Eğitimde otorite el değiştirdi.
Her şeye karışan veli çağı
Önceden eti senin kemiği bizim anlayışı vardı.
Okullarda bugün “eti de benim kemiği de benim, sen sadece paketlemesini yap” anlayışı var.
Aileler, çocuğun aldığı notu veya yaşadığı bir tartışmayı kendi sosyal statülerine yönelik bir tehdit olarak algılıyor. Sosyal medya ise bu krizi derinleştiriyor.
Okullarda artık “veli-öğretmen” çatışması zirve yapmış durumda.
Bilgiye erişimin kolaylaşması, her velinin kendini bir eğitim bilimci sanmasına yol açtı.
Veliler; öğretmenin yöntemine, sınav sorularının zorluğuna, hatta sınıftaki oturma düzenine müdahale eder hâle geldi.
Günümüzde çocuk, ailenin bir “başarı projesi” olarak görülüyor.
Aileler, çocuğun aldığı notu veya yaşadığı bir tartışmayı kendi sosyal statülerine yönelik bir tehdit olarak algılıyor.
Sosyal medya ise bu krizi derinleştiriyor.
“Öğretmenin karşısında artık bir veli değil, organize bir dijital kalabalık var.”
Okul kapısındaki ve Dutluk Parkındaki “veli toplantıları” artık 7/24 WhatsApp gruplarında devam ediyor. Linçleme , etiketleme , provokasyon, manüpülasyon ,dijital zorbalık gırla gidiyor.
Bir velinin kişisel memnuniyetsizliği, gruptaki diğerlerinin onayıyla bir anda “toplu kalkışmaya” dönüşebiliyor.
Öğretmen, karşısında tek bir muhatap değil, organize olmuş ve birbirini provoke eden bir kitle buluyor.
Cimer,MEBİM , yazılı şikayetler yetmezmiş gibi sanal linçleme ile eğitim sistemi kurban ediliyor.
Ve bugün bu acımasız sistemin yetiştirdiği bir öğrenci öğretmenini katlediyor ,öğretmenler bu acımasız sisteme kurban ediliyor .
YETER ARTIK kendimize gelmezsek cennet kokulu evlatlarımız cehennem zebanilerine dönüşecek.
Kategori: Eğitim ve Toplum Analizi