Menü Doğrulanmış Bilgi, Tarafsız Haber, Medya90’da!
MURAT GÜLSAN

MURAT GÜLSAN

Tarih: 21.03.2021 21:46

Araplarin Türklere Ihaneti

Facebook Twitter Linked-in

" Ey iman edenler! Sizden kim dîninden dönerse, o zaman Allah, (sizin yerinize) kendisinin onlari, onlarin da kendisini sevdigi, mü’minlere karsi gayet alçak gönüllü/yumusak, kâfirlere karsi da oldukça onurlu ve sert bir toplum getirir ki, onlar Allah yolunda savasirlar, hiçbir kinayanin kinamasindan korkmazlar. Bu Allah’in lütfudur ki, onu diledigine verir. Allah lütfu genis olandir, (her seyi) bilendir." Maide Suresi 54. Ayeti.

Yukarida yazmis oldugumuz Maide Suresi 54. Ayeti.  ‘Türkler’i isaret etmektedir’ diyen alimler mevcut. Gerçi alimlere bile neredeyse gerek yok. Birazcik tarihi yoklayan kisiler dahi ayeti Türk milletine yorabilir. Zira tarihi kanitlar saymakla bitmez. Türkler’in Islam’i benimsedikten sonra gerek savas alanlarinda gere medeniyet (yönetim, kültür, bilim vb.) olusumunda son 1000 küsur yil içerisinde nasil hizmet ettigi net bir sekilde ortadadir.

Peygamber efendimizin bir hadisinde de,

"Ey Ali ! sizler beni asfar ( Rumlarla) çarpisacaksiniz Oysa sizden sonra onlarla asil çarpisacak ( bir millet ) "ISLAMIN YÜZ AKLARI" ululari gelir Onlar öyle kimselerdir ki Allah yolunda cihad etmekten ; ne bir kinayanin kinamasindan ve nede onlarin dedikodusundan aska çekinmezler" ( ibn Kesir )

(Bu yazacaklarim, Arap halki ile ilgili degil Arap yönetimlerinedir. Vatanimizi, Milletimizi çok sevdigimizden dolayi, bizlere Fasist, Irkçi diyen zihniyetler, bakin kimler irkçilik yapmis, ihanet etmis iyi okuyunuz.)

Peygamber efendimizin ve 4 büyük halifenin döneminden sonra, Araplar kendi içlerinde birbirlerine düsmüs Islami çizgiden uzaklasarak tekrar cahiliye dönemi adetlerine benzer uygulamalar yapmaya baslayinca, Maide suresinde ayet isaret ettigi topluluk, Islama hizmet, Türklere nasip olmustur. Araplar, hiçbir zaman bu durumu içlerine sindirememis bulduklari ilk firsatta hainliklerini yaparak Orta dogunun geri kalmisligina batinin kölesi olmasina zemin hazirlamislardir.

Simdi ayet ve hadis bu kadar açikken Araplarin Islamiyet’ten önce azad edilmis kölelere dedikleri Mevali yakistirmasini daha sonra, Arap olmayan Müslümanlar için söylemislerdir. (Yani özellikle biz Türkler için söylemislerdir.)

Onlara göre Kuran ''Mekke ve etrafinda yasayan insanlari uyarmak için, Arapça inmis'' bir kitapti ve bu ayet ile sabitti. O dönemde, Mekke etrafinda Araplar yasadigina göre Müslümanlik Arabin hakki olarak görüyorlardi.

''Her millete bir peygamber gönderdik'' seklindeki Kuran hükmünü, Araplar, ''Hz. Muhammed Sav. Araplar için gelmis Peygamberdir'' diye anladilar.

Arap olmayanlarin Müslümanligini (Taklidi Müslümanlik) yani, sonradan Müslüman olan baska milletleri MEVALI diye tanimladilar. Arap gelenegine göre; Mevali'nin mali, parasi, karisi, kizi Araba helal sayiliyor. Mevaliden dogan çocuk veliaht olamiyor. (Bu kisim Islami emir degildir. Araplarin kültürüdür karistirilmasin)

Emevi döneminde baslayan, Islam’daki ayricaliga ilk karsi çikan Hanefi Mezhebinin kurucusu Ebu Hanife (699-767) olmustur. Büyük Imam diye tanimlanan Ebu Hanife, mevali gelenegine karsi çikmasi yüzünden, Araplarin hismina ugramistir.

Sonradan Müslüman olan Türkler, Ebu Hanife hazretlerine derin bir sevgi beslemislerdir. Günümüzde de bu sevgi halen devam etmektedir.

Mevali kavrami, sadece Emevilere mahsus degildi. Abbasiler de ayni gelenegi devam ettirdiler. Bagdat’taki Abbasi Halifesi, kendini kurtaran Selçuklu Sultani Tugrul Beye kizini vermedi. Gerekçe, Tugrul Bey'in Türk olmasi ve Mevali sayilmasiydi.

Hilafeti temsil eden Osmanliya karsi, Ingilizlerle beraber savasan Arap isyancilar binlerce Mehmetçigimizin vahsice kanini akittilar... Bu anlayisin gerisinde MEVALI gelenegi yatiyordu...Mevali'nin iktidarina karsi gelmek, Islam’a karsi durmak anlamina gelmezdi...Bu anlayis, Araplarin Türklere karsi isyan etmelerine yeterli gelmistir...Tarihin hiçbir döneminde Araplar(yöneticiler), Türkleri kendileri ile esit Müslüman saymadilar...

Emir Hüseyin'in oglu Faysal, Araplara su bildiriyi yayimlar: "Uyaniniz! Elele vererek, Osmanli saltanatini yikma zamani geldi." (Fahri belen, 20. yüzyilda Osmanli devleti, s.330)

Arap Isyani hayali için harekete geçen Serif Hüseyin, yoldasi Lawrance'dan aldigi altinlar ile bölgede ayaklanmaya tesvik hareketi baslatti. 1916 yilinda kendini Hicaz rali ilan eden Hüseyin, sonrasinda ‘‘isyan’’ ve ‘‘cihad’’ bildirisi yayinlayarak ‘‘Türkler dinden çiktilar. Araplarin, Türkler’e karsi cihadi farzdir’’ diyordu. Yani Hüseyin, haçlilarin Islam'a açtigi savasta Müslümanlari, Müslümanlara vurdurmak için harekete geçti.

Yine Lawrance'in siyasi yardimlari ile Hüseyin ailesi Arap cografyasina adeta emir/kral edildi. Ogullari çocuklari Ürdün, Filistin ve Irak'a kral tayin edilerek bölgede Ingiliz kolonilerinin temelleri atildi.

1916 yilinin subat ayinda tarihi Erzurum kalesi düsmanin sürpriz bir saldirisiyla düstügünde, bu durumun Osmanli ordusundaki Arap subaylarinin çarlik Rusyasi'nin komutanlarina verdigi bilgiler sayesinde gerçeklestigi anlasildi. (Osman Özsoy, saltanattan cumhuriyete kurtulus savasi, s.19)

Mekke emiri Hüseyin, 11 Mart 1917'de Bagdat'i ele geçiren general Mod'a, "Bagdat'i Turanilerden (Türklerden) kurtardigi için Allah'a sükrettigini, Ingilizlerin basarilarina duaci oldugunu" bildirecektir. (Fahri belen, 20. yüzyilda Osmanli devleti, s.303-304)

Araplari aldatarak Osmanli devleti aleyhine kiskirtip isyana sevk eden Ingiliz casusu Lawrence'in, yardimcilari Nuri Said, Faysal ve Serif Hüseyin’le birlikte Sam'da Türkleri katlettikten sonra: ''Evet onlari isyana ben kiskirtmistim, ama böylesine vahsice kan dökeceklerini hiç tahmin etmemistim. Bazi mahalleleri gezerken silahsiz Türk askerlerinin nasil öldürüldüklerine bakamadim; tiksindim bu vahsetten" diyerek itirafta bulunmustur.'' (Ilhan Bardakçi; imparatorluga veda, hülbe yay., Ist/1985, s. 572)

Emir Faysal'in 11 Agustos 1919 günlü mektubu: "Bütün Müslümanlarin gözleri Ingiltere'ye dikilmistir. Türk-Müslüman Imparatorlugu'nun yikilmasinda asil kuvvet olan Araplar, simdi ödüllerinin ne olacagini bilmek istiyorlar." (Erol Ulubelen, Ingiliz gizli belgelerinde Türkiye, s.118)

Cumhuriyetten sonra da ve günümüzde halen bu ihanetleri devam etmektedir. Türk’e karsi kim düsmansa hepsiyle dost olmuslar, destek vermislerdir. Iste onlardan birkaçini arastirdim.

DÜSMANIN, DOSTUMDUR MANTIGI.

Filistin lideri Abbas'tan Rum kesimine destek,
Kibris Rum kesimini ziyaret eden Filistin lideri Mahmud Abbas, Kibris sorununda Rum tezlerini Desteklediklerini açikladi. Rum yönetimi ise, Filistin’de temsilcilik açma karari aldi.
Lefkosa beraberindeki bir heyetle resmi davetli olarak Güney Kibris’a gelen Filistin yönetimi baskani Mahmud Abbas, Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas’la görüstü. Iki lider kendi ifadeleriyle isgalin sona erdirilmesi için ortak mücadele edeceklerini söyledi. Görüsmeden sonra yapilan ortak açiklamada Hristofyas, Filistin yönetiminin, Rum halkinin “mücadelesine” verdigi destekten ötürü minnettar olduklarini söyledi. Rum tezlerini Islam konferansi Örgütü’nde savundugu için Mahmud Abbas’a ayrica tesekkür eden Hristofyas, Ramallah’ta Rum temsilciligi açilacagini, Filistin’le ekonomi, turizm ve egitim alanlarinda ikili anlasmalarin hayata geçirilecegini açikladi.

(Rumlarin, yani bebek ve çocuk katillerinin 1974 yilindaki katliamlari görmezden gelen, ayni azabi kendi çeken Filistin liderimi Türk dostu olacak.)

Suudi Arabistan'dan Çin'e Uygur toplama kampi destegi: Pekin'in terörle mücadelesine saygiliyiz
Çin'i ziyaret eden Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Selman, Pekin yönetiminin Dogu Türkistan'da insa ettigi ve milyonlarca Uygur Türkünü asimilasyona tabi tuttugu toplama kamplarini desteklediklerini söyledi.

(Gerçek bir Müslüman, baska bir Müslümanin iskence çekmesini, zulüm altinda tutulmasini istemez destek vermez.)

Diyarbakir için özgürlük mesaji
Gazze’deki Filistin Hükümeti’nin basbakani Ismail Haniye, Bdp genel baskani Selahattin Demirtas ile Filistin ve Kürt sorununun çözümünü konustu. Demirtas, Bdp olarak hükümete muhalefet ettiklerini, ancak Filistin konusunda gereken destegi verdiklerini belirtti. Haniye’nin “ümit ediyoruz ki bütün haklarinizi elde edeceginiz, kendi kimliginizle yasayacaginiz günlere kavusursunuz” yönünde degerlendirme yaptigi ögrenildi. Demirtas, “biz Filistin’in özgürlügünü görmek isteriz” deyince Haniye’de, “biz de Diyarbakir’in özgür olmasini görmek isteriz” diye karsilik verdi.

(Yani burada özgürlük parçalanmaktir. Filistin bir devlettir. Diyarbakir Türkiye’nin bir ilidir. Böyle kiyaslama olmaz olamaz. Bu resmen bölücülüktür. Dinende fitneciliktir.)

Baas lideri Cemal Abdülnasir: “çocuklugum yillarinda, havada ne zaman bir uçak görsem, kendi kendime mirildanir okudugum sarkinin anlamini elestirirdim: ‘ey büyük Allah’im, Ingilizi kahret!’ zamanla ögrendim ki, dedelerim buna benzer bir bedduayi vaktiyle Türklere karsi ederlermis.

Türkleri karalayan, asagilayan, kötüleyen bazi demeçleri de toparladim, onlarda asagidaki gibidir. 

TÜRKLERI KARALAMA DEMEÇLERI

Suud’lu bir kadin 1985 yilinda The New York Times muhabirine verdigi demecinde aynen sunu söylüyordu: “Islam’da kadin kapama âdeti diye bir âdet yoktur; bu gelenegi Islam’a sokan Türklerdir.”

“Islam uygarligini yaratan Araplardir; bu uygarlik Bati’yi etkilemis ve Bati’da Rönesans olusmasini körüklemistir, fakat Islam uygarligini yok eden ve Araplarin geri kalmasinin nedenlerini yapan Türklerdir!” (1935-1946 Kahire’de yayimlanan “Tarih al-Islâm al siyâsî va’l-dini va’l-takafi va’l-ictimaî” kitabindan)

“Denilebilir ki; Islam dini Arap kaldikça özgürlükçü, hosgörülü ve basarili olmustur. Türk’ün eline geçince bu niteliklerini yitirmis ve bozulmustur.” (Abdullah Larui)

“Türkler yari vahsi niteliklerde, Bizans ve Arap uygarliginin katilleridir.'' (Developement et questions d’orient - Abdullah Sahb, 1972)

Yazimiz uzadikça uzuyor, birazda bunlarin bayraklarindan bahsederek konuyu kapatayim.

ARAP BAYRAKLARI

Günümüzde kullanilan Filistin bayragi, Ingiliz diplomat Sir Mark Sykes tarafindan I. Dünya Savasinda Araplik suurunu uyandirmak amaciyla tasarlanmistir. Günümüzde Filistin bayragi olarak kullanan dört renkli bayrak, Birinci Dünya Savasinda Türklere karsi ayaklanan Araplarin milli bayragi olarak kabul edilmisti. Ingilizler tarafindan tasarlanan bayrakta dört renk (beyaz, yesil, kirmizi, siyah) kullanilmistir.

Tarih boyunca Emeviler beyaz sancak; Abbasiler siyah sancak; Sii Fatimiler, yesil sancak kullanmistir. Kirmizi da Türklere karsi Araplarin bagimsizligini temsil eder. Bu dört renk, Araplarin milli renkleridir.

Kibris Cumhurbaskani merhum Rauf Denktas serif Hüseyin’i iyi tanidigini ve samimi görüstüklerini bir anisinda söyle anlatir. “Babamla yanina gittigimiz de hep ayni olay tekrarlaniyordu. Babam onun elini öper, o da anlatmaya baslardi. Serif Hüseyin“ah ben ne yaptim ah? Yaptigimin cezasini çekiyorum. Niye Osmanli’ya ihanet ettik?” derdi. Çünkü Ingilizler kendisine “Araplarin krali ve Müslümanlarin Halifesi” olacagini vaad etmislerdi. Halbuki Filistin’e Ingilizler yerlesti. Oraya Yahudiler Mütemadiyen göç ediyorlardi. Suriye’ye Fransizlar kültür dilini yaymislardi. Ingilizlerde, Irak’a kendi dil ve kültürlerini götürmüslerdi. Serif Hüseyin babamin yaninda hep iç geçirirdi. Babamda bir iki cümle ile teselli ederdi. Babama derdi “Raif anlatta Istanbul’u dinleyeyim.” Babam anlatirken “ah Istanbul… ah Payitaht…” diye aglamaya baslardi.

Kendini ve soyunu lanetlendigini, Allah’in kendisini affetmesi için gecelerce dua ettigini söyleyen Hain Serif Hüseyin’in soyundan gelenlerde bir garip sekilde ölmüslerdir. Yapilan bu ihanetler neticesinde günümüzde hiçbir Islam ülkesinde huzur, birlik beraberlik yoktur. Zengin Arap krallarinin Insanliga, Ilime, bilime katkilari da yoktur. Dünyada en çok silah alimi yapan Araplardir. Bu silahlari da birbirlerini vurmak için kullanirlar. Son sözümüzü Peygamber (Sav) efendimizin hadisi ile noktalayalim.

Ebû Hüreyre"nin naklettigine göre, Resûlullah (sav) söyle buyurmustur: “Iman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmis olmazsiniz. Size, yaptiginiz takdirde birbirinizi seveceginiz bir is göstereyim mi? Aranizda selâmi yayin.”

(M194 Müslim, Îmân, 93)

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —