Dünya tuhaf bir dönemden geçiyor.
Haritalar üzerinde hesap yapanlar, enerji yolları üzerinden yeni düzen kurmak isteyenler, ekonomiyi bir silah gibi kullanan güçler…
Her gün yeni bir kriz haberiyle uyanıyoruz.
Ortadoğu’da gerilim…
Enerji hatları üzerinde hesaplar…
Küresel ekonomide derinleşen eşitsizlik…
Büyük güçlerin bitmeyen rekabeti…
Sanki dünya büyük bir fırtınanın ortasında.
Fakat bu fırtınalı tabloda dikkat çeken bir gerçek var:
Türkiye panikle hareket eden bir ülke değil.
Çünkü büyük devletler kriz anında bağırmaz, plan yapar.
Bugün enerji yollarına baktığınızda Türkiye’nin tam bir kavşak noktası olduğunu görürsünüz. Doğudan batıya uzanan hatlar, ticaret yolları ve diplomatik ilişkiler ağı… Türkiye artık sadece bir bölge ülkesi değil; küresel dengelerde söz sahibi olan bir merkez ülke konumunda.
Elbette bu tablo riskler de barındırıyor. Enerji fiyatları, küresel ticaret gerilimleri ve bölgesel savaş ihtimalleri dünya ekonomisini etkiliyor. Türkiye de bu dalgalanmaların tamamen dışında kalamaz.
Ama mesele burada başlıyor.
Devletlerin gücü sadece zenginlikleriyle değil, kriz anındaki refleksleriyle ölçülür.
Türkiye geçmişte çok daha zor dönemlerden geçti. Ekonomik krizler gördü, bölgesel çatışmaların ortasında kaldı, küresel dalgalanmalar yaşadı. Ama her defasında aklıselimle ve sabırla yoluna devam etti.
Çünkü bu millet zor zamanlarda panikle değil, dayanışmayla ayakta kalmayı öğrenmiş bir millettir.
Bugün sosyal medyada ve bazı küresel medya kanallarında sürekli bir korku dili pompalanıyor. Ekonomik panik, siyasi gerginlik ve karamsarlık… Oysa gerçek hayatta milletin feraseti çoğu zaman bu gürültüden daha güçlüdür.
Bu toprakların mayasında sabır vardır.
Bu millet tarih boyunca nice fırtınalar gördü.
“Küresel krizlerin arttığı bir dönemde Türkiye’nin en büyük gücü panik değil, sükûnet ve stratejik devlet aklıdır.”
İmparatorlukların yıkıldığı dönemleri gördü.
Dünya savaşlarını gördü.
Ekonomik krizleri, siyasi çalkantıları gördü.
Ama her seferinde yeniden ayağa kalkmayı bildi.
Bugün de mesele tam olarak budur: sükûnet.
Panik değil, akıl.
Korku değil, dayanışma.
Karamsarlık değil, umut.
Dünya fırtınalı olabilir.
Ama bu milletin pusulası sağlamdır.
Devlet aklı, milletin feraseti ve inancın verdiği güç olduğu sürece Türkiye yolunu bulur.
Allah’ın izniyle bu günleri de birlik ve basiretle aşacağız.
Küresel krizlerin arttığı dönemlerde devlet aklı kadar toplumsal birlik de büyük önem taşır. Nitekim “Devlet Aklının Gölgesinde Birlik Olmak” başlıklı yazımızda da Türkiye’nin zor zamanlarda birlik ruhuyla nasıl güç kazandığını ele almıştık.
Kategori: Enerji Güvenliği