
Yine, bir Arap Islâm Âlimi “Biz Müslümanlar yan yana sifirlariz maâlesef.” diyor. “Önümüzde Türkler 1 (bir) olursa milyon güçlü oluruz. Yoksa alti tâne sifiriz.” Bakiyorsunuz bunu söyleyince bizleri irkçilikla, küfürle ithâm eden zevât yine ayakta alkisliyor. Bu ikiyüzlü, samimiyetsiz adamlar Aziz Milletimizin kafasini karistiriyor sâdece.

“Ey iman edenler! 
Sizden kim dininden dönerse bilsin ki, Allah onlarin yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onlari sever, onlar da Allah’i severler. Onlar müminlere karsi alçak gönüllü, kâfirlere karsi onurlu ve zorludurlar. Allah yolunda mücahede eder ve bu hususta dil uzatan hiçbir kimsenin ayiplamasindan korkmazlar. Iste bu, Allah’in öyle bir lütfudur ki, diledigine verir. Allah vâsi ve alîmdir (ihsani boldur, her seyi hakkiyla bilir).(Maide, 5/54)”
Tarih, âdeta, Abbâsiler sonrasi yasananlarla Müslüman Türk Milleti’nin bu ayete mâzhâr hâlini göstermektedir. Su âna kadar da baska bir topluluk henüz görünmemektedir. Demek ki, yük ve bayrak hâlâ Müslüman Türk Milleti’nin omuzlarindadir.
S. Nursi diyor ki; “Iste, ey ehl-i Kur’ân olan su vatanin evlâtlari! Alti yüz sene degil, belki Abbasîler zamanindan beri, bin senedir Kur’ân-i Hakîmin bayraktari olarak bütün cihana karsi meydan okuyup Kur’ân’i ilân etmissiniz. Milliyetinizi Kur’ân’a ve Islâmiyete kal’a yaptiniz. Bütün dünyayi susturdunuz, müthis tehâcümâti def ettiniz.”
 “Efendiler, Ben herseyden evvel Müslüman’im ve Kürdistan'da dünyaya geldim. Fakat bu Türklere hizmet ettim ve 99 menfaatli hizmetim Türklere olmus ve en çok hayatim Türkler içinde geçmis ve en sadik ve en hâlis kardeslerim Türklerden çikmis ve Islâmiyet ordularinin en kahramani Türkler oldugundan, meslek ve hizmet-i Kur'âniyem cihetiyle, her milletten ziyade Türkleri sevmek ve taraftar olmak kudsî hizmetimin muktezasi oldugundan, bana Kürt diyen ve kendini milliyetperver gösteren adamlarin bini kadar Türk milletine hizmet ettigimi, hakikî ve civanmert bin Türk gençlerini ishâd edebilirim.” (Tarihçe-i Hayat, Eskisehir Hayati.)

Vicdanlara, Çeçen Lider, sehid Cevher DUDAYEV’in birkaç sözünü hatirlatmak istiyorum.
“Simdi gururla söylemek istiyorum ki, Çeçenler tarih boyunca Türklere bagli kalmislar ve tarihin hiçbir döneminde ihanet etmemislerdir.”
“Türkiye hem Türk Dünyasi’nin hem de Islâm Âlemi’nin ümit isigidir. Bu isigin sönmesi hem Islâm Âlemi’nin, hem de Türk Dünyasi’nin karanliga gömülmesi demektir.” Aziz sehidim, rahat uyu, bu karanliga müsâade etmeyecegiz.”
“Tarih boyunca Islâm Âlemi Türklerden faydalanmistir.” 
“Türkler güçlü oldukça Islâm Âlemi rahat ve huzur içinde olmustur; Türkler zayifladikça, Islâm Âlemi ezilmis ve horlanmistir. Türkler Islâm’in koruyucu gücü olmuslardir.” Dileriz asirlarca himâye ettigimiz Islâm Halkalarin torunlari da bunu görür.
“Türkleri çok seviyorum. Tarih boyunca kahramanliklariyla, cesaret ve atilganliklariyla kendilerini kabul ettirmislerdir. Milli ve manevi degerlerine baglidirlar. Dostluklarina güvenilir, düsmanliklarindan korkulur...”
“Ancak ne yazik ki, bazi Islâm Ülkeleri, emperyalist güçlerin oyununa gelerek Türklere ihanet etmislerdir. Türklere ihanet ederek arkadan vuranlar belasini bulmustur. Bugün bazi Islâm Ülkeleri’ndeki çikmazlar ve sikintilar, bu tarihi hatanin bedelidir.”
“Türk oldugum için Çeçen, Çeçen oldugum için Türk'üm.” Cevher DUDAYEV 
(Cevher DUDAYEV’de bir röportajinda Karakumuk Türkü oldugunu açiklamisti.)

Biz irkçi degiliz. Ancak, Millet ve Millî baglar da tarihin her devrinde karsimiza çikmis bir sosyal gerçekliktir. Islâm’in ve Rabbimizin emirlerini asan her sey beserîdir ve bizi sapkinliga götürür. 
Sosyal meselelere Allah’in emri çizgileri içinde bakip, çözüm öneriyoruz.

Burada Seyyid Ahmed ARVÂSI Merhumun modern dünyanin dayattigi tanimlara karsi bu topragin evlâdi olarak yaptigi bir yaklasima deginmek istiyorum.
“Içtimai Irk biyolojinin konusu degildir, sosyolojinin konusudur. Bir milleti teskil eden fertlerin, ailelerin, sinif ve tabakalarin "soy birligi" suurudur. Ortak bir suur tarzinda beliren "mensubiyet duygusunun" soy ve kan birligi suuru biçiminde de duyulmasidir. Zaten, biyolojik verâsetin yaninda, ortak kültür, ortak cografya, ortak hayat tarzi ve ortak mücadeleler, bir milletin fert ve tabakalarini hem ruhî, hem de fizik bakimindan birbirine yaklastirir. (Arvasi, Türk- Islam Ülküsü 1, sf:119)
“"Biyolojik irkiçilik" parçalayici ve bölücü bir karakter tasidigi halde, "içtimai irk" birlestirici ve bütünlestirici bir özellik tasir. Kimse biyolojik verâsetini tayin iradesine sahip degildir. Ama "içtimai irk" tercihine açiktir. Ayni tarihe, ayni kültüre, ayni din ve ülküye sahip insanlar arasinda "kan ve soy birligi" suurunun güçlenmesine yol açar. Kendi içine kapanan dar bölge, asiret, tabaka, etnik gruplar arasinda evlilik köprüleri kurarak "MILLI SUURU" güçlendirir. (Arvasi, Türk-Islam Ülküsü 1, sf:121)
Yukaridaki satirlari yazan, Türk-Islâm Ülküsü’nün yazari büyük mütefekkir S. Ahmet ARVÂSI Merhum, Dogubayazit dogumludur. Neseb/biyolojik irk olarak seyyid, sosyolojik olarak anadili Kürtçe..

“Çatma, kurban olayim, çehreni ey nazli hilal!
Kahraman irkima bir gül! Ne bu siddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarimiz sonra helal...
Hakkidir, hakk'a tapan, milletimin istiklal!”
Istiklâl Marsi’mizi yazan, Arnavut Kökenli Millî Sâirimizin “kahraman irkim” dedigi irk nasil bir seydir? 

Asagida, O’nun mücâdele azmini de anlatan birkaç cümleyi de hatirlatmak istiyorum. 
“Batmayacagina inanarak suya bas, yürür gidersin. Mucize yürüyebilmen degil, inanabilmendir.”
“Benim milliyetçilik anlayisimda asla irkçiliga, bölgecilige ve dar kavmiyet suuruna yer yoktur.”
“Bir Dogu Anadolu çocugu olarak, dogdugum ve büyüdügüm bölge etrafinda döndürülmek istenen hain niyetlere, kahpe tertiplere karsi elbette kayitsiz kalamazdim. Beni yakindan taniyanlar, bütün hayatimi ve çalismalarimi Türk-Islam Ülküsü'ne vakfettigimi elbette bilirler.”
“Biz Müslüman Türk'üz. 
Bizi, gelecek asirlarda yine biz olarak temsil edebilecek güçlü kadrolara muhtaciz.  Kadrolar degismedikçe, anayasalar, kanunlar, kararnameler ve tüzükler degisse bile bir mana ifade etmez.”

Asagidaki dehsetli uyarisina da dikkatinizi çekiyorum.
“Hayretle gördüm ki bu ülkede TÜRK kelimesinden ürkenler var. Yine hayretle gördüm ki bu ülkede ISLÂM kelimesinden ürkenler var. Ve yine ürpererek gördüm ki, bu ülkede TÜRK ve ISLÂM kelimelerinin yan yana gelmesinden dehsete kapilan kisi ve çevreler var.”

Son iki yüzyilda Milletimiz ve Ümmet-i Muhammed, esaslarindan ve kendi gerçeklerinden kopuk tanimlarla, eblehlestirilmisitir.
Hiç kimse neden düsünmez?.. Hangi gerçeklerle, tanimlarla, öncelik ve gayretlerle asirlarca güçlü, etkin ve bayindir olduk? Hangi hatalarla ve sapkinliklarla sünepelestik?
Bizi kocaman yurtlarimiz nasil paramparça edildi? Hâlâ parçalamaya çalisiyorlar ki sonu yok edilmektir. Ingiltere neden “Günes batmayan” imparatorluk?
Hangi resmi dilleri Ingilizce olan, Ingilizce konusan Ingiliz Milletler Toplulugu ülke Ingiliz asillidir? Ingilizlerle akrabadir? En ilginci de Ingilizlerin tecâvüz ve katliamlarina ugramamistir?
Türk Milleti’ne “Bizi sömürdünüz.” diyen Arap profesörün çocuklari Arapça bilmemekte, Ingilizce konusabilmektedir.

Biz, Anayurt, Anadolu’nun çocuklari, kendine Türk, Kürt, Azerî, Özbek, Tatar, Uygur,  Çerkez, Dagli, Karaçay, Abaza, Arnavut, Bosnak, Kazak, Pomak, Yörük, Türkmen, Çepni, Laz vb. türlü tanimlarla ifâde edenler.. 
Bilin ki sosyal anlamda hepimiz Büyük Türk Milleti’yiz. Islâm Ordulari’nin komando ve öncü birlikleriyiz. Islâm Katari’nin lokomotifiyiz. Ümmetin yan yana sifirlar gibi dizilmis, mazlum halk ve devletlerinin önündeki “1” biziz. Adeta “1”000000 gibi…

Anadolu, ilmi ve fenni ögrenmeli, teknolojiyi üretime katmali, ilim, fen ve teknolojik gelisimde, dünyayi geçmeli ve tüm Islâm Âlemi’ne örnek ve öncü olmalidir. 
Tarih, cografya ve günümüz gerçekleri Rabbimizin emirlerini bize âdetâ hatirlatmaktadir, bizi öncü olmaya zorlamaktadir.      


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —