Seyyid Salih Özcan'ın naklettiğine göre Bediüzzaman’ın:
- “Seyyid Salih ben anne tarafından Hüseyni, baba tarafından ise Haseni’yim.” demiştir.
Bediüzzaman Hazretleri ise;
Risale-i Nur, ispat ve katiyet mesleğinden olduğu için, kati olmayan şeyleri içine, mesleği gereği almıyor. Üstad'ın açık bir şekilde seyyid olduğunu eserlerinde yazmamasının sebebi; elinde kati bir senedinin olmamasıdır. Yoksa seyyid olduğunu reddetmiyor.
Ahmet Akgündüz belgeler ışığında:
''Bediüzzaman, Hz. Muhammed’in (ASV) özbeöz torunudur. Hem Hazreti Hasan'ın (RA) torunu olması hasebiyle şerif, hem Hazreti Hüseyin'in (RA) torunu olması münasebetiyle seyyittir.” demektedir.
EĞİTİMİ
Said Nursî 1887'de Tağ köyündeki Molla Mehmed Emin Efendi'nin medresesinde öğrenim hayatına başlamış, 1888'de medrese eğitimi bırakarak köyüne dönmüş, medrese öğrencisi olan ağabeyi Molla Abdullah'ın derslerini takip etmiştir.
Bu süre zarfında Kur’an’ı hatmetmiş, Sarf ve
Nahiv kitaplarını İzhar'a kadar okumuş, Doğu Beyazıt'ta bulunan Şeyh Mehmet Celali'nin medresesinde üç ay süren bir eğitim görmüş ve icazet almıştır.
Doğubayazıt’ta Şeyh Muhammed Celâlî’nin ders halkasına girerek 1892 yılında henüz on üç yaşında iken icâzet almıştır. Kesintisiz eğitiminin sadece üç ay olduğu, diğerlerinin daha kısa sürdüğü kendi beyanından anlaşılmaktadır.
Dönemin medreselerinde on beş yılda okunan 100’ü aşkın kitabı, bu kitaplardan bazılar ciltlerce, üç ay içinde mütalaa ettiğini, bunları sıklıkla tekrar ettiğini bizzat kendisi söylemiştir.
Said Nursî eğitimine devam etmek üzere Mir Hasan Veli Medresesine gitmiştir. Muhammed Celali ve Şeyh Fethullah Es-Siirdi'den aldığı iki adet icazetnameye sahiptir.