M.Nuri Bingöl

Tarih: 28.12.2025 16:52

Sürgünden Azada Uzanan Bir Yürüyüş: Çeçen Hafızası

Facebook Twitter Linked-in


Okuyucum Serhat Akdoğan'ın tanıtımını, bilgilendirmek,  bera-yı malumat için, izninizle sunuyorum.
Çeçen halkının kaderi, çoğu zaman sürgünle, direnişle ve suskun bir asaletle yazıldı. Mehmed Nuri Eminler mahlasıyla ilk kez Sürgünde Tırmanış adıyla yayımlanan eser, bu kaderin edebî bir kaydı olarak dikkat çekmişti. Daha sonra Sürgündeki Çeçenya ismiyle bilinen bu anlatı, 2022 yılında KYD Yayınları tarafından Azada Yürüyüş başlığıyla yeniden neşredilerek okurla buluştu.
Bu iki eser, yalnızca bir halkın yaşadıklarını anlatmakla kalmaz; sürgünün insan ruhunda açtığı derin yaraları, inancın ve direncin insanı ayakta tutan asli güç olduğunu da güçlü bir edebî dille ortaya koyar. Sibirya bozkırlarından Afganistan dağlarına, mahkûmiyet kamplarından özgürlük arayışına uzanan bu yürüyüş; bireysel bir hikâye olmaktan çıkar, kolektif bir hafızaya dönüşür.
Sürgünde Tırmanış, adından da anlaşılacağı üzere, zulüm şartları altında dahi yükseğe tutunma çabasını, manevî ve ahlâkî bir direnişi anlatır. Bu metin, sürgünü sadece bir coğrafya değişimi değil, insanın kendi iç sınavı olarak ele alır.
Azada Yürüyüş ise bu tırmanışın devamı ve tamamlayıcısıdır. Artık hedef yalnızca hayatta kalmak değil, onurlu bir özgürlük idealidir. Çeçen direnişinin arka planında şekillenen anlatı, tarih, hatıra ve roman disiplini arasında dengeli bir çizgide ilerlerken; okuyucuya hem düşünsel hem vicdanî bir sorumluluk yükler.
 

“Sürgünden azada uzanan bu yol, bir milletin olduğu kadar insanlığın da yürüyüşüdür.”

Her iki kitap da:
Çeçen sürgün tarihine edebî bir tanıklık,
Direniş ahlâkına dair güçlü bir metin,
İman, sabır ve haysiyet ekseninde kurulmuş bir anlatı olarak okunmalıdır.
Bugün Kitapyurdu.com üzerinden temin edilebilen Azada Yürüyüş, geçmişte Sürgünde Tırmanış adıyla atılan edebî adımın olgunlaşmış ve derinleşmiş hâlidir. Bu eserler, sadece Çeçenya’yı değil; zulme uğramış bütün halkların ortak hikâyesini anlatır.


Sürgünden azada uzanan bu yol, bir milletin olduğu kadar, insanlığın da yürüyüşüdür.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —