Levent Hüdayi TOPALOĞLU

Tarih: 06.01.2026 21:32

Hayatın Fani Olduğu Gerçeğine Göre Yaşama Felsefesi

Facebook Twitter Linked-in

(Bu da geçer yâ Hû)

Geçiciliği Bilgi Olarak Değil, Ölçü Olarak Al

Hayatın fani olduğunu bilmek yeterli değildir; bu bilgiyi hayatı tartan bir ölçü hâline getirmek gerekir. Bir olay, bir duygu ya da bir ilişki karşısında şunu sor:
Bu kalıcı mı, geçici mi?
Eğer geçiciyse, ona kalıcı muamelesi yapma. Ne aşırı sevinç ne de aşırı keder, fanilik bilgisiyle bağdaşır.

Bu da geçer yâ Hû.

Sahiplenme Düzeyini Azalt, Emanet Bilincini Artır

Fanilik bilgisine göre yaşayan insan, “benim” demekte ihtiyatlıdır. Sağlık, ilişkiler, statü, mal ve hatta duygular birer emanettir. Emanet olan korunur ama sahiplenilmez. Sahiplenilen şey kaybolduğunda acı üretir; emanet olarak görülen şey ise teslimiyet doğurur.

Bu da geçer yâ Hû.

Kontrol Arzusunu Sınırla
Geçici bir dünyada mutlak kontrol aramak, kaçınılmaz hayal kırıklığı üretir.

Fanilik bilinci, insanı sorumluluktan kaçırmaz; fakat sonucu mutlaklaştırmaktan alıkoyar. Gayret göster, tedbir al, fakat neticeyi kendine ait sayma. Çünkü sen de geçicisin, sonuçlar da.

Bu da geçer yâ Hû.

Acıyı Kimliğe Dönüştürme
Fanilik bilgisine göre yaşayan kişi, acının da geçici olduğunu bilir.

Fanilik bilincine göre yaşamak, hayattan kaçmak değil; hayata aşırı bağlanmaktan özgürleşmektir. “Bu da geçer yâ Hû.”

Acıyı inkâr etmez ama onunla özdeşleşmez. “Ben acılıyım” yerine “Acıdan geçiyorum” der. Çünkü sûfîce bakışta acı bir hâl, kimlik değildir. Hâller gelir ve gider.

Bu da geçer yâ Hû.

Mutluluğu Mutlaklaştırma
Mutluluk da fanidir.

“Bu yaklaşım, daha önce ele aldığımız fanilik bilinci ve teslimiyet perspektifiyle birlikte okunduğunda daha berrak bir anlam kazanır.”Onu mutlaklaştırmak, kaygıyı artırır. Fanilik bilinci, mutluluğu şükürle yaşar ama ona tutunmaz. “Hep sürsün” talebi yerine “Şu an var” farkındalığını tercih eder. Çünkü nehir akar; durmaz.

Bu da geçer yâ Hû.

İnsan İlişkilerinde Vedayı Baştan Kabul Et

Hayatına giren herkes bir süreliğine gelir. Fanilik bilgisine göre yaşayan insan, ilişkileri değersizleştirmez; aksine kıymetini bilir. Ama vedayı da baştan kabul eder. Böylece sevgi ağırlaşmaz, bağlanma bağımlılığa dönüşmez.

Bu da geçer yâ Hû.

Zamanı “Şimdi”ye Topla

Geçmiş geçti, gelecek meçhul. Fanilik bilinci, insanı bugüne çağırır. Hayat tam olarak şu andadır. Şükür de, sabır da, teslimiyet de ancak bu anda mümkündür. Geçmişin pişmanlığı ve geleceğin kaygısı, faniliği inkâr etmenin iki farklı biçimidir.

Bu da geçer yâ Hû.

Hayatı Bir Nehir Gibi Gör

Hayat, içine girilen ama tutulamayan bir nehir gibidir. Aynı nehirde durduğunu zannedersin ama su her an değişir. Fanilik bilgisine göre yaşayan kişi, nehre set çekmez; yüzmeyi öğrenir. Direnmek yerine uyumlanır. Akışa düşmanlık etmez.

Bu da geçer yâ Hû.

Teslimiyeti Pasiflik Sanma

Teslimiyet, vazgeçmek değil; haddini bilmektir. Fanilik bilgisine göre yaşayan insan, kendi sınırlarını tanır. Gücünü kullanır ama ilahlık iddiasına kapılmaz. Çünkü fanidir; faninin mutlaklık iddiası, acının kaynağıdır.

Bu da geçer yâ Hû.

Her Hâli Eğitime Dönüştür

Fanilik bilinci, başına geleni “neden ben?” sorusundan “benden ne geçiyor?” sorusuna taşır. Her gelen hâl öğreticidir; her giden hâl arındırıcıdır. Hayat, biriktirmekten çok eksiltmektir. Yük hafifledikçe yol kolaylaşır.

Bu da geçer yâ Hû.

Hayatın fani olduğu bilgisine göre yaşamak, hayattan kaçmak değil; hayata aşırı bağlanmaktan özgürleşmektir. Fanilik korkutucu değil, düzenleyicidir. İnsan faniliği kabul ettiğinde hayat sertliğini kaybeder; yumuşar. Gelen gelir, giden gider. Nehir akar.

Bu da geçer yâ Hû.

Kategori: Kültür & Düşünce – Tasavvuf ve İrfan

Siz fanilik bilincinin hayatınızı hangi noktada hafiflettiğini düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —